Kedilerde Onkojenik Etkili Hepadnavirus Enfeksiyonlarının Epidemiyolojik Statüsünün Moleküler Metotlarla Araştırılması
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Veteriner, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ECE ADIGÜZEL
Danışman: Tuba Çiğdem Oğuzoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Her geçen gün artan pet hayvanı besleme eğilimi, kedilerde görülen enfeksiyonların öneminin giderek artmasına sebep olmuştur. Bu bağlamda; hem insanları hem de farklı hayvan türlerini enfekte edebilme potansiyeline sahip viral etkenler öne çıkmaktadır. Bu duruma örnek oluşturan Hepadnaviridae ailesindeki etkenlerin ülkemizdeki evcil kedilerde varlığı ve yaygınlığının araştırılmasını konu alan bu doktora tezinde, nükleik asit temelli teknikler kullanılarak 550 kediden alınan örneklerden (tam kan, serum, organ, asites sıvısı) 23'ü pozitif (%4,18) bulunmuştur. Pozitiflik tespit edilen 13 örneğin tüm genomik, geri kalan 10 örneğin de parsiyel karakterizasyonu tamamlanarak, Orthohepadnavirus genusunda yer aldıkları belirlenmiştir. Ülkemiz orijinli evcil kedi Hepadnaviruslarının dünyadaki hemcinsleri ile genetik olarak yakın oldukları ve 2 yaş altındaki kedilerde sıklıkla görülebildikleri belirlenmiş, erkek kedilerde dişilere oranla daha yüksek pozitiflik elde edilmiş olup, tekir ırk kedilerde enfeksiyonun görülme oranının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Hepadnavirus pozitifliği saptanan örneklerde, araştırılan viral enfeksiyonlar yönünden FeLV pozitifliğinin öne çıktığı görülmüş olup, çoklu enfeksiyon olarak FCoV enfeksiyonlarının da birlikteliği dikkat çekici bulunmuştur. Doktora tezi kapsamında yeni dizayn edilen primerlerin, hem tanı hem de tüm genomik analizlerde değerlendirilebileceği kanaatine varılmıştır. Ülkemiz orijinli kedi Hepadnaviruslarının genomik analizinde surface proteini başta olmak üzere, sırasıyla core, pol ve x gen bölgelerinde hemcinslerine oranla farklı oldukları belirlenmiştir. Bu çalışma, Hepadnavirus enfeksiyonlarının ülkemizdeki kedilerde varlığının ilk tespiti olup, klinisyen Veteriner Hekimler açısından farkındalık yaratılması ve atipik karaciğer hastalıklarında tanı panellerinde yer alması gereken bir enfeksiyon olarak değerlendirilmesi önerilmektedir.