Komplike akciğer hidatik kistlerinin cerrahi tedavisinde drenaj bronşunun etkinliği


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERHAN BULUT

Danışman: CABİR YÜKSEL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Akciğer hidatik kisti (AHK); Echinococcus granulosus kistlerinin akciğere yerleşmesi sonucu oluşan paraziter enfeksiyondur. Ülkemizde sık görülmektedir. AHK'nin temel tedavisi cerrahidir. Farklı cerrahi yöntemler olmakla birlikte en sık uygulanan cerrahi yöntem kistotomi ve kapitonajdır. Bu çalışmada temel amacımız; özellikle komplike kistlerde drenaj bronşu bırakılması halinde kapitonaj yapılmasına gerek olmadığının ortaya konmasıdır. Bununla birlikte postoperatif komplikasyonlar, dren çekilme ve yatış süreleri, radyolojik olarak düzelme oranı ve süresi araştırılmıştır. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı'nda Ocak 2001- Haziran 2014 tarihleri arasında AHK ön tanısı alan, cerrahi operasyon yapılan, patolojik olarak hidatik kist olduğu kanıtlanan ve düzenli radyolojik takip yapılan 183 olgu retrospektif olarak incelendi. Hastaların 92'sinin (%50,3) erkek, 91'inin (%49,7) kadın olduğu, yaş ortalamasının 37 (6-78) olduğu görüldü. Hastaların %13'ü asemptomatiktir. En sık görülen semptom öksürüktü (%27). 183 hastada; radyolojik olarak toplam 322 tane kist tespit edilmiştir. Kist sayısı ortalaması 1, kist boyutu ortalama 43 mm olarak bulundu. 25 hastada dev kist (>100 mm) saptandı. 123 (%67) hastada tek kist saptanmış. 142 (%78) hastada unilateral kist, 41 (% 22) hastada da bilateral kist saptandı. 183 hastanın 111'inde (%61) izole AHK, 70 (%38) hastada KHK görüldü. 6 hastada da dalakta, 1 hastada da cilt altında HK tespit edildi. Nörolojik semptomlar nedeni ile tarama yapılan 1 hastada kranial HK saptandı. 183 hastaya toplam 213 operasyon yapılmıştır. 213 operasyonun 198'i torakotomi, 13'ü torakofrenotomi, 1'i median sternotomi ve 1'i VATS (maligite şüphesi nedeni ile wedge) ile yapılmıştır. Operasyon süresi ortalama sırası ile: 141dk, 207dk, 240dk ve 135dk olarak saptandı. 152 hastaya tek taraflı cerrahi girişim uygulanırken, 30 hastaya bilateral torakatomi, 1 hastaya da median sternotomi uygulanmıştır. 4 hastaya eş zamanlı ardışık bilateral torakotomi uygulanırken, 26 hastaya ortalama 2 ay (1-4 ay) sonra kontralateral torakotomi uygulanmıştır. Hastaların; 178'sine sadece kistotomi, 15'ine kistotomi ve wedge, 3'üne kistotomi ve dekortikasyon, 14' üne sadece wedge, 2'sine lobektomi ve 1'ine pnömonektomi uygulandı. Akciğer rezeksiyon oranı %14,5 olarak saptandı. 213 operasyonun 162'sinde (%76) komplikasyon saptanmadı. Komlikasyon izlenen operasyonların 43'ü (%20) sadece minör, 2'si (%1) sadece majör ve 6'sı (%3) minör+majör komplikasyondu. Mortalite izlenmedi. 213 operasyondan sadece 6'sında (%2,8) nüks saptandı. 213 operasyondan sadece kistotomi uygulanan (kapitonaj var ya da yok) 165 operasyon (139 hasta) çalışmaya dahil edildi. Akciğer rezeksiyonu (pnömonektomi, lobektomi ve wedge), dekortikasyon yapılan ve torakofrenotomi uygulanan hastalar çalışmadan çıkartıldı. 