Lazzaretto"dan "Tahaffuzhâne"ye arşiv belgeleri ışığında Venedik Cumhuriyeti ve Osmanlı İmparatorluğu'nda karantina yapıları
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Dil Ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DİDEM İŞLER
Danışman: Ziya Kenan Bilici
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Karantina, 2019 yılının son aylarından itibaren pandeminin dünya gündeminin en önemli maddesi olarak hayatımıza girmesiyle birlikte, yeniden konuşulan ve araştırılan bir kavram olmuştur. Tarih boyunca çok sayıda salgın hastalık sebebiyle yüzyıllarca sürmüş olsa da belli ki maddi ve manevi anlamda son derece yıkıcı ve korkutucu olduğundan uzun süredir hatırlamak istemediğimiz pandemi olgusu, bugün tüm bilimsel disiplinlerin kendi alanları dâhilinde çalışmaya gayret ettiği bir konu hâlini almıştır. Bu çalışmada, sanat ve mimarlık tarihi bağlamında, karantinanın kavramsal olarak ortaya çıktığı ve dünyada ilk kez 15. yüzyılın ilk çeyreğinde uygulanmaya başladığı Venedik Cumhuriyeti'nin "lazzaretto" yapıları ile yaklaşık dört yüz yıl sonra Tanzîmat Fermanı'nın ilân edilmesiyle batı kültürüne yönelimi resmiyet kazanan Osmanlı İmparatorluğu'nun inşâ etmiş olduğu "tahaffuzhâne" yapılarının bir araya getirilerek incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmaya kaynak oluşturan belgelerin büyük ölçüde her iki devlete ait arşiv kayıtlarından seçilmesine, incelenen tarihî verilerin özellikle somut görsel kaynaklar üzerinden değerlendirilmesine gayret edilmiştir. Bu bağlamda dünyada karantina kavramını ve dolayısıyla konuya ilişkin terminolojiyi de geliştiren Venedik Cumhuriyeti'nin, öncelikle Avrupa'yı ve ardından tüm dünyayı etkileyen uygulamalarının Osmanlı İmparatorluğu'na da yansıyan etkilerinin özetle değerlendirilebilmesine çalışılmıştır. Çalışmanın temel amacı, birbirleriyle sosyal, ekonomik ve kültürel olarak yoğun ve sürekli ilişkiler kuran iki toplum olarak Türkler ve İtalyanların daha önce farklı bilimsel disiplinler dâhilinde incelenmiş olan toplumsal etkileşimlerine dair çalışmalara, mimari bir arketip ölçeğinde sanat tarihi alanına özel, küçük ve öncül bir katkı sunabilmektir.