Dental derin kapanışlı, farklı mandibular rotasyon modellerine sahip sınıf II malokluzyonlu bireylerde morfolojik farklılıkların incelenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, ORTODONTİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE BERİKA KADIOĞLU
Danışman: MELİHA RÜBENDİZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın amacı Türk toplumunda farklı mandibular rotasyon modellerine ve dental derin kapanışa sahip Sınıf II,1 ve Sınıf II,2 malokluzyonlu bireylerde kraniofasial morfolojinin, hem rotasyon modellerine hem de malokluzyon tiplerine göre incelenmesidir. Bu amaçla çalışma artmış overbite'a ve üç farklı rotasyon modeline sahip 177'si Sınıf II,1 ve 181'i Sınıf II,2 olmak üzere toplam 358 bireyin lateral sefalometrik ve el-bilek filmleri üzerinde yürütülmüştür. Çalışmaya dahil edilen bireylerin öncelikle artmış fasial konveksite, Angle Sınıf II molar-kanin ilişki ve artmış overbite' a sahip olması kriterleri esas alınmıştır. Sınıf II malokluzyon tiplerinin ayrımında ise; Sınıf II,1 malokluzyonlu bireylerin artmış overjet (>4mm), Sınıf II,2 malokluzyonlu bireylerinse üst kesici dişlerin retrüzyonu ile birlikte klinik olarak normal ve/veya azalmış overjet ile karakterize olması temel alınmıştır. Sınıf II,1 ve Sınıf II,2 malokluzyon gruplarının oluşturulmasının ardından, her iki malokluzyon grubundaki bireyler vertikal yönde dik yön açıları (SN/GoGn) esas alınarak rotasyon modellerine göre, Hipodiverjan, Normodiverjan ve Hiperdiverjan olmak üzere 3'er alt gruba ayrılmıştır. Ayrıca gruplar arasında cinsiyet ve iskelet gelişimi bakımından doğabilecek farklılıkları ortadan kaldırabilmek amacıyla, her bir rotasyon grubu içerisindeki bireylerin, gerek cinsiyet gerekse gelişim statüleri bakımından birbirine denk olmasına gayret edilmiştir. Ayrı ayrı her bir Sınıf II malokluzyon grubunda rotasyon modelleri arasında ortaya çıkan farklılıkların belirlenmesinde Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmış, gruplar arası farklılık önemli bulunduğunda farklılığın kaynağını tespit etmek amacıyla Duncan testi uygulanmıştır. Ayrı ayrı her bir rotasyon modelinde Sınıf II malokluzyonların karşılaştırılmasında ise bağımsız iki grup arası farklılıkların t-testi kullanılmıştır. Ayrıca yapılan ölçümlerin benzer veya zıt yönde kümülasyonunun malokluzyonları ne yönde etkilediğini ortaya koymak amacıyla sefalometrik ölçümler ve Autocad 2009 programından yararlanılarak gruplara ait poligonal yapılar oluşturulmuştur. Böylece artmış overbite ile karakterize Sınıf II,1 ve Sınıf II,2 malokluzyonlarda gerek rotasyon modeline gerekse ayrı ayrı her bir rotasyon modelinde malokluzyon tipine göre ortaya çıkan farklılıklar görsel hale getirilmiştir. Artmış overbite ile karakterize Sınıf II,1 ve Sınıf II,2 malokluzyonlarda mandibula rotasyon modeli Hipodiverjandan Hiperdiverjana kaydıkça, benzer şekilde hem maksilla hem de mandibula daha geride konumlanmış ve yüz daha konveks bir yapı kazanmıştır. Bunun yanısıra her iki malokluzyon grubunda da mandibular plan açısı ile paralel olarak palatal plan açısı, maksillo-mandibular açı, posterior açılar toplamı, total ve alt gonial açılar ile alt ve total ön yüz yüksekliklerinde artış