Kartezyen benliğe bir cevap olarak Wittgenstein`in ikinci dönem felsefesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİSTEMATİK FELSEFE VE MANTIK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2004

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TOLGA GÜNGÖR

Danışman: ERDAL CENGİZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tezin amacı Wittgenstein' m ikinci dönem felsefesinin Descartes'ten bu yana gelen geleneksel dil anlayışına ve bu anlayış çerçevesinde oluşmuş olan tekbenci kurama karşı çıkışını göstermektir. Kartezyen ikiciliğin en büyük sorunlarından bir tanesi özne ve nesneyi birbirlerinden koparmış olması ve daha sonra da özne-nesne arasındaki ilişkinin doğasını açıklamakta güçlük içerisine düşmüş olmasıdır. Descartes insanı tin ve beden diye ikiye ayırmış, fakat bu ikisi arasındaki bağlantıyı gizemli bir şekilde bırakmıştır. Öznenin dünyayla kurduğu ilişkide ise Tanrının garantörlüğüne güvenmiştir. Sonuçta Kartezyen ego dünyadan ve diğer egolardan kopuk bir halde bırakılmıştır. Bu durum Kartezyen egonun tekbenci karakterine işaret eder. İkinci döneminde Wittgenstein ortaya attığı dil felsefesiyle böylesi bir tekbenci anlayışa karşı çıkar. Akılda tutulması gerekli bir husus şudur; Descartes bir dil felsefecisi değildir ve dil üzerine bir şey söylemez. Wittgenstein ise bir dil felsefecisidir ve Kartezyen tekbenci egoya karşı oluşturulmuş olan doğrudan argümanlara sahip değildir. Fakat bu iki felsefe birbirlerine zıt iki benlik anlayışını temsil ederler. Ben de tezimde bunu göstermeye çalıştım.