Kronik Hepatit B'li hastaların karaciğerinde viral antijenlerinin immunohistokimyasal yöntemle gösterilmesinin tanısal değeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, KLİNİK BAKTERİYOLOJİ VE ENFEKSİYON HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 1997
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜNAY TUNCER
Danışman: İSMAİL BALIK
Özet:ÖZET Hepatit B virus infeksiyonları tüm dünyada yaygındır ve çeşitli klinik tablolarla karşımıza çıkabilmektedir. Yapılan çok sayıda araştırmaya rağmen, hepatit B virus infeksiyonunun patogenezi ve kronikleşmesi tam olarak anlaşılamamıştır. Tanısal amaçla kullanılan rutin serolojik testlerden, klasik bilgilerimizle çelişen sonuçlar alınabilmektedir. Bu durum bilim adamlarını yeni araştırmalara doğru yöneltmiştir. Çalışmamızda, kronik hepatit B 'li olguların karaciğerinde yüzey ve kor antijenini göstererek ; bu antijenlerle serum HBeAg, HBV DNA, ALT değerleri ve histopatolojik aktivite indeksi arasında korelasyon olup olmadığını araştırmayı hedefledik. Çalışmaya Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesinde izlenen kronik hepatit B 'li toplam 42 hasta dahil edildi. 14 'ü kronik persistan, 28 'i kronik aktif hepatit vakasıydı. HBeAg / anti-HBe ELİSA ile, HBV DNA sıvı hibridizasyonla ve ALT otoanalizörlerle çalışıldı. Karaciğer dokusunda HBV antijenleri ise immunoperoksidaz boyama yöntemiyle gösterildi. Serum HBeAg 17, anti-HBe 25 vakada pozitif bulundu. HBV DNA ise toplam 18 vakada müspetti. Dokuda HBsAg olguların % 83.3 'ünde pozitif olup, sitoplazmik boyanma şeklindeydi. HBeAg pozitifliği % 30.9 olup, nükleer boyanma şeklindeydi. Yalnızca dörder vakada membranöz HBsAg ve sitoplazmik HBeAg ekpresyonu gösterildi. Nükleer HBeAg ekspresyonu, hem HBeAg hem de HBV DNA pozitifi iğ iyle korele bulundu. HBeAg+ grupta, HBV DNA ve nükleer HBeAg' nin birlikte pozitif olduğu vaka sayısı anti-HBe+ gruptakinden yüksekti. Tersine, bu iki markırın da negatif olduğu hasta sayısı anti-HBe+ grupta yüksekti. En duyarlı replikasyon markın olan HBV DNA 'sı negatif olduğu halde nükleer HBeAg 'si pozitif olan toplam üç vaka saptandı. Nükleer HBeAg ve sitoplazmik HBsAg ile diğer parametreler arasında korelasyon bulunamadı. Bu çalışma göstermiştir ki, tanısal amaçla karaciğer biyopsisi yapıldığında immunohistokimyasal teknikle hepatit B virus antijenlerinin aranması, hastaların daha sağlıklı değerlendirilmesine katkıda bulunacaktır ; fakat tek başına kullanılmamalıdır. Viral replikasyon markırlarının negatif olduğu durumlarda HBeAg ekspresyonundan faydalanılabilir. Bu yöntem yeterince duyarlı değildir ; ancak, ilerde afinitesi daha yüksek antikorlar geliştirilecek olursa kullanımı yaygınlaşabilir. 33