Anonim ortaklıkların kendi paylarını iktisap etmesi (TTK md. 329)


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, ÖZEL HUKUK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2004

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET ÖZDAMAR

Danışman: ASUMAN TURANBOY

Özet:

ÖZET Avrupa'da on dokuzuncu yüzyılın başında ortaya çıkan ve çeşitli ülke kanunlarında düzenlenen anonim ortaklıkların kendi paylarını iktisabı uzun süredir şirketler hukukunda tartışılmaktadır. İktisadî yönden küçük yatırımcıları birleştirerek büyük fonları toplamayı hedefleyen anonim ortaklıkların muayyen ve sabit nitelikte olan sermayesinin korunması, ortaklık bünyesindeki dengelerin gözetilmesi gibi ana etkenler yüzünden payların iktisabına öncelikle hep olumsuz bakılmıştır. Daha sonra ortaya çıkan iktisadî ve hukukî ihtiyaçlar, söz konusu iktisap yasağının delinmesini gündeme getirmiştir. Bunun neticesinde yasak, çeşitli istisnalarla yumuşatılmıştır. Süreç, yirminci yüzyılın sonlarında anonim ortaklıkların kendi paylarını iktisabının sanıldığı kadar sakıncalı olmadığının anlaşılmasıyla yeni bir boyut kazanmıştır. Türk hukuku bakımından eski Ticaret Kanunu döneminde tanışılan iktisap kavramı Türk Ticaret Kanunu'nda da kendine yer bulmuştur. Ancak, konu Türk hukukunda hemen hemen hiç tartışılmadan Avrupa'da olgunlaşıp, pozitif hukukta yer alan kurallar bizim kanunlarımıza alınmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nda anonim ortaklıkların paylarım iktisap etmesiyle ilgili düzenleme 329'uncu maddede yapılmıştır. Maddede öncelikle payların alınmasının ve rehin olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı hükme bağlanmış, sonra altı adet istisna getirilmiştir. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasında Kanuna uygun şekilde elde edilen payların akıbetiyle ilgili hükümler mevcuttur. Buna karşılık yasağa aykırı olarak yapılan sözleşmelerin taahhüt ve tasarruf işlemleri de geçersizdir. Ancak, ekonomik alanda ortaya çıkan gelişmeler bu yasağın kaldırılmasını veya en azından yumuşatılmasını gerektirmektedir. 216