İngilizce'nin yabancı dil olarak öğretimi bağlamında ortaöğretim 10. sınıf öğrencilerinin rastlantısal ve öğretim yoluyla sözcük öğrenme süreçlerine ilişkin bir uygulama
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, DİLBİLİM ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2008
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DERYA DEBBAĞ ERGİN
Danışman: SEDA GÜLSÜM GÖKMEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çalışmamızın konusunu, rastlantısal ve öğretim yoluyla sözcük öğrenmenin nasıl gerçekleştiğinin incelendiği kuramsal bir çerçeve ve rastlantısal ve öğretim yoluyla sözcük öğrenme süreçleri sonunda 10. sınıf öğrencilerinin sözcük bilgisinde meydana gelen değişimin incelendiği bir uygulama oluşturmaktadır. Bu amaçla, ortaöğretim 10. sınıflarda, seçilen farklı iki şubede rastlantısal ve öğretim yolu ile sözcük öğrenmeye maruz kalmış öğrencilerdeki sözcük öğrenme seviyeleri incelenmiş ve sonuçlar bu iki yaklaşımın birbirlerine olan üstünlüklerinin öncelenmediği bir bakış açısıyla ortaya konmaya çalışılmıştır.Rastlantısal sözcük öğrenme, sözcüklerin, doğrudan öğretme olmaksızın, asıl amacın sözcük öğrenme olmadığı iletişimsel etkinliklerin doğal bir sonucu olarak öğrenilmesidir. Öğretim yoluyla sözcük öğrenmede ise asıl amaç, kısa sürede ve çok sayıda sözcük öğrenmedir. Bu tür sözcük öğrenme, dil öğretim programlarının önemli bir parçasıdır ve bu öğrenme türünde ne öğretileceği ve nasıl öğretileceği önceden planlanmıştır. Yapılan araştırmalar, bu iki sözcük öğrenme yolunun birinin diğerine üstünlüğünü henüz kanıtlamamış ve yabancı dilde sözcük öğrenme süreçlerinin, bu iki farklı iki sözcük öğrenme türünü de içermesi gerektiğini göstermiştir.Çalışmamızda, farklı iki şubedeki ortaöğretim 10. sınıf öğrencilerinin bu iki farklı sözcük öğrenme süreçleri ile tamamlanan, üç haftalık sözcük öğrenme süreçleri gözlenmiştir. Bu sürecin başında, sözcüklerin bilinirliğini ölçmek için, her iki sınıfta da sormaca uygulanmıştır. Öğretilmek üzere seçilen sözcüklerden oluşan bu sormaca, üç haftalık sürecin ardından her iki sınıfta ayrı ayrı tekrar uygulanmıştır. Elde edilen verilerle, farklı sınıflarda farklı yöntemlerle öğrenilen sözcüklerin öğrenilme seviyelerine ilişkin bilgiye dayanılarak, önceki bölümde kuramsal çerçevesini oluşturduğumuz rastlantısal ve öğretim yoluyla sözcük öğrenme süreçlerinin sözcük öğrenmedeki etkileri değerlendirilmiştir.TÜRKÇE ÖZETÇalışmamızın konusunu, rastlantısal ve öğretim yoluyla sözcük öğrenmenin nasıl gerçekleştiğinin incelendiği kuramsal bir çerçeve ve rastlantısal ve öğretim yoluyla sözcük öğrenme süreçleri sonunda 10. sınıf öğrencilerinin sözcük bilgisinde meydana gelen değişimin incelendiği bir uygulama oluşturmaktadır. Bu amaçla, ortaöğretim 10. sınıflarda, seçilen farklı iki şubede rastlantısal ve öğretim yolu ile sözcük öğrenmeye maruz kalmış öğrencilerdeki sözcük öğrenme seviyeleri incelenmiş ve sonuçlar bu iki yaklaşımın birbirlerine olan üstünlüklerinin öncelenmediği bir bakış açısıyla ortaya konmaya çalışılmıştır.Rastlantısal sözcük öğrenme, sözcüklerin, doğrudan öğretme olmaksızın, asıl amacın sözcük öğrenme olmadığı iletişimsel etkinliklerin doğal bir