Sınıf II ve sınıf III bireylerde büyüme ile birlikte kraniyal, maksiller ve mandibular yapılarda ortaya çıkan farklılıkların incelenmesi


Tezin Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ALPEREN YILDIRIM

Danışman: MELİHA RÜBENDİZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez çalışmasının amacı; normodiverjan yapıya sahip Sınıf II ve Sınıf III maloklüzyonlu bireylerin 4 farklı gelişim döneminde gösterdikleri büyüme artışı ile birlikte kraniyal, maksiller, mandibular ve dentoalveolar yapılarda ortaya çıkan değişikliklerin karşılaştırmalı olarak incelenmesidir. Araştırma materyalini, 243 adet Sınıf II, 247 adet Sınıf III bireyin başlangıç lateral sefalometrik ve el-bilek filmleri oluşturmaktadır. Çalışma 2 ana grup (Sınıf II, Sınıf III) ve bu gruplar içinde ise gelişim dönemlerine göre ayrılmış 4 alt grup (Grup 1, Grup 2, Grup 3, Grup 4) üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya dahil edilen bireylere ait lateral sefalometrik filmlerin değerlendirilmesi için PORDIOS (Purpose on Request Digitizer Input Output System for Windows) bilgisayar programı kullanılmıştır. Tüm istatistik hesaplamalar açık program kodlu R istatistik yazılımında yapılmıştır. Sınıf II, Sınıf III bireylerde alt gruplar arasında büyümeyle ortaya çıkan farklılıkların tespiti amacıyla Varyans analizi (ANOVA), gruplar arasında farklılık önemli bulunduğunda bu farklılığın kaynağını tespit etmek amacıyla Duncan testi uygulanmıştır. Çalışmaya göre toplumumuzdaki Sınıf II maloklüzyona sahip normodiverjan bireylerin % 88'inde mandibular retrognati görülürken, bimaksiller olarak % 41 oranında normal maksilla – retrognatik mandibula görülmüştür. Sınıf III maloklüzyona sahip normodiverjan bireylerde ise % 58 oranında maksiller retrognati görülürken, bimaksiller olarak %37 oranında retrognatik maksilla – normal mandibula görülmüştür. Maloklüzyonun oluşumunda en önemli unsurlardan biri olan kraniyal kaide morfolojisinin gelişimin erken döneminde belirlendiği ve Sınıf II ve Sınıf III bireylerde formasyonun daha sonra değişmediği görülmüştür. Sınıf III bireylerde post-pubertal dönemde görülen mandibulaya ait boyutlardaki artışın Sınıf II bireylerdekine göre belirgin düzeyde fazla olduğu görülmüştür. Sınıf II ve Sınıf III bireyler arasında görülen efektif mandibular uzunluktaki farkın sadece Sınıf III bireylerde görülen post-pubertal atak ile ilişkili olmayıp bunun yanında Sınıf II bireylerde beklenen mandibular büyüme atağının olmamasından da kaynaklı olduğu söylenebilir. Benzer şekilde gelişimin erken dönemlerinden itibaren Sınıf II ve Sınıf III maloklüzyonlar arasında mevcut olan ve Sınıf III maloklüzyonların etyolojisinde önemli rol oynadığı anlaşılan maksiller boyut farklılıkları gelişimin son döneminde de devam etmektedir. Bununla beraber gelişimle birlikte gerek Sınıf II gerekse Sınıf III maloklüzyonun doğasını etkileyecek değişiklikler olmamaktadır. Mandibulanın korpus, ramus ve total boyutunda Sınıf III bireylerde post-pubertal dönemde daha önemli artışların olması ve anomalinin şiddetlenme eğilimi göstermesi sonucu bu bireylerde profil konkavitesi de artmaktadır. Bu bilgiler ışığında Sınıf III bireylerin erken dönemde tedavi edilmesi ve uzun süreli retansiyon kontrolü yapılması gerektiği söylenebilir. Sınıf II maloklüzyonlu bireylerde post-pubertal mandibular büyüme olmadığı için daha erken dönemde tedavi edilmeleri daha uygun olacaktır. Büyüme gelişimle ilgili yapmış olduğumuz bu cross-sectional çalışmanın en az longitudinal çalışmalar kadar önemli bilgiler verdiği söylenebilir.