Avrupa Birliğinin gelişen Libya politikası: Göç ve güvenlik
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI EKONOMİK İLİŞKİLER ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET EMİR
Danışman: Çınar Özen
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çalışma uluslararası ilişkiler disiplininde Realist teori çerçevesinde Avrupa Birliği kurumsal yapısı ve üye devletlerinin Libya politikasına dair göç ve güvenlik bağlamında politika analizlerini değerlendirmektedir. Çalışmanın araştırma konusu "Avrupa Birliği üyesi devletlerin Libya krizi öncesi ve sonrasında neden ortak bir politika izleyemedikleri"dir. Libya'nın araştırmanın odağına alındığında ortaya çıkan sonuçlar Avrupa Birliği üyesi devletlerin bu devlete bakış açılarındaki farklılıkları göz önüne sermektedir. Dolayısıyla Birlik üyesi devletlerin göç ve güvenlik politikası yaklaşımlarının ne kadar farklı olduğu Libya olayları özelinde ortaya çıkmaktadır. Göç ve güvenlik bağlamında icra edilen çalışma Avrupa Birliği kurumsal yapısı ve üye devletlerin Libya ile olan ilişkileri üzerine odaklanmaktadır. Değerlendirme safhasında üye devletlerin tarihsel süreçte Libya ilişkileri, ortak çıkarları için beklenen ortak strateji, tutum ve eylemi neden göç ve güvenlik bağlamında ortaya koyamadıkları incelenmektedir. Devletlerin halen çok güçlü bir şekilde güvenliklerini diğer politikalardan daha fazla öncelemelerinden dolayı çalışmada Realist teori benimsenmiştir. Libya'da Muammer Kaddafi öncesi ve sonrası dönem gelişmeleri incelenerek Avrupa Birliği kurumsal yapısı ve üye devletlerin bu süreç içerisinde etkileşimleri değerlendirilecektir. Tarihsel sürecinde çoğunlukla sömürgeciliğe maruz kalan Libya vatandaşlarında milliyetçilik vasıfları zayıf kalırken, din eksenli ve Batı karşıtı bir aidiyet benimsenmiştir. Sömürgecilik düzeninin ardından Kral İdris ve Muammer Kaddafi rejimleri ülke yönetiminde hakim olurken demokrasi görülmemiştir. Dolayısıyla monarşik düzende başta bulunan yöneticilerin politik tercihleri devlet politikalarının da belirleyicisi olmuştur. Libya'nın petrol kaynağına sahip olması, Avrupa'nın güneyinde çok önemli bir coğrafyada yer alması ve göç güzergahında önemli bir konumda bulunması sayesinde bu durum onun Avrupa Birliği tarafından dikkate alınması gereken kaçınılamaz bir aktör olmasını sağlamıştır. Özellikle 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından güvenlikle bağdaştırılan düzensiz göç olgusu Avrupa Birliği ve Libya ilişkilerini daha önemli kılmıştır. Avrupa'da düzenlenen terör saldırılarından sonra düzensiz göç başlıca gündem maddesi olmuştur. Birlik üyesi devletlerin göç ve güvenlik bağlamında politikalarını analiz edebilmek için Libya krizi çok elverişli bir örnek olaydır. Çünkü buradan hareketle Birlik üyesi devletlerin ulusal çıkarları ekseninde hem bütünleşme teorileri bağlamında birbirleriyle olan politik ilişkileri hem de Libya politikası üzerinden dış eylemleri analiz edilebilmektedir. Avrupa Birliği üyesi devletler açısından halen ulusal çıkarları çok güçlü bir şekilde korunurken bunun en önemli unsurunu ise güvenlik oluşturmaktadır. Güvenlikleri söz konusu olduğunda Birlik üyesi devletler bütünleşme stratejilerini dahi geri plana atmaktadırlar. Güvenlikleri için çok önemli gördükleri düzensiz göç hareketlerine karşı egemenliklerini üst otoriteye devretmekte isteksizdirler. Bunun yanında göç ve güvenlikleri için birbirlerinin çıkarı aleyhine bile olsa Libya örneğinde görüleceği gibi hareket etmekten çekinmemektedirler. Libya olayları Avrupa Birliği üyesi devletlerin ortak hareket etmelerinde neden başarısız olduklarını analiz etmek için çok elverişli bir alandır. Çalışma bilimsel literatürdeki bu eksikliği tamamlayarak bilimsel alana katkı sağlamayı amaçlamaktadır.