sonucu olarak öğrenilmesidir. Öğretim yoluyla sözcük öğrenmede ise asıl amaç, kısa sürede ve çok sayıda sözcük öğrenmedir. Bu tür sözcük öğrenme, dil öğretim programlarının önemli bir parçasıdır ve bu öğrenme türünde ne öğretileceği ve nasıl öğretileceği önceden planlanmıştır. Yapılan araştırmalar, bu iki sözcük öğrenme yolunun birinin diğerine üstünlüğünü henüz kanıtlamamış ve yabancı dilde sözcük öğrenme süreçlerinin, bu iki farklı iki sözcük öğrenme türünü de içermesi gerektiğini göstermiştir.Çalışmamızda, farklı iki şubedeki ortaöğretim 10. sınıf öğrencilerinin bu iki farklı sözcük öğrenme süreçleri ile tamamlanan, üç haftalık sözcük öğrenme süreçleri gözlenmiştir. Bu sürecin başında, sözcüklerin bilinirliğini ölçmek için, her iki sınıfta da sormaca uygulanmıştır. Öğretilmek üzere seçilen sözcüklerden oluşan bu sormaca, üç haftalık sürecin ardından her iki sınıfta ayrı ayrı tekrar uygulanmıştır. Elde edilen verilerle, farklı sınıflarda farklı yöntemlerle öğrenilen sözcüklerin öğrenilme seviyelerine ilişkin bilgiye dayanılarak, önceki bölümde kuramsal çerçevesini oluşturduğumuz rastlantısal ve öğretim yoluyla sözcük öğrenme süreçlerinin sözcük öğrenmedeki etkileri değerlendirilmiştir.TÜRKÇE ÖZETÇalışmamızın konusunu, rastlantısal ve öğretim yoluyla sözcük öğrenmenin nasıl gerçekleştiğinin incelendiği kuramsal bir çerçeve ve rastlantısal ve öğretim yoluyla sözcük öğrenme süreçleri sonunda 10. sınıf öğrencilerinin sözcük bilgisinde meydana gelen değişimin incelendiği bir uygulama oluşturmaktadır. Bu amaçla, ortaöğretim 10. sınıflarda, seçilen farklı iki şubede rastlantısal ve öğretim yolu ile sözcük öğrenmeye maruz kalmış öğrencilerdeki sözcük öğrenme seviyeleri incelenmiş ve sonuçlar bu iki yaklaşımın birbirlerine olan üstünlüklerinin öncelenmediği bir bakış açısıyla ortaya konmaya çalışılmıştır.Rastlantısal sözcük öğrenme, sözcüklerin, doğrudan öğretme olmaksızın, asıl amacın sözcük öğrenme olmadığı iletişimsel etkinliklerin doğal bir sonucu olarak öğrenilmesidir. Öğretim yoluyla sözcük öğrenmede ise asıl amaç, kısa sürede ve çok sayıda sözcük öğrenmedir. Bu tür sözcük öğrenme, dil öğretim programlarının önemli bir parçasıdır ve bu öğrenme türünde ne öğretileceği ve nasıl öğretileceği önceden planlanmıştır. Yapılan araştırmalar, bu iki sözcük öğrenme yolunun birinin diğerine üstünlüğünü henüz kanıtlamamış ve yabancı dilde sözcük öğrenme süreçlerinin, bu iki farklı iki sözcük öğrenme türünü de içermesi gerektiğini göstermiştir.Çalışmamızda, farklı iki şubedeki ortaöğretim 10. sınıf öğrencilerinin bu iki farklı sözcük öğrenme süreçleri ile tamamlanan, üç haftalık sözcük öğrenme süreçleri gözlenmiştir. Bu sürecin başında, sözcüklerin bilinirliğini ölçmek için, her iki sınıfta da sormaca uygulanmıştır. Öğretilmek üzere seçilen sözcüklerden oluşan bu sormaca, üç haftalık sürecin ardından her iki sınıfta ayrı ayrı tekrar uygulanmıştır. Elde edilen verilerle, farklı sınıflarda farklı yöntemlerle öğrenilen sözcüklerin öğrenilme seviyelerine ilişkin bilgiye dayanılarak, önceki bölümde kuramsal çerçevesini oluşturduğumuz rastlantısal ve öğretim yoluyla sözcük öğrenme süreçlerinin sözcük öğrenmedeki etkileri değerlendirilmiştir.