HIBISCUS ROSA-SINENSIS L. (MALVACEAE) VE TIBBİ DEĞERİ ÜZERİNE ÇALIŞMALAR


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi, Eczacılık Meslek Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Ezgi Türüdü

Danışman: Ayşegül Köroğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Hibiscus rosa-sinensis, Malvaceae familyasına ait Çin gülü olarak bilinir. Bu bitkinin çeşitli tropik ülkelerde yaraları, iltihabı, ateşi ve öksürüğü, diyabeti, bakteri ve mantarların neden olduğu enfeksiyonları, saç dökülmesini ve mide ülserlerini tedavi etmek için çeşitli önemli tıbbi kullanımları vardır. Fitokimyasal analizler H. rosa-sinensis'in tanen, antrakinon, fenolik bileşikler, flavonoid, alkaloid, terpenoid, saponin, kardiyak glikozit, protein, serbest aminoasit, karbonhidrat, indirgenmiş şeker, müsilaj, esansiyel aminoasitler ve steroid yapısında sekonder bileşikler içerdiğini göstermiştir. Farmakolojik etki çalışmaları H. rosa-sinensis'in reprodüktif, antidiyabetik, fibrinolitik, hipolipidemik, antioksidan, antiinflamatuvar, antipiretik, analjezik, immunomodulatör, antikonvülzan, antidepresan, hafıza güçlendirici, anksiyolitik, sitotoksik, antimikrobiyal, anti-kanser, yara iyileştirici, çocuk düşürtücü gibi pek çok farklı etkilere sahip olduğunu açığa çıkarmıştır. Toksisite üzerine yapılan birkaç çalışma, bu bitkinin tüm kısımlarından elde edilen ekstrelerinin çoğunun, histolojik analize göre yüksek dozlarda herhangi bir toksisite belirtisi göstermediğini ortaya çıkarmıştır. Bununla birlikte, bazı ekstrelerin biyokimyasal ve hematolojik parametreleri değiştirdiği görülmüştür. Bu çalışmanın derleme kısmında H. rosa sinensis'in geleneksel kullanılışı, kimyasal bileşenleri, farmakolojik etkileri ve terapotik önemi periyodik olarak yayınlanan basılı ve elektronik dergiler taranarak son yıllarda yapılmış olan çalışmalar ışığında incelenmiş ve tartışılmıştır. Deneysel kısmında ise kültür ortamından toplanan bitkiler yaprak ve çiçek olarak ayrılmıştır. Bu bitki kısımlarının anatomik özellikleri enine ve yüzeyel kesitlerle belirlenmiştir. Yaprağın her iki epidermasının da müsilaj hücresi taşıdığı, mezofil tabakasının druz yönünden zengin olduğu, nişasta içerdiği, yer yer demet örtü tüyleri ve Malveceae tipi salgı tüyleri taşıdığı tespit edilmiştir. Çiçek anatomik özellikleri ilk kez belirlenmiş ve fotoğraflarla görsellenmiştir. Her iki bitki kısmı için ana etken madde teşhisi yapılmış, ayrıca total fenol içeriği ve DPPH yöntemi ile radikal süpürücü etkisi çalışılmıştır.