Fenilketonüri hastalarının beslenme alışkanlıkları ve yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, BESLENME VE DİYETETİK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İSMAİL MÜCAHİT ALPTEKİN

Danışman: FUNDA PINAR ÇAKIROĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, PKU'lu bireylerin beslenme alışkanlıkları ve yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. PKU Aile Derneği aracılığı ile ulaşılan 9-35yaş aralığında bulunan gönüllü ve PKU tanısı almış 20 PKU'lu çocuk (%19,1), 22 adölesan (%20,9), 21 yetişkin (%20,0) ile 42 çocuk ve adölesanların ebeveynleri (%40,0) katılmıştır. (n=105). PKU'lu bireylerin demografik özellikleri, beslenme alışkanlıkları, PKU ile ilgili durumları ve duygu ve düşünceleri anket formu ile saptanmıştır. Yaşam kaliteleri ise Regnault ve ark. (2015) tarafından geliştirilen ve izni alınan ölçekler ile değerlendirilmiştir. Çocukların yaş ortalaması 10,2±0,6, adölesanların yaş ortalaması 13,3±1,1, yetişkinlerin yaş ortalaması 23,5±5,1 ve ebeveynlerin yaş ortalaması 35,6±4,8 olarak belirlenmiştir. PKU'lu gruplar BKİ'lerine göre değerlendirildiğinde zayıf (%25,4), normal (%63,5) ve şişman (%11,1) olarak bulunmuştur, ayrıca zayıflık en fazla çocuklarda iken şişmanlık en fazla yetişkinlerdedir ve gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p 0,05), kaçamak yapma ve ev dışı yemek tüketim durumları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (p 0,05). Evde yemek pişirme süresi çocuk ve adölesan ailelerinde 1-1,5 saat iken yetişkin PKU'lularda 30dakika-1 saattir ve bireylerin tamamına yakını PKU özel ürünleri kullanmaktadır. PKU-QOL ölçekleri değerlendirildiğinde PKU'lu gruplar arasında; PKU semptomları bölümünde baş ağrısı, karın ağrısı, konsantrasyon eksikliği, yavaş düşünme, sinirlilik, saldırganlık, ruh hali değişkenliği, üzüntü ve endişe alanları; Genel olarak PKU bölümünde PKU'nun sosyal etkileri, PKU'nun genel etkileri, endişe-kan testleri alanları; Phe içermeyen supleman kullanımı bölümünde supleman tadı haricindeki tüm alanlar; Protein kısıtlı diyet bölümünde yiyeceklerin cazibesi, diyete bağlılık, diyetin sosyal etkileri ve düşük proteinli besinlerin tadı alanları açısından anlamlı farklılık bulunmaktadır (p<0,05). Sonuç olarak yaş arttıkça PKU'nun PKU'lu birey üzerindeki etkileri azalırken, ebeveynleri üzerindeki etkilerinin arttığı sonucuna varılmıştır. Çocuklar ve adölesanlar ile ebeveynleri değerlendirildiğinde çocuk grubunun skorlarının adölesan grubuna göre daha fazla alanda ebeveynlerinden farklılık gösterdiği saptanmıştır. Bu çalışma, PKU'da oldukça yüksek prevelansa sahip olan Türkiye açısından önemli ve özgün bir çalışmadır. PKU'lu bireylerin sosyal yaşamda karşılaştıkları sorunları ele alan çalışmaların artması gerekmektedir.