Akut romatizmal ateş tanısı alan hastaların kalp tutulumlarının izlemi


Creative Commons License

Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SANEM SERT

Danışman: Tayfun Uçar

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Akut romatizmal ateş, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde çocuk ve genç erişkinlerde edinilmiş kalp hastalıklarının en sık nedenidir. Kardit, ARA'nın prognozunu belirleyen en önemli morbidite ve mortalite nedenidir, toplum sağlığını etkileyen esas sorun geç dönemde kalp kapakçıklarının hasara uğraması sonucu gelişen romatizmal kapak hastalığıdır. Romatizmal kapak hastalığı progresyonuna yönelik literatürde fazla çalışma yoktur. Amaç: Çalışmamızda hastanemizin Pediatrik Kardiyoloji Kliniğinde 2005-2021 yılları arasında ARA ve Romatizmal Kalp Hastalığı tanısı ile takip edilen hastaların kardiyak tutulumlarının ekokardiyografik bulgularının izlemdeki değişimleri, tanı ve tedavi sırasındaki laboratuvar bulguları ve hastaların izlemleri süresince klinik seyirlerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Kardiyoloji Bilim Dalı'nda, Ocak 2005 ile Aralık 2021 tarihleri arasında ARA ve Romatizmal Kalp Hastalığı tanısı ile takip edilen toplam 527 hasta retrospektif olarak arşivden tarandı kayıtları elde edildi. ARA ve Romatizmal Kalp Hastalığı tanısı konan tüm hastaların; cinsiyeti, başvuru yaşı, başvuru anında kardit varlığı, başvuru anında artrit varlığı, tanı alma şekli, başvuru sırasında üfürüm şiddeti, başvuru vücut ağırlığı başvuru sırasındaki kan basıncı, hastaların takip süresi, hastaların aldığı profilaksi ve profilaksiye uyumu laboratuvar bulguları, izlemleri süresince değişen ekokardiyografi verileri başvuru sırasında ara kontrol(kontrol-1) ve son kontrol verileri olarak kaydedildi. Ara kontrol (Kontrol 1): Her hastanın toplam takip süresinin yaklaşık olarak ortasına gelen kontrol zamanı olarak belirlendi. Verilerin analizinde SPSS 11.5 programı kullanılmıştır. Nicel değişkenlerin tanımlanmasında ortalama ± standart sapma ve ortanca (minimum-maksimum), nitel değişkenler için ise hasta sayısı (yüzde) kullanılmıştır. İki nitel değişken arasındaki ilişki incelenmek istendiğinde Ki-kare testi kullanılmıştır. İki bağımlı nitel değişken arasındaki farkın incelenmesi amacıyla ise Mc-Nemar testi kullanılmıştır. Analizler sonucunda elde edilen p değerinin 0,05'ten küçük olması durumunda sonuç, istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda toplam 527 hastaya ait veriler değerlendirildi. Hastalarımızın ortalama yaşı 11,78 ± 3,38 yıldı. Olgularımızın %58,3'ü kız ve %41,7'i erkek idi..Hasta grubunda tespit edilen kardit tanıları hastalık şiddetine göre değerlendirildiğinde %47,7sinin hafif kardit, %17,9'unun orta şiddette kardit ve %4,4'ünde de ağır kardit olduğu tespit edildi. Çalışmamızda kapak hastalıklarının dağılımı incelendiğinde ARA ile başvuran hastaların ekokardiyografi bulgularında kapak tutulumlarına bakıldığında %70,1 hastada izole MY, %9 hastada izole AY, %20,9 hastada MY+ AY saptandı. RKH ile takip edilen hastaların ekokardiyografi bulgularında kapak tutulumlarına bakıldığında ise %61,6 hastada izole MY, %9,1 hastada izole AY, %29,3 hastada ise MY+ AY saptandı. Çalışmamızda sessiz kardit oranı %16,4 olarak saptandı. Hastaların kapak hastalıklarına ait tedavi özellikleri incelendiğinde ortalama 61,16±41,89 ay takip süresince sadece 6 hastada cerrahi gereksinimi duyulduğu, %68,6'sinde kapak lezyonunda düzelme izlendiği, ve %6,4'ünde reaktivasyon geliştiği tespit edildi. Reaktivasyon izlenen hastaların profilaksi ve