Sistemik sklerozisli hastalarda kardiyak aritmi ve ileti bozuklukları
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ASLIHAN AVANOĞLU GÜLER
Danışman: TAHSİN MURAT TURGAY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Sistemik Sklerozise (SSc) bağlı kardiyak tutulum sık gözlenmektedir. SSc ilişkili ölümlerin önemli nedenlerinden biri kardiyak tutulumdur. Kardiyak tutulumda en sık gözlenen mortalite nedeni aritmilerdir. P ve QT dispersiyonu, atriyum ve ventrikülün bölgesel repolarizasyon heterojenitesini göstermektedir. Bu çalışmanın amacı SSc hastalarının elektrokardiyografi, 24 saatlik ambulatuar ritim holteri, P ve QT dispersiyonu ile kardiyak aritmi ve ileti bozukluklarının değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya Amerikan Romataloji Koleji ve Romatizmaya Karşı Avrupa Birliği Sistemik Skleroz tanı kriteri ile tanı alan 40 hasta dahil edildi. Hasta grubu ile benzer sosyodemografik özelliklere sahip 40 sağlıklı birey kontrol grubuna dahil edildi. Çalışmaya katılan hasta ve kontrol grubundaki bireyler 12 derivasyon elektrokardiyografi (EKG) ve 24 saatlik ambulatuar ritim holteri (Holter EKG) ile değerlendirildi. EKG'lerin maksimum (max) ve minimum (min) P dalgası, QT aralığı ve düzeltilmiş QT (QTc) aralığı ölçülerek; P dalga dispersiyon (Pd), QT dispersiyonu (QTd) ve QTc dispersiyonu (QTcd) hesaplandı. Bulgular: SSc tanılı hastaların yaş ortalaması 50.90±13.91 yıl olup %92.5'i kadındı. Kontrol grubunda yer alan sağlıklı bireylerin ise yaş ortalaması 51.42±8.94 yıl olup yine %92.5'i kadındı. Hastaların %27.5'inde anormal EKG bulgusu saptandı ve kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi (p=0.019). SSc hastalarının EKG değerlendirilmesinde; %15'inde sol antrior fasiküler blok, %10'unda ventriküler erken vuru (VEV), %5'inde 1. Derece atrioventriküler blok, %2.5' inde V4-V6 derivasyonlarında T dalgası negatifliği saptandı. SSc hastaları ile kontrol grubu arasında dispersiyon değerlendirilmesinde, P dispersiyonunda anlamlı bir fark saptanmazken; QTd, QTc, QTcd, QTc min ve QTc max değerleri SSc hastalarında anlamlı derece uzadığı saptandı (sırasıyla p=0.69; p=0.039; p=0.021; p<0.001; p<0.001). Holter EKG değerlendirmesinde SSc tanılı hastalarda kontrol grubuna göre supraventriküler taşikardi (SVT) görülme sıklığı anlamlı olarak yüksek saptandı. SSc hastalarında kardiyak tutulumu olanlarda hastalık başlangıç yaşının, tutulum olmayan hastalara göre daha geç olduğu tespit edildi (p=0.038) ANA boyanma ve ANA alt tiplerin organ tutulumu ve SSc alt tipleri arasındaki ilişkinin değerlendirmesinde, karditak tutulum ve her iki alt tipte benzer dağılıma sahipken; gastrointestinal tutulumu olanlarda nukleolar boyanma ve anti-Scl 70 antikoru pozitifliği anlamlı olarak yüksek saptandı. Akciğer tutulumu olan hastalarda da anti-Scl 70 antikoru ve homojen, nukleolar ve benekli boyanma anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi. Tartışma ve Sonuç: SSc hastalarında kardiyak tutulum sessiz seyretmekte ancak mortalitesi yüksek olması nedeniyle hastalar daha dikkatli değerlendirilmelidir. Kardiyak tutuluma bağlı aritmilerin değerlendirilmesinde EKG'ye ek olarak Holter EKG kullanılması daha aydınlatıcı olabilir. Bu çalışmada SSc tanılı hastalarda anormal EKG değişiklikleri sağlıklı kontrol grubuna göre daha sık rastlandı ve Holter EKG değerlendirmesinde ise EKG'de saptanmayan aritmilerden SVT'nin görülme sıklığı anlamlı olarak SSc tanılı hastalarında yüksek saptandı. Aritmiler acısından dispersiyon değerlendirilmesi aritmiye yatkınlık açısından bilgi verici olabilir. Çalışmamızda QTd QTc ve QTcd aralıkları sağlıklı kontrollere göre SSc tanılı hastalarda daha uzun olduğu gösterildi. Ancak bu konu ile ilgili daha geniş çaplı ve kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar kelimeler: Aritmi, Anormal EKG bulgusu, P dalga dispersiyonu, QT dispersiyonu, sistemik skleroz