Prolaktinomalı hastalarda artmış plazma parathormon ilişkili peptid düzeyi ve kemik mineral yoğunluğu ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ARZU OKYAR BAŞ
Danışman: ÖZGÜR DEMİR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Prolaktinomalar hipofiz bezinde laktotrop hücrelerden köken alan, prolaktin sekrete eden adenomlardır. En sık görülen hipofiz adenomudur. Prolaktinoma kadınlarda amenore, galaktore ve infertilite; erkeklerde ise azalmış libido, jinekomasti ve erektil disfonksiyon ile karakterizedir. Prolaktinomanın ilişkili olduğu ve morbiditeye sebep olan bir diğer faktör ise osteoporozdur. Prolaktinomalı hastalarda osteoporoz etyolojisine yönelik çeşitli hipotezler mevcut olup artmış parathormon ilişkili peptid düzeyi de bunlardan biridir. Bu çalışmada prolaktinin gonadal sistem üzerindeki negatif etkisi dışlanmış, normal gonadal fonksiyona sahip premenapozal kadın ve erkek hastalarda artmış parathomon ilişkili peptid varlığı ve bunun kemik mineral yoğunluğu üzerine olan olası etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Materyal-Metod: Çalışmaya 18 yaş ve üzeri, dopamin agonistleri (kabergolin) ile medikal tedavi altında, cerrahi öyküsü olmadan izlenen, gonadal fonksiyonları normal, premenapozal 18-55 yaş arası kadın ve 18-64 yaş arası erkek hastalar olmak üzere toplam 29 hasta kabul edilmiştir. Hastaların prolaktin düzeyi (peg ile), FSH, LH, östrodiol, progesteron, total testosteron, tiroid fonksiyon testleri (TSH, sT3, sT4), serum kalsiyumu, serum fosforu, serum albumini, parathormon düzeyi, alkalen fosfataz düzeyi, 24 saatlik idrar kalsiyumu, serum parathormon ilişkili peptid düzeyleri ile lomber vertebra, femur ve radius kemiklerinden kemik mineral dansitesi ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Bulgular: Çalışma grubunda hastaların 19'u (%65,5) kadın hasta olup 10'u (%34,5) erkek hastalardan oluşmaktadır. Medyan yaş 41±11,23 (18- 64 yaş) olarak izlenmiştir. Hastaların hiç birinin sistem sorgusunda ve öyküsünde patolojik kırık ya da bilinen osteoporoz öyküsü ve osteoporoz açısından risk faktörü oluşturabilecek ek hastalık mevcut değildir. Tüm hastalar prolaktinoma tanısı ile transsfenoidal cerrahi öyküsü olmadan medikal tedavi altında izlenmektedir. Hiç bir hastanın klinik sorgulamasında hipogonadizm semptom ya da bulgusu olmayıp kadın hastalar için östradiol 105± 78,4 pg/ml (aralık; 25- 261 pg/dl) progesteron ortalama değeri 4,7 ± 6 ng/ml (aralık; 0,11- 16,2 ng/ml) ve erkek hastalarda ortalama total testosteron düzeyi 303 ± 83 ng/ ml (168-447 ng/ml) olarak görülmüştür. Hastaların tamamında tiroid fonksiyon testleri, serum biyokimyasal belirteçleri (serum kalsiyum, serum fosfor, serum kreatinin, serum albumin, serum alkalen fosfataz düzeyi, 24 saatlik idrar kalsiyumu ve serum parathormon düzeyi normal sınırlarda olarak izlenmiştir. Osteoporoz gelişiminde olası PTHiP dışı risk faktörleri olan östrojen, progesteron, testosteron ve PTH serum düzeyleri ile kemik mineral yoğunluğunun gr/cm2 cinsinden değerinin ilişkisi de değerlendirilmiş olup normal sınırlardaki ilgili parametrelerle kemik mineral yoğunluğu arasında pozitif ya da negatif bir ilişki saptanmamıştır. Parathormon ilişkili peptid Elisa yöntemi ile çalışılmış olup ilgili kitin standart normal aralığı bulunmaması nedeniyle çalışmanın hasta populasyonu ile aynı demografik özelliklere sahip sağlıklı populasyonda da parathormon ilişkili peptid düzeyi çalışılmıştır. Prolaktinoma ile takip edilen hasta grubu ile sağlıklı kontrol grubu arasında PTHiP değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p = 0,288). Sağlıklı kontrol grubunda da çalışma grubunda da erkek cinsiyette PTHiP düzeyi kadınlara göre daha yüksek bulunmuştur (p < 0,05). PTHiP'nin serumdaki düzeyi ile kemik mineral yoğunluğu arasında ilişki değerlendirildi ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gözlenmedi (femur için p =0,33, lomber vertebra için p= 0,389, radius için: 0,938). Tartışma: Literatürde parathormon ilişkili peptid düzeyinin prolaktinomalı hastalarda düzeyi artan ve bu hastalarda ortaya çıkan osteoporoz gelişiminde rol oynayan faktörlerden biri olarak bildirildiği çalışmaların aksine; çalışmamızda bu konuyla ilgili olarak anlamlı ilişki gösterilememiştir. Anahtar Sözcükler: Prolaktinoma, osteoporoz, parathormon ilişkili peptid, kemik mineral yoğunluğu