Türkiye'de çok uluslu şirketlerde sendikal örgütlenme: Emek süreçlerindeki değişim ve bu değişime işçilerin yanıtı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2008

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYLİN GÜLER

Danışman: METİN ÖZUĞURLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Günümüzde sosyal bilimlerde pek çok konunun küreselleşme olgusu ile ilişkilendirilerek açıklandığını görmekteyiz. Küreselleşme kavramı; ampirik bir çözümleme alanını ifade etmesi açısından; bu çalışmada da önemli bir yer tutmaktadır. Çünkü küreselleşmenin üzerini örttüğü ilişki ve olguları çözmek, bugünün hakim ekonomik ve sosyal süreci olan kapitalizmi anlamak; üretim ve yönetim biçimlerinin, emek süreçlerinin ve emeğin örgütlenmesinin anlaşılması açısından çok önemlidir. Kapitalizmin kendi krizini aşmak için bugün izlediği genel yol olarak karşımıza çıkan küreselleşme; işçi sınıfı ve onun sendikalarının geleceği açısından oldukça önemli bir yol ayrımını gündeme getirmiştir. Bu açıdan çalışmamızda öncelikle küreselleşme olgusunun kendisini, içerdiği alt kavram ve süreçleri, çok uluslu şirketleri ve tüm bunların endüstri ilişkilerine etkilerinin incelenmesi önem taşımaktadır.Tüm dünyada ve Türkiye'de endüstri ilişkilerinin küreselleşme ve onun ideolojik formasyonu çerçevesinde yeniden biçimlendirilmesinde, çok uluslu şirketlerin payının büyük olduğu bilinmektedir. Esnek üretim sistemleri, toplam kalite yönetimi, insan kaynakları yönetimi, tam zamanında üretim, taşeronlaşma gibi pek çok yöntem ve teknik sayesinde emek ve üretim süreçleri değişime uğratılmakta, işçi ve işveren sendikaları bundan etkilenmekte ve dolayısıyla endüstri ilişkileri değişim göstermektedir. Emek süreçlerinde özellikle teknoloji, kontrol gibi olgular ekseninde önemli değişimler görülmekte, geçmişe nazaran daha az baskıcı bir görüntü sunan, işçiye değer verildiği algısı yaratmaya çalışan uygulamalar; işçilerin sadece bedenlerinin değil, beyinlerinin de ve işçiyi sadece üretim sürecinde değil, toplumun tüm alanlarında kontrol altına almaya çalışmaktadır. Bu uygulamaların işçi sınıfı üzerinde yaratacağı etkiler; işçi sınıfı ve sendikaların geleceği açısından kritik değişim alanlarına işaret etmektedir.