KOAH olgularında stabil ve alevlenme döneminde immatür trombosit fraksiyonun önemi ve sistemik inflamasyon ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, GÖĞÜS HASTALIKLARI VE TÜBERKÜLOZ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NASSER ELMI ABSIEH

Danışman: Fatma Arslan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş; Kronik Obstrüktif Akciğer hastalığı (KOAH), sık alevlenme ve kronik inflamasyon ile karakterize bir hastalıktır. Alevlenme sırasında dolaşımda akut faz reaktan proteinleri ve inflamatuvar hücrelerin sayısında artış olduğu bilinmektedir. KOAH' ta sistemik inflamasyonu göstermek için serumda birçok biyokimyasal belirteçler araştırılmıştır. Ancak bazı biyokimyasal belirteçlerin ölçümleri genellikle zaman ve önemli miktarda maliyet gerektirir. Son yıllarda KOAH' ta sistemik inflamasyonu göstermek için rutin tam kan sayım testlerinden elde edilen birkaç inflamatuar indeks klinikte kullanılmaktadır. Bu tür testleri özelikle çekici kılan, nispeten basit ölçümler olması, düşük maliyetli olması ve sağlık alanında geniş erişilebilirlik sağlamasıdır. Gereç ve yöntem: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı polikliniğinde 2019-2020 yılları arasında takip edilen KOAH hastaları retrospektif olarak tarandı. Hastaların demografik bilgiler, klinik semptomları, son bir yıl içinde yapılmış olan spirometri sonuçları ve rutin olarak laboratuvarda çalışılan hemogram, İmmatür Trombosit Fraksiyonu ve C-reaktif Protein (CRP) testlerinin sonuçları kaydedildi. Nötrofil /lenfosit oranı, monosit /lenfosit oranı ve trombosit/ lenfosit oranı hesaplandı. Nefes darlığında artış, öksürük, balgam miktarı veya balgam pürülansında artış semptomlarından en az ikisi olan olgular KOAH alevlenme grubuna alındı. Ayrıca hastaların komorbiditeleri tarandı ve buna göre ADO ve Charlson komorbidite indeksi (CCİ) indeksi puanı hesaplandı.40 yaş altında olanlar, 20 paket-yıl altında sigara içmiş olanlar, solunum sistemi dışında aktif enfeksiyonu olanlar, hematolojik hastalık ve aktif malignitesi olanlar çalışma dışında bırakıldı. Bulgular: Çalışmaya 134 KOAH hastası dahil edildi. Genel yaş ortalaması 68.42±10,05 yıl idi ve hastaların %69,4' ü erkek, %30,6'sı kadın olup sigara paket-yıl ortalaması 33.75±21.0 bulundu. Hastaların %52,2'sinin nefes darlığı düzeyi mMRC II bulundu. Hastaların %66,4'ü KOAH alevlenme, %33,6'sı stabil KOAH dönemde idi. Hastaların %48,5'inin GOLD evresi "GOLD B", %38,1'inin spirometrik evresi ise "Orta" idi. Alevlenme ve stabil dönem hasta grupları arasında İTF (%) değerleri arasında fark saptanmadı. İTF (%) ve sistemik inflamasyon arasındaki korelasyon değerlendirildi. İTF (%) ile CRP arasında korelasyon saptanmadı. Tüm hasta ve alevlenme dönemindeki hastalarda İTF (%) değerleri ile WBC, NLR değerleri arasında pozitif yönlü korelasyon izlendi. KOAH hastalarında İTF (%) değerleri ile mMRC düzeyleri, son bir yıl içinde alevlenme sayıları, spirometrik akım değerleri, spirometrik evre, GOLD evre 2 düzeyleri, CCİ ve ADO indeksi skorları arasında ilişki bulunmadı. Ayrıca, KOAH yanında ek komorbiditesi olan hastalarla olmayan hastaların İTF (%) değerleri arasında fark yoktu. Sonuç: Bu çalışma İTF değeri ile KOAH arasındaki ilişkiyi irdeleyen ilk çalışmadır. Alevlenme dönemindeki hastaların İTF değerlerinin diğer çalışmalardaki sağlıklı grup ile karşılaştırıldığında daha yüksek bulunması ve sistemik inflamasyonda artan WBC ve NLR değerleri ile İTF arasında pozitif kolerasyon saptanması İTF'nin KOAH hastalarında bir inflamasyon belirteci olarak kullanılabileceğini gösteren parametrelerdir. Alevlenme ile stabil KOAH hastalarında İTF değerleri arasında fark olmaması stabil dönemdeki hastalarda düşük dereceli sistemik inflamasyonla karakterize olduğunu göstermektedir. İTF değerlerinin KOAH'daki rolünü belirlemek için geniş katılımlı, randomize prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: KOAH, İmmatür Trombosit Fraksiyonun, Nötrofil / Lenfosit oranı