Güney Amerika develerinde androlojik muayene yöntemi ile elde edilen ultrasonografik bulgular
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, DÖLERME VE SUNİ TOHUMLAMA ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATMA ÖZTUTAR STELLETTA
Danışman: ALİ DAŞKIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Güney Amerika develerinde Androlojik Muayene Sistematiği ile Elde Edilen Ultrasonografik Bulgular Skrotal ultrasonografi, lokal kan dolaşımının işlevselliğini belirlemenin yanı sıra skrotum içerisindeki patolojik bulguların tespitini sağlamaktadır. Bu çalışmanın hedefi, androlojik muayene sistematiğinin yardımcı bir teşhis yöntemi olan skrotal ultrasonografi tekniği kullanılarak, alpakalarda karşılaşılan patolojik bulguların görülme sıklığını araştırmaktır. Çalışmada kullanılan erkek hayvanların %20'sinde (9/45) testiküler ve/veya epididimal kist görülmüştür. Bu kistik lezyonlar, üretilen seminal sıvının drenajıyla ilgili bir defektin sonucu olarak ortaya çıkabilmektedir (rete testisin tubular ektazisi), kalıtsal olarak aktarılmış olabilir (kistik dejenerasyon) (2/9) veya epididimal yapı üzerinde kendini gösterebilir (epididimal kist) (3/9). Kistik lezyonlar çoğunlukla monolateral seyretmelerinın bir sonucu olarak skrotal asimetriyi artırabilirler (P<0.05). Androlojik muayenede, rete testiste ektazi veya kistik dejenerasyona rastlanması, muayene sonucunu olumsuz yönde etkilememektedir. Bunun nedeni bu tür patolojik lezyonların sperma kalitesini düşürmemesidir. Bu lezyonların görüldüğü alpakalarda, seminal plazmada ALP gibi bazı biyokimyasal parametrelerin yükseldiği görülmüştür (P<0,05). Yüksek ortam sıcaklığı, kisik lezyonların varlığından bağımsız olarak hidrosel oluşumunu etkileyerek skrotal hacmi artırabilmektedir. Alpakalarda görülen kistik lezyonlar, insanlarda mezonefrik gelişim esnasında meydana gelen defektlerin patolojik sonuçlarıyla karşılaştırılabilir. Kistik dejenerasyon ve efferent kanalların parsiyal obstruksiyonu sonucu oluşan ve genellikle aynı tarafta renal ageneziyle birlikte görülen rete testiste tubular ektazinin ayırıcı tanılarının yapılabilmesi gelecekteki araştırma konusu olacaktır.