Gıdaların gerilim tipi baş ağrısı klinik karakterstikleri ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATMA NAZLI MERCAN

Danışman: HÜSEYİN ÖZDEN ŞENER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Gerilim tipi baş ağrısı (GTBA) dünyada ve ülkemizde en sık görülen primer baş ağrısıdır. GTBA hastanın yaşam kalitesinde azalmaya ve iş gücünde ciddi kayba yol açması ve toplumda çok sık görülmesine rağmen tetikleyen faktörler ve etyopatogenezi açısından yapılan araştırmalar oldukça sınırlıdır. Bu çalışmada ELISA yöntemi ile gıdalara karşı İmmünglobulin G (IgG) duyarlılığı saptanmış gıdaların sık epizodik ve kronik GTBAlı hastalarda diyete eklenmesi ve diyetten çıkartılması ile hastaların baş ağrısı özelliklerinde oluşabilecek değişikliklerin gözlenmesi amaçlanmıştır. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji polikliniğinde takipli 8?i kronik 14?ü sık epizodik GTBA tanılı 22 hasta (8`i erkek, 14?ü kadın) onamları alınarak polikliniğe geliş sırasına göre çalışmaya alınmıştır. İlk olarak hastalara günlük yeme alışkanlıkları ile uyumlu diyet verilerek 1 ay boyunca baş ağrısı günlüğü tutmaları istenmiş, baş ağrısı atak sıklığı, şiddeti ve süresini, ve aldılar ise ağrı kesicileri kaydedilmiştir (kooperasyon dönemi). Ardından hastaların serumunda ELISA yöntemi ile ikiyüzyetmişbir farklı gıdaya karşı IgG antikor düzeylerine bakılmıştır. Test sonuçlarına göre hastalar öncelikle duyarlı oldukları gıdaları yoğun biçimde tükettikleri provokatif diyete (provokasyon dönemi) bir ay süre ile alınmışlar bu dönemdeki baş ağrısı özellikleri kaydedilmiştir. Ardından bir aylık dönemde serbest bırakılan hastalar bu kez duyarlı oldukları gıdalar diyetlerinde çıkartılarak bir ay boyunca izlenmiş ve baş ağrısı özellikleri kaydedilmiştir(eliminasyon dönemi). Hastaların kooperasyon, eliminasyon ve provokasyon dönemleri baş ağrısı özellikleri karşılaştırılmıştır. Hastaların eliminasyon döneminde hem kooperasyon hem de provokasyon döneminde göre baş ağrısı atak sayısı, ağrılı gün sayıları ve ağrı sürelerinde anlamlı derecede azalma saptanmıştır. Provokasyon döneminde ise ağrı süre ve sıklığında, ağrılı gün sayısında ve baş ağrılı gün sayısında eliminasyon ve kooperasyon dönemine göre anlamlı derecede artma gözlenmiştir. Ağrı şiddetinde üç dönem arasında anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır. GTBA toplumda en sık görülen başağrısı olması, tanı sonrası uzun süreli tedavi gerekliliği ve hastaların sıklıkla hekime başvurmadan reçetesiz temin edilebilen ağrı kesiciler ile kendilerini tedavi etmeye çalışmaları nedeni ile ülke ekonomisine maliyetinin tespit edilenden çok daha yüksek olduğu düşünülmektedir. Yapılan çalışmalarda GTBA hastalarının iş günü kaybının migenli hastalara göre daha az olmasına rağmen iş verimi kaybının daha belirgin olduğu ve toplam ekonomik kayba bakıldığında GTBA?nın ekonomiye daha büyük bir hasar verdiği gösterilmiştir. Bu nedenle hastaların duyarlı oldukları gıdaların tespit edilerek diyetlerinden çıkartılması baş ağrısından hastaları koruyabilir ve tedavi maliyetini azaltarak ekonomiye olumlu yönde katkıda bulunabilir. Çalışmamızda gıda alerjisi ile GTBA arasındaki ilişkiyi destekler güçlü veriler bulunmuştur. GTBAlı hastalarda duyarlı gıdaların saptanıp diyetten çıkartılması ile baş ağrısı sıklık ve süresi azaltılarak ve bu önlem ile hastaların hayat kalitesi arttırılabileceğine işaret etmektedir. Bu sonuçlar hem GTBA?nın patofizyolojik mekanizmaları anlamamıza hem de tedavide yeni bir bakış açıları kazanmamıza yardımcı olabilir