Renal transplant hastalarında görülen renal hasarın tamirinde kök hücrelerin rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2004

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TÜRKAN METE

Danışman: ŞEHSUVAR ERTÜRK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Kök hücreler böbrek dokusunda çeşitli hasar durumlarında tamir süreçlerinde rol oynayabilirler. Biz bu çalışmada, akut rejeksiyon, akut tübüler nekroz, kasinörin inhibitör toksisitesi ve kronik rejeksiyon gibi nedenlerle hasarlanmış böbrek allogreftlerinde verici kökenli hücrelerin varlığını araştırmayı amaçladık. GEREÇ ve YÖNTEMLER: Böbrek alıcısı 11 hasta çalışmaya alındı. Cinsiyet uyumsuz vericiden böbrek nakli yapılmış yedi hasta çalışma grubunu oluşturdu. Cinsiyet uyumlu böbrek nakli yapılmış dört hasta kontrol grubuna alındı. Kontrol grubundaki dört hastadan ikisi erkek vericilerinden böbrek nakli yapılmış erkek alıcılardan (pozitif kontrol) ve diğer ikisi de kadın vericiden böbrek nakli yapılmış kadın hastalardan (negatif kontrol) oluşmaktaydı. Greft biyopsilerinin histopatolojik incelemesinde,çalışma grubunda üç hastada kalsinörin inhibitör toksisitesiyle birlikte olmak üzere dört hastada kronik rejeksiyon ve diğerlerinde akut rejeksiyon, akut tübüler nekroz ve siklosporin toksisitesi bulgularısaptandı. Parafi nden arındırılan biyopsi örnekleri, XY kromozom sinyalini saptayan kokteyl prob kullanılarak kromojenik insitu hibridizasyon yöntemiyle incelendi. BULGULAR: Pozitif kontrol biyopsilerinde, böbrek hücrelerinde XY kromozom sinyalleri, negatif kontrol biyopsilerinde de XX kromozom sinyalleri saptandı. Çalışma grubundaki biyopsi örneklerinin incelenmesinde ise çeşitli oranlarda verici kökenli tübüler hücreler (%2-76), aradoku mezenkimal hücreler(%5-83) ve endotelyal hücreler(%1-53)saptandı. SONUÇ: Verici kökenli hücrelerin varlığının hasarlanmış böbrek allogreftlerinde gösterilmesi, allogreft ile verici kök hücreleri arasında dinamik bir ilişki olduğunu düşündürmektedir. Bu hücrelerin kaynağı ve işlevlerini aydınlatacak ileri çalışmalara gereksinim vardır.