tedaviye uyumsuz olan hastalar olduğu saptandı. ARA ve RKH ile izlenen hastaların kapak tutulumları incelendiğinde ağır kapak tutulumu ile başvuran hastaların izlemde %28,2 'sinde kapak tutulumunda düzelme, orta ve hafif kapak tutulumuyla başvuran hastaların %40,4'ünde kapak lezyonlarında düzelme saptanmıştır. Hastaların tedavi özellikleri incelendiğinde; İlaç profilaksisi olarak hastaların %94,8'ine Benzatin Penisilin G kullanılırken, profilaksiye uyum %98,2 olarak saptandı. Kardit şiddetine göre verilen tedaviler incelendiğinde hafif şiddetli karditi olan hastaların hepsinin NSAİD aldığı, %29,7'sinin ise hem NSAİD hem steroidi birlikte aldıkları tespit edildi. Orta ve ağır şiddetli karditi olan hastaların hepsinin steroid+NSAİD kullandığı belirlendi. Kardit şiddetine göre ilaç kullanım oranlarının anlamlı fark gösterdiği tespit edildi (p=0,048). Alınan ilaca göre kapak hastalığının düzelme oranları değerlendirildiğinde en yüksek düzelme oranlarının %95,7 ile NSAID+steroid alanlarda görüldüğü, sadece NSAID alanların düzelme oranının %62,5 olduğu belirlendi. Tedavi grupları ile kapak düzelme durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunduğu tespit edildi (p<0,001). Tartışma ve Sonuç: Çalışmamızda Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Kardiyoloji Bilim Dalında 2005-2021 yılları arasında ARA ve Romatizmal Kalp Hastalığı tanısı ile tedavi ve takip edilen hastaların genel demografik ve klinik özellikleri incelenmiştir. Çalışmamızda literatür bilgileri bulgularımızla benzerlik göstermektedir. Kardit alt gruplarının dağılımları incelendiğinde ARA ile başvuran hastaların %70,1'inde aktif kardit bulunduğu, %16,4'ünde subklinik kardit tespit edildi. Kardit ile başvuran ARA hastalarımızın %47,7 sinde hafif kardit, %17,9'unda orta kardit, %4,4'ünde ise ağır kardit saptanmıştır. Kardit şiddetine göre kapak düzelme oranları arasında anlamlı fark olmadığı tespit edildi. Hastaların kapak hastalıklarına ait tedavi özellikleri incelendiğinde ortalama 61,16±41,89 ay takip süresince sadece 6 hastada cerrahi gereksinimi duyulduğu, %68,6'sında kapak lezyonunda düzelme izlendiği, ve %6,4'ünde reaktivasyon geliştiği tespit edildi. Reaktivasyon izlenen hastaların profilaksi ve tedaviye uyumsuz olan hastalar olduğu saptandı. Çalışmamızda profilaksiye uyum ile kapak lezyonlarının gerilediği saptanmıştır. ARA ve RKH ile izlenen hastaların kapak tutulumları incelendiğinde ağır kapak tutulumu ile başvuran hastaların izlemde %28,2'sinde kapak yetersizliği orta dereceye gerilemiş, orta ve hafif kapak tutulumuyla başvuran hastaların %40,4'ünde kapak lezyonlarında düzelme saptanmıştır. Kapak yetersizliğinin erken tespitinde ekokardiyografinin, erken dönemde başlanan tedavi ve profilaksilerle kapak yetersizliğinin ilerlemeden gerekli tedavilerin ve profilaksilerin başlanmasının, hastaların profilaksiye uyumunun önemi çalışmamızın litaratüre katkılarından biridir. Alınan ilaca göre kapak hastalığının düzelme oranları değerlendirildiğinde en yüksek düzelme oranlarının %95,7 ile NSAID+steroid alanlarda görüldüğü, sadece NSAID alanların düzelme oranının %62,5 olduğu belirlendi. Tedavi grupları ile kapak düzelme durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunduğu tespit edildi (p<0,001). Tüm bu bulgular ve değerlendirmeler ışığında çalışmamızın kliniğimizdeki ARA ve RKH ile hastaların genel epidemiyolojik özellikleri ve tedavi sonuçları hakkında güncel veriler sağlaması ile literatüre katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Akut Romatizmal Ateş, Romatizmal Kalp Hastalığı, Kardit