165 operasyon önce kapitonaj yapılıp yapılmamasına göre iki gruba ayrıldı: Grup 1: Kapitonaj yapılan ve Grup 2: Kapitonaj yapılmayan. Bu iki grup arasında; süpüre kist oranları, ortalama operasyon süreleri, komplikasyon görülmeyen operasyon, minör ve majör komplikasyon oranları açısından fark saptanmadı. Kapitonaj yapılmayan grupta (Grup 2) ortalama dren çekilme süresi 3 gün iken, kapitonaj yapılan grupta (Grup 1) bu süre 4 gün olarak saptandı ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p: 0,013). Bununla orantılı olarak kapitonaj yapılmayan grupta (Grup 2) postoperatif hastanede yatış süresi ortalama 6 gün iken, kapitonaj yapılan grupta (Grup 1) bu süre 7 gün olarak saptandı ve aradaki fark istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde kısa bulundu (p: 0,008). İki grup karşılaştırıldıktan sonra bu gruplar, drenaj bronşu bırakılıp bırakılmamasına göre 4 alt gruba ayrıldı: Grup 1A: Kapitonaj yapılan ve drenaj bronşu bırakılan, Grup 1B: Kapitonaj yapılan ve drenaj bronşu bırakılmayan, Grup 2A: Kapitonaj yapılamayan ve drenaj bronşu bırakılan, Grup 2B: Kapitonaj yapılmayan ve drenaj bronşu bırakılmayan. Bu grupların karşılaştırması sonucunda; süpüre kistlerin tüm alt gruplara eşit dağıldığı, postoperatif yatış süresi, komplikasyon görülmeme ve minor komplikasyon oranlarında gruplar arasında istatistiksel açıdan fark olmadığı saptandı. Dren çekilme sürelerine bakıldığında ise kapitonaj yapılan ve drenaj bronşu bırakılmayan grupta (Grup 1B) ortalama dren çekilme süresinin 4 gün, diğer gruplarda ise bu sürenin 3 gün olduğu ancak aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görüldü. Yine istatistiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte komplikasyon görülmeyen hasta oranı; kapitonaj yapılmayan ve drenaj bronşu bırakılan grupta (Grup 2A) en yüksek saptandı (%82). Geç dönemde (ilk 6 ay); en iyi radyolojik düzelme oranı kapitonaj yapılmayıp drenaj bronşu bırakılan Grup 2A'da (% 68) saptanırken, bunu kapitonaj yapılıp drenaj bronşu bırakılan Grup 1A'nın (%63), ardından da Grup 1B (%28) ve Grup 2B' nin (%13) takip ettiği izlendi (p: 0,001). Uzun dönemde ise (12 ay); en iyi radyolojik düzelme oranı kapitonaj yapılıp drenaj bronşu bırakılan Grup 1A'da (%95) saptanırken, bunu kapitonaj yapılmadan drenaj bronşu bırakılan Grup 2A'nın (%93), ardından da Grup 1B (%60) ve Grup 2B'nin (%50) takip ettiği izlendi (p: 0,001). Erken, geç ve uzun dönemde en kötü radyolojik düzelmenin ise drenaj bronşu bırakılmayan gruplarda (Grup 1B ve 2B) olduğu dikkat çekmekteydi. Drenaj bronşu bırakılan olgularda, bırakılmayanlara göre radyolojik olarak daha fazla oranda düzeldiği ve daha kısa sürede iyileştiğini söyleyebiliriz. Bu çalışmada; akciğer hidatik kistlerinin cerrahi tedavisinde kistotomi ve membranın çıkarılması sonrasında kapitonaj yapılmasına gerek olmadığını, özellikle kapitonaj yapılmayan hastalarda kavitenin drene olması ve akciğerin sağlıklı ekspansiyonu için kistin en kaudalindeki bronş ağzının açık bırakılmasının daha uygun olacağını ortaya koymaktadır. Belki de yakın gelecekte bronş ağızlarının tamamının açık bırakılması sadece kistotomi açıklığının kapatılarak "SPONTAN ŞİFA" nın taklit edilmesi akciğer hidatik kistlerinin tedavisinde en ideal yöntem olarak kendine yer bulacaktır.