Sezaryende epidural Bupivakain ile Ropivakain'in analjezi kalitesi, cerrahi stres yanıt, yenidoğan ve postoperatif analjezik ilaç gereksinimi üzerine etkilerinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2000
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ASUTAY GÖKTUĞ ORAK
Danışman: NESLİHAN ALKIŞ
Özet:ÖZET Bu çalışmada miadında, elektif sezaryen operasyonu planlanmış gebelerde epidural yoldan %0.5 bupivakain ile %0.5 ropivakain karşılaştırılarak, anestezi kalitesi, maternal hemodinamik etkiler, maternal stres yanıt ve fetal ve neonatal etkilerle, yan etkileri arasında fark olup olmadığının belirlenmesine çalışıldı. Çalışma standart epidural anestezi tekniği kullanılarak 54 sağlıklı gebede gerçekleştirildi. Hastalar rastgele 2 gruba ayrılmış I. gruptaki gebelere %0.5 bupivakain solüsyonundan 20 ml + 2 ml %0.09 NaCI, ll.gruptaki gebelere %0.5 ropivakain solüsyonundan 20 ml + 2 m l %0.09 NaCI 4 ml/dakikada hangi test ajanının verildiğini bilen araştırmacı tarafından uygulandı. Maternal hemodinamik veriler, sensorial blok seviyesi (pinprick metoduyla), motor blok seviyesi, Visuel Analog Scala (VAS), Sedasyon skoru, Verbal ağrı skoru kayıt edildi. Analjezi ve kas gevşemesi düzeyinde yetersiz analjezi varsa tesbit edildi. Yan etkiler intraoperatif dönemde ve hastalar taburcu olana kadar izlenerek kaydedildi. Anestezi T6 seviyesine ulaşınca cerrahi işlem başlatılıp bu süre not edildi. Cilt kesişi sırasında, doğumda, uterus dışarı çıkarıldığında, periton kapatılırken ve cilt sütürleri atılıyorken hastanın ağrısı, vizüel analog skala (VAS), verbal ağrı skalası (VPS) ve sedasyon skoru ile değerlendirildi. Cerrahi süre kayıt edildi. Cerrahinin bitiminde cerrah tarafından kas gevşemesi değerlendirildi. Maternal stres hormonlarının (adrenalin, noradrenalin, kortizol, ACTH) tesbiti için, anneden epidural kateterizasyon öncesi, doğum anında, postoperatif ağrının başladığı an ve 24. saatte venöz kan örnekleri alındı. ACTH ve kortizol sekresyonlarının diurnal ritmisitesi nedeniyle alınan kan örneklerinde standardizasyonsağlayabilmek için çalışma kapsamına alınan vakalar sabah aynı saatlerde alınan vakalardı. Fetal kalp hızı epidural kateterizasyondan önce kardiyotkograf ile cerrahi başlayana kadar not edildi. Yeni doğanda umblikal arter ve ven kan örnekleri alınarak, fetal pH, Pco2, Po2, HC03, fetal stres hormonları (adrenalin, noradrenalin, kortizol, ACTH) değerlendirildi. Yeni doğan, aynı pediatrist tarafından 1. ve 5. dakikalarda APGAR ve 2.saat ile 24.saatde NACS ile değerlendirildi. Intraoperatif ve postoperatif gözlem kayıtlarını yapan araştırmacı, gebeleri randomizasyon numaralarına göre kör takip etti. Hasta yoğun bakıma alındıktan sonra, sensorial bloğun ortadan kalktığı saat not edildi. Epidural katater aracılığıyla 'hasta kontrollü epidural analjezi' (HKA) kullanımı hatırlatılarak petidin (dolantin) infüzyonu uygulanmaya başlandı. HKA solüsyonu 625 mg petidin 250 mi izotonik solüsyonu içinde hazırlanarak (2.5 mg/ml) 25 mg loading doz, 7.5 mg bolus dozu ve 20 dakika lock-out periyodu ile set edildi. Ağrıdan ilk yakınılan zaman baz alınarak, 0, 14,1,2,3,4,5,6,12 ve 24. saatlerde kan basıncı, kalp hızı, HKA tüketim miktarı, demand, visüel analog scala (VAS), verbal ağrı skalası (VPS), sedasyon skoru kaydedildi. 24 saat sonunda hasta ve hekim tarafından yöntemin etkinliği global değerlendirilerek kaydedildi. Intraoperatif epidural kateterden veya i.v. yoldan ek analjezik yapılması veya genel anesteziye geçilmesi gereken durumlarda hasta çalışma kapsamından çıkarıldı. Bulgular değerlendirildiğinde her iki ilaçla da yeterli cerrahi sağlandı. Cerrah tarafından yapılan değerlendirmede iki ilaç arasında cerrahi fark saptanmadı. Ropivakain ile sensoriyal blok başlaması bupivakaine göre daha kısa bulundu. Motor 73blok oluşması da ropivakain uygulanan hastalarda daha azdı. Maternal hemodinamik veriler incelendiğinde ropivakainle kan basıncı ve kalp hızı düşüklüğü bupivakinle gözlemlenen parametrelere göre daha azdı. Kardiyovasküler yan etkiler dışında iki ilaç arasında fark yoktu. Maternal stres hormonlarının ropivakainle daha iyi baskılandığı saptandı. Fetal ve neonatal parametreler üzerine iki ilacın olumsuz etkileri gözlenmedi. Tüm hastalarda petidin ile effektif, minimal yan etkiyle ağrı tedavisi sağlandı. Bu çalışmadan elde edilen veriler, bupivakain ve ropivakainin ikisinin de sezaryen operasyonlarında rahatlıkla kullanılabileceğini, ancak ropivakainin maternal hemodinamik veriler, motor bloğa daha az neden olması ve daha kısa sürede uzun süreli sensorial bloğa neden olması göz önüne alındığında daha efektif ve emniyetli olduğunu göstermektedir. 74