izlenmiştir. Ayrıca her iki malokluzyon grubunda da mandibula rotasyon modeli posteriora kaydıkça alt ve total arka yüz yükseklikleri ile birlikte maksiller efektif uzunluk, ramus yüksekliği ve mandibular korpus uzunluğunda azalma görülmüştür. Farklı mandibular rotasyon modelleri üzerinde Sınıf II,1 malokluzyonda kranial kaide uzunlukları, artiküler açı ve üst ön yüz yüksekliği etkili olurken, Sınıf II,2 malokluzyonda kranial kaide açısı, üst arka yüz yüksekliği ve mandibular efektif uzunluk etkili olmuştur. Mandibula rotasyon modelinin, dentoalveolar yapılar üzerinde de önemli etkileri söz konusu olmuştur. Mandibula posterior rotasyon yaptıkça; alt kesici dişler her iki malokluzyonda da daha retrüziv konumlanırken, Sınıf II,1 malokluzyonda üst kesici dişlerin protrüzyonu, Sınıf II,2 malokluzyonda ise retrüzyonu azalmıştır. Aynı zamanda her iki malokluzyonda da mandibulanın posterior rotasyonu ile birlikte alt ve üst anterior alveolar yüksekliklerde kompenzasyonel artışlar görülmüştür. Ancak beklenilenin aksine alt ve üst posterior alveolar yükseklikler, mandibula rotasyon modeli ile büyük bir değişiklik göstermemiştir. Derin kapanışa sahip Sınıf II,1 ve Sınıf II,2 malokluzyonlarda mandibular rotasyon modeli, simfizis yükseklikleri, genişlikleri ve eğimleri üzerinde de etkili olmuştur. Mandibula rotasyon modeli posteriora kaydıkça her iki malokluzyon tipinde de simfizis morfolojik olarak hem daha uzun ve ince bir yapı kazanmış hem de düzleşerek mandibular kaideye göre daha dik konumlanmıştır. Dental derin kapanışla karakterize Sınıf II,1 ve Sınıf II,2 malokluzyonlar, ayrı ayrı her bir rotasyon modelinde karşılaştırıldığında ise; Hipodiverjan yapıya sahip Sınıf II,1 ve Sınıf II,2 malokluzyonların, dental ölçümler dışında büyük benzerlik taşıdığı görülmüştür. Normodiverjan grupta ise Sınıf II,2 bireylerde maksilla daha kısa ve retrognatik olup, maksillanın daha fazla posterior rotasyon yapmasına bağlı olarak üst ön yüz yüksekliği artmıştır. Hiperdiverjan grupta da benzer şekilde Sınıf II,2 bireylerde maksillanın daha kısa ve retrognatik olmasının yanısıra, mandibular korpus boyutu ve üst arka, alt ön ve total ön yüz yükseklikleri daha kısa yapı kazanmıştır. Dental yapı bakımından tüm rotasyon gruplarında posterior alveolar yüksekliklerin Sınıf II malokluzyon tipleri açısından benzer olduğu görülmüştür. Ayrıca Hipodiverjan Sınıf II,2 bireylerde üst anterior, Normodiverjan ve Hiperdiverjan Sınıf II,1 bireylerde ise alt anterior alveolar yükseklikler derin kapanış oluşumunda daha etkili olmuştur. Sınıf II,1 ve Sınıf II,2 malokluzyonlar Hiperdiverjan rotasyon modeli haricinde simfizis morfolojisi bakımından benzerlik göstermiştir. Farklı mandibular rotasyon modellerine ve dental derin kapanışa sahip Sınıf II,1 ve Sınıf II,2 malokluzyonlu bireyler, mandibular büyüme paterni bakımından dikkate alındığında, Sınıf II yapının oluşumunda vertikal yön bozukluklarının sagittal yöndeki sapmalar kadar önemli olduğu ve gerek bilimsel araştırmalarda gerekse tedavi planlamalarında bunun dikkate alınması gerektiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Dental Derin Kapanış, Rotasyon Modeli, Sınıf II,1 malokluzyon, Sınıf II,2 malokluzyon