Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı şiddetine göre diyete bağlı risk faktörlerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, BESLENME VE DİYETETİK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: CANER ÖZYILDIRIM
Danışman: Nurcan Yabancı Ayhan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Non-alkolik yağlı karaciğer (NAYK) hastalığı, küresel prevalansı giderek artan bir sağlık sorunu olmasının yanında karaciğer yetmezliğinin ve karaciğer naklinin en önemli sebeplerinden birisidir. Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığının gelişiminde diyet önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı, NAYK hastalığının şiddetiyle diyetsel risk faktörlerinin ilişkisinin değerlendirilmesidir. Çalışma, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Polikliniği'ne muayene ve kontrol için başvuran, 19-64 yaş aralığındaki 33 erkek, 127 kadın olmak üzere toplam 160 NAYK hastası ile yürütülmüştür. Araştırma verileri, hastalar ile yüz yüze görüşülerek toplanmıştır. Demografik bilgiler, beslenme alışkanlıkları, besin tüketim sıklığı ve fiziksel aktivite düzeyi anket formu ile sorgulanmıştır. Ayrıca hastaların antropometrik ölçümleri araştırmacı tarafından alınmış ve kan bulguları hastane kayıtları sorgulanarak elde edilmiştir. Diyete bağlı risk faktörlerini değerlendirmek için besin tüketim sıklığı üzerinden günlük enerji, makro ve mikro besin ögelerinin yanında Diyet İnflamatuvar İndeksi, Net Endojen Asit Üretimi, Potansiyel Renal Asit Yükü, Diyet Asit Yükü, Bitkisel Temelli Diyet İndeksi ve Sağlıklı Yeme İndeksi-2015 hesaplanmış; hastaların enerji, makro ve mikro besin ögelerinin yeterli alımları Türkiye Beslenme Rehberi (2022) önerilerine göre değerlendirilmiştir. Çalışmadaki 160 hastanın %20,6'sı erkek, %79,4'ü kadındır. Hastaların %31,2'inde grade 1, %41,9'unda grade 2 ve %26,9'unda grade 3 derecesinde karaciğer yağlanması bulunmaktadır. Hastaların %81,2 'sinde tip 2 diyabet, %20,0'sinde Hashimoto tiroidi, %16,8'inde hipertansiyon ve %16,2'sinde guatr tanısı bulunmaktadır. Hastaların ortalama beden kütle indeksi 32,2±5,0 kg/m2'dir. Grade 1 hastaların %44,0'ü, grade 2 hastaların %85,1'i ve grade 3 hastaların %83,8'i obezdir. Grade 2 ve grade 3 hastaların BKİ ve bel çevresi grade 1 hastalardan yüksektir (p<0,001). Hastaların %72,9'u bel çevresine göre, %73,8'i bel-kalça oranına göre, %95,9'u ise bel-boy oranına göre, %40,0'ı boyun çevresine göre artmış risk grubundadır. Grade 3 grubundaki hastaların tekli doymamış yağ asitlerinden gelen enerji oranı grade 2 hastalardan ve grade 1 hastalardaki fosfor alımı (mg/1000 kkal) grade 2 hastalardan düşüktür (p<0,05). Grade 2 hastaların kurubaklagil ve yağlı tohum tüketimleri grade 3 hastalardan yüksek bulunmuştur (p<0,001). Grade 3 hastaların protein (g) ve karbonhidrat (g) karşılama ortalaması grade 2 hastalardan yüksektir (p<0,05). Sağlıklı Yeme İndeksi-2015'ne Diyet kalitesi kötü olarak belirlenen hastaların %52,0'si grade 1, %26,9'ü grade 2 ve %41,9'u grade 3 grubunda yer almaktadır. Diyet kalitesi iyi olan hiçbir hasta bulunmamaktadır. Sağlıklı Yeme İndeksi-2015 bileşenlerine göre, grade 2 hastaların rafine tahıl puanı (6,6±4,0) grade 3 hastalardan (4,4±4,2) daha yüksektir (p=0,017). Erkeklerin Diyet Asit Yükü ve Potansiyel Renal Asit Yükü kadınlardan yüksek bulunmuştur (p<0,05). Diyet İnflamatuvar İndeksi, Net Endojen Asit Üretimi, Potansiyel Renal Asit Yükü, Diyet Asit Yükü, Bitkisel Temelli Diyet İndeksi, Sağlıklı Bitkisel Temelli Diyet İndeksi ve Sağlıksız Bitkisel Temelli Diyet ve Sağlıklı Yeme İndeski-2015 puanları karaciğer yağlanması derecesi grupları arasında benzerdir. Bu diyet indekslerinin antropometrik ölçümler ile ve kan bulguları ile olan korelasyonlarının zayıf olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, NAYK hastaları arasında obezite ve çeşitli kronik hastalıkların yaygın bir şekilde bulunduğu ve bu hastaların antropometrik özellikler açısından risk altında olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, bu hastaların karaciğer yağlanma derecelerinden bağımsız olarak diyet kaliteleri kötüdür. Karaciğer yağlanmasının zaman içerisinde fibroza ve siroza ilerleyebildiği düşünüldüğünde henüz başlangıç aşamasında dahi hastalığın yönetimi için beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi önerilmektedir. Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı ile diyetsel risk faktörlerinin daha iyi ortaya konması için büyük örneklemli ve/veya prospektif araştırmalara ihtiyaç bulunmaktadır.