PARSİYEL AMPUTASYON TEDAVİSİNDE FARKLI KALSİYUM SİLİKAT İÇERİKLİ AJANLARIN MİKROSIZINTISININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Tezin Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: UTKU YASEMİN YILMAZ
Danışman: Tuğba Bezgin
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Vital pulpa tedavileri, çürük, travma veya iatrojenik nedenlerden etkilenen pulpa dokusunu korumak için uygulanan tedavi yöntemleri olarak tanımlanmaktadır. Bu tedavilerin amacı reperatif dentin oluşumunu teşvik ederek özellikle apikal kök gelişiminin tamamlanmamış olduğu genç sürekli dişlerde gelişimin devam etmesini sağlamaktır. Bu tedavi yöntemleri, uygulanması karmaşık ve zor olan kök kanal tedavisine göre daha basittir ve hem maliyet hem de zaman açısından hasta ve hekim için verimlidir. Parsiyel amputasyon (Cvek amputasyonu) "geriye kalan koronal ve radiküler pulpayı korumak amacıyla koronal pulpanın etkilenmiş kısmının çıkarılması" olarak tanımlanır. Parsiyel amputasyon tedavisinde perforasyon boyutu başarılı bir tedavi için en önemli faktörlerden biridir. Perforasyon boyutu arttıkça bakteri sızıntısı artmaktadır. Bu tedavi yönteminde 2 ila 4 mm arasında perforasyon boyutu oluşturulan dişlerde görülen başarı oranı daha yüksek bulunmaktadır. Parsiyel amputasyon tedavisinin başarısını etkileyen diğer faktörler; enfekte olan yüzeyel pulpa dokusunun, sağlıklı bir pulpa yüzeyi elde edilene kadar uzaklaştırılması ve kullanılacak pulpa kaide materyalinin hem biyouyumlu hem de kalan pulpa dokusunda bakteriyel kontaminasyonu önleyecek sızdırmazlıkta olmasıdır. Bonding sistemlerinin ve kompozit rezinlerin sızdırmazlık yeteneği son on yılda büyük ölçüde geliştirilmiş olmasına rağmen, restorasyon çevresinde bakteri mikrosızıntısını önlemede bonding sistemlerinin dayanıklılığı ve etkinliği hakkında hala net bir kanıt yoktur. Bu nedenle, restorasyonun potansiyel marjinal sızıntısını kompanze etmek adına, pulpayı korumak için kullanılan kaide materyallerinin gelişmiş bir sızdırmazlığa sahip olması zorunludur. Ayrıca; ısıyı iletmemelidir, büzülme ve genleşme göstermemelidir, kaviteye kolayca yerleştirilmelidir, radyoopak olmalıdır; pulpanın canlılığının devam etmesini sağlamalıdır, klinik uygulama süresi kısa olmalıdır, reperatif dentin oluşumunu indüklemelidir ve aynı zamanda dentine ve restoratif materyallere bağlanma kuvveti yüksek olmalıdır. Kalsiyum silikat simanlar, özellikle Ca(OH)² ile karşılaştırıldığında, pulpa odasına mikroorganizmaların girişini önlemede mükemmel sızdırmazlık özelliğine sahiptir. Ancak 15 dakika- 4 saat arasında değişen sertleşme süreleri ile çocuk hastalarda klinik kullanımı zorlaştırmaktadır. Theracal PT, piyasaya yeni sürülmüş ve dual-cure yöntemiyle sertleştiği için klinik süreyi kısalttığı öne sürülen bir kalsiyum silikat içerikli ajandır. Ancak bu materyalin başarısını inceleyen sınırlı sayıda çalışma vardır. Bu tez çalışmasında; 90 adet çekilmiş gömülü yirmi yaş dişinde oklüzal kaviteler oluşturularak 2 mm ve 4 mm perforasyon genişliğinde geleneksel olarak kullanılan bir kaide ajanı olan ProRoot MTA ve Theracal PT ile parsiyel amputasyon uygulamasından sonra meydana gelen mikrosızıntı miktarı in-vitro koşullarda yüksek çözünürlüklü mikro bilgisayarlı tomografi sistemi ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre 2 mm perforasyon boyutunda parsiyel amputasyon uygulanan dişlerde TheraCal PT grubu, ProRoot MTA grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede daha başarılı bulunmuştur (p0,05). 4 mm perforasyon boyutunda parsiyel amputasyon uygulanan dişlerde ise iki kaide ajanı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmasa da elde edilen değer olarak mikrosızıntı TheraCal PT grubunda daha düşük bulunmuştur (p0,05). Kullanılan kaide ajanından bağımsız olarak perforasyon boyutu arttıkça mikrosızıntı değeri de artmıştır (p0,05). Genç sürekli dişlerde uygulama endikasyonu giderek artan parsiyel amputasyon tedavisinde kullanılmak üzere yeni piyasaya sürülen Theracal PT mikrosızıntı açısından geleneksel kalsiyum silikat içerikli ajanlar kadar başarılı bulunmuştur. İleri dönem in-vivo çalışmalara öncü olacak olan bu çalışma, bu kaide ajanının klinik rutin kullanıma geçebilmesi için bir kanıt teşkil etmektedir. Anahtar Kelimeler: Mikrosızıntı, Mikro-BT, Parsiyel amputasyon, ProRoot MTA, Theracal PT