Rekreasyon alanlarının özellikleri ile zihinsel yenileme potansiyeli arasındaki ilişkinin irdelenmesi: İzmir-Kültürpark örneği
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü (Döner Sermaye), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İREM ÖZÇİFÇİ
Danışman: Hatice İlkden Tazebay Allıbe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu doktora tez çalışması kentsel açık-yeşil alanların sahip olduğu özellikler ile bireyin algılanan restoratifliği arasındaki ilişkiyi inceleyen ve bu ilişki bağlamında kullanıcıların zihinsel yenilemesini arttıracak açık-yeşil alanlar oluşturulmasında kullanılabilecek bir yöntem geliştirmeyi hedeflemektedir. Bu yöntem, açık-yeşil alanların planlanma ve tasarım aşamalarında kullanıcı görüşleri ve uzman değerlendirmelerini birleştiren ve Algılanan Restoratiflik Ölçeği'nin Türk diline uyarlanma çalışması ile oluşturulmuştur. İzmir Kültürpark'da altı alana ait on iki adet fotoğraf uzman ve kullanıcı değerlendirmelerine sunularak anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Kullanıcı grubundan fotoğrafları algılanan Restoratiflik Ölçeği 'ne göre puanlandırmaları istenmiştir. Uzman grubu ise fotoğrafları araştırma konusu ile ilgili kuramsal çerçeveye dayanarak hazırlanan ve alan özelliklerini tanımlayan ve tez çalışmasında Algılanan Duyusal Boyut olarak tanımlanan sekiz adet alan özelliğini kullanarak değerlendirmiştir. Algılanan Restoratiflik Ölçeği ve Algılanan Duyusal Boyutlar, park özellikleri ile kullanıcıların algılanan restoratifliği arasında anlamlı ilişkiler bulunup bulunmadığını belirlemek için birleştirilmiştir. Araştırma sonucunda çalışmada kullanılan sekiz algılanan duyusal boyuttan (doğal, kültürel, görünümü açık, sosyal, mekânsal, türlerce zengin, korunaklı, dingin) altı tanesi kullanılabilir olarak saptanmıştır. "Sosyal" boyutu, kullanıcıların algılanan restoratifliği ile önemli ölçüde ilişkili bulunmuştur. Sonuçlar, algılanan duyusal boyutların kentsel açık-yeşil alanların restoratiflik potansiyelini geliştirmek için bir araç olarak kullanılabileceğini göstermektedir.