Imatinib duyarlı ve dirençli KML hücre serileri K562S ve K562R hücrelerinde metilprednizolonun apoptotik, otofajik ve metabolik etkilerinin gösterilmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, BİYOKİMYA ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: IŞIL YÜKSELEN
Danışman: FÜGEN AKTAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kronik myeloid lösemi (KML), (9;22)(q34;q11) translokasyonunun moleküler ürünü olan BCR-ABL füzyon geni nedeniyle oluşan hematopoetik bir neoplazidir. Imatinab mesilat "BCR-ABL tirozin kinaz inhibitörü (TKİ)" olarak adlandırılan bir ilaç tipidir. Abl kinaz domaininin ATP bağlanan bölgesiyle yarışarak inhibe eden Abl tirozin kinaz inhibitörüdür.Imatinib hassas ve dirençli hücreler arasındaki metabolik farklılıklar hücre proliferasyonu oranı, apoptozisin indüklenmesi, Pgp ekspresyonu ve hücre içi imatinib konsantrasyonu ile korelasyon göstermektedir. Glukoz metabolizmasında meydana gelen azalmanın özellikle ilaca hassas hücrelerde önemli derecede olması, hücre proliferasyonunun inhibisyonu ve apoptozisin başlamasında hücre spesifik bir metabolik cevap olduğunu göstermektedir. Bu tez çalışmasında, Akut Lösemilerin tedavisinde kullanılmakta olan, anormal hücreleri apoptozise ve farklılaşmaya götürdüğü bilinen Metilprednizolonun, Imatinibe dirençli olan ve dirençli olmayan KML hücreleri üzerindeki metabolik, apoptotik ve otofajik etkisi araştırılmıştır Kanser hücrelerinde artan metabolizma ve hücreye glikoz alımına Yüksek Doz Metilprednizolonun etkisi gösterilmiştir. Metilprednizolonun glukokortikoid yapıda olması ve glukokortikoidlerin metabolizmayı yavaşlatıcı, hücreye glikoz alımını azaltıcı etkisi göz önünde bulundurulduğunda, dirençli KML hücrelerinde metabolizmayı yavaşlatarak, onkogenik etkiyi azalttığı ve metabolizmanın yakından ilişkili olduğu düşünülen apoptotik yolakları aktive ettiği saptanmıştır. Bu bağlamda KML hücre serisi olan K-562 hücrelerinin dirençli ve dirençsiz formlarına Metilprednizolon uygulanarak, apoptotik etken doz 4mM olarak bulunmuştur. Yüksek doz Metilprednizolon uygulanan hücrelerde glukoz tüketimi ve laktat üretimi üzerinde değişiklik araştırılmış ancak anlamlı bir değişiklik saptanamamıştır. Yüksek doz Metilprednizolonuygulanan hücrelerden RNA izolasyonu yapılarak, BCL-2, BCL-xL, BAX, BIM, MCL-1, C-MYC VE HK1/HK2, LDH-A, LDH-B, PDK1, BECLIN-1, PKM1 ve PKM2 genlerinin ekspresyon analizleri yapılmıştır. Hem dirençli hem dirençsiz K562 hücrelerinde MP uygulaması sonrası C-MYC, BCL-2 ve BCL-xL genlerinin ekspresyonlarında azalma görülürken, BAX ve BIM genlerinin ekspresyonlarında anlamlı bir azalma saptanmıştır. BECLIN-1 ekspresyonunda önemli bir değişiklik saptanmaması Metilprednizolonun bu hücrelerde otofajiyi önleyici bir etkisi olmadığını göstermektedir. Warburg etksini ortaya koyan LDH-A ve LDH-B genlerinin ekspresyonlarında anlamlı bir azalma saptanırken, PDK1, PKM1 ve PKM2 genlerinin ekspresyonunda anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır. Dirençli ve dirençsiz K-562 hücre serilerinde Yüksek Doz Metilprednizolunun hem apoptotik hem otofajik hem de metabolik etkisinin belirlenmesi açısından ilk çalışma olmasının yanısıra, metabolizma ve ölüm yolaklarının arasında ilişki düşünüldüğünde gen ekspresyonu düzeyinde bu ilişkinin aydınlatılmasında literatüre önemli katkısı olduğu düşünülmektedir.