Ağır Metal Toksisitesinin ve Şelatör Tedavisinin Sağlık Üzerine Etkilerinin Meta-Analiz Yöntemiyle İncelenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Disiplinlerarası Gıda, Metabolizma ve Klinik Beslenme Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İREM AKIN
Danışman: Nuray Yazıhan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yaşam standartlarının iyileştirilmesinde önemli olan ileri teknolojik yöntemler, endüstriyel faaliyetler ve kentleşme gibi faaliyetlerin kontrolsüz ve hızlı bir şekilde artmasına bağlı olarak önemli bir halk sağlığı sorunu olan ve insan sağlığı için son derece zararlı olan ağır metallerin çevreye yayılmasında kayda değer bir artış olmaktadır. Ağır metallerin vücutta birçok biyolojik sistemi etkileyerek ciddi sağlık sorunlarına neden olduğu uzun yıllardır bilinmektedir. Bu çalışmada ağır metallerin hepatik, renal, kardiyak ve hematolojik sağlık üzerine etkileri ile ağır metal zehirlenmelerinde kullanılan şelatör tedavilerinin etkinliğinin sistematik olarak taranması ve ardından meta-analiz yöntemiyle incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada önceden belirlenen anahtar kelimeler doğrultusunda, PRISMA kılavuzunda belirtilen kriterlere uygun olarak, 01.04.2023 tarihine kadar Pubmed, Scopus ve Web of Science veri tabanlarında literatür taraması gerçekleştirilmiştir. Literatür taraması sonucunda kadmiyum dışındaki ağır metaller ve şelatörler için meta-analize uygun çalışmalara ulaşılamaması sebebiyle bu meta-analiz çalışmasına kadmiyumun hepatik, renal, kardiyak ve hematolojik sağlık üzerindeki etkilerinin incelenmesi şeklinde devam edilmesi kararı alınmıştır. Tarama sonucuna göre 53 tanesi hastalıklarla ilişkili ve 13 tanesi kadmiyum maruziyeti ile ilişkili olmak üzere toplam 66 çalışma meta-analize dahil edilmiştir. Meta-analiz, Review Manager 5.4 (RevMan 5.4, 2020) programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmalar arasındaki heterojenlik analizi için I2 testi kullanılmış ve I2 değeri >%50 olan veriler için rastgele etki modeli kullanılmıştır. Meta-analizin yanı sıra kadmiyum ile çeşitli parametreler arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla korelasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Korelasyon analizinin gerçekleştirilmesi için IBM SPSS 22.0 istatistik programı kullanılmıştır. Hastalıklarda kadmiyumun değerlendirildiği 53 çalışmanın meta-analiz sonucuna göre, serum kadmiyum seviyesinin vaka gruplarında anlamlı olarak daha yüksek olduğu görülmüştür (Ortalama fark: 0,54, %95 Cl [0,48, 0,60], p<0,00001). Benzer şekilde, serum üre (p=0,01), ürik asit (p=0,02) ve potasyum (p=0,004) seviyelerinin de vaka gruplarında, sağlıklı kontrollere kıyasla, anlamlı olarak daha yüksek olduğu görülmüştür. Serum demir (p<0,00001) ve sodyum (p=0,01) seviyelerinin ise vaka gruplarında, sağlıklı kontrollere kıyasla, anlamlı olarak daha düşük olduğu görülmüştür. Hepatik parametreleri açısından ise vaka ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Korelasyon analizine göre ise serum kadmiyum ve selenyum seviyeleri arasında pozitif bir korelasyon olduğu görülmüştür (p<0.0001, r: 0.571) (n=72). Kadmiyum maruziyeti açısından çalışmaya dahil edilen 13 çalışmanın meta-analiz sonucuna göre ise kadmiyuma maruz kalan grupta serum demir seviyelerinin anlamlı olarak daha düşük olduğu görülürken (p=0,0004); serum ALT seviyelerinin ise anlamlı olarak daha yüksek olduğu görülmüştür (p=0,0010). Sonuçlar incelendiğinde, kadmiyumun renal ve hepatik hasar gelişiminde rol oynayabileceği görülmektedir. Ek olarak, kadmiyumun demir metabolizmasında bozukluğa neden olarak anemi gelişiminde rol oynayabileceği düşünülmektedir. Tüm bu sonuçların netlik kazanması için daha detaylı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.