Okul Çağı Kekemeliğinde Kekemelik Şiddeti ve Duygu Durum Değişiminin İncelenmesi: Grup Terapisi Gözlemi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZGE ORAK

Danışman: Suna Tokgöz Yılmaz

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada kekemeliği olan okul çağı çocuklarının kekemelik şiddet düzeyleri, kaygı ile depresyon seviyeleri ve olumsuz düşüncelerinin uzun süreli iki farklı grup terapisi açısından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışmaya kekemeliği olan 42 tane okul çağı çocuğu (8-12 yaş aralığı) dahil edilmiştir. Konuşma terapisi bileşenlerinden oluşan birinci terapi programındaki 21 katılımcı (3 grup, A, B, C) ve konuşma terapisi bileşenleri ile psikoterapi bileşenlerinden oluşan ikinci terapi programındaki diğer 21 katılımcı (3 grup, D, E, F) 7'şer kişilik gruplar (toplam 6 grup) halinde 10 hafta takip edilmiştir. Grup terapisi boyunca katılımcıların kekemelik şiddetleri, durumluk ve sürekli kaygı, depresyon seviyeleri ve olumsuz düşünceleri belirlenmiştir. Elde edilen veriler iki grup terapisi programı kendi içlerinde (A,B,C,D,E,F) ve birbirleriyle (A-D, B-E, C-F ikili ve birinci-ikinci toplam terapi) karşılaştırılmıştır. Birinci ve ikinci terapi programı karşılaştırıldığında kekemelik şiddeti, durumluk ve sürekli kaygı, depresyon ve olumsuz düşünce açısından herhangi bir farklılık tespit edilememiş, her iki terapi programının değişkenler üzerindeki etkisi benzer olduğu görülmüştür. Bütün terapi gruplarında terapi sonrasında kekemelik şiddeti ile sürekli ve durumluk kaygı seviyesinde düşüş gözlenirken, depresyon ve olumsuz düşüncelerde anlamlı bir değişim gözlenmemiştir. Terapilerin bitiminden üç hafta sonra kekemelik şiddeti, durumluk ve sürekli kaygı seviyelerinde elde edilen düşüşün değişmediği belirlenmiştir. Ayrıca on haftalık grup terapisi uygulamaları boyunca her bir seans sonrasında durumluk kaygı seviyesi düşerken, sürekli kaygı ve depresyon değerinde değişim görülmemiştir. Grup terapilerinin kekemeliğe müdahale yöntemi olarak kullanılabileceği, konuşma terapisi bileşenlerinin grup olarak uygulanmasının kaygıyı kontrol etmeye olumlu etkisi olduğu sonucuna varılmıştır.