Kamu istihdamında esnekleşme
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İMREN PINAR DÜLGAR
Danışman: İPEK ÖZKAL SAYAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:20. yüzyılın son çeyreğinden itibaren yaygınlaşan küreselleşme ve neoliberalizm başlığı altında toplanabilecek "yeni" yaklaşımlar, kamu [personel] politikalarında önemli değişikliklere yol açmıştır. Keynesyen devletten minimal ve düzenleyici devlete dönüşüm, aynı zamanda devletin kamu hizmeti algısının piyasa eksenli dönüşümü anlamına gelmektedir. Kamu hizmetinde sunumdan ziyade ekonomik ölçütün ön planda tutulması, hizmetin sunucusu olan personelin değişebilir saatlerde, işyerlerinde ve statülerde istihdamını gerektirmekte ve bu gerekliliğin karşılanması kamu istihdamında esnekleşme politikalarıyla mümkün kılınmaktadır. Bu tez çalışmasında kamu istihdamında esnekleşmenin eleştirel bağlamda incelenmesi amaçlanırken konu, bütüncül bakış açısıyla devletin kamu politikalarını piyasacı anlayışla yürütmesi yönündeki tercihinin personel alanındaki yansıması olarak ele alınmaktadır. Türkiye'de bu tercih doğrultusunda 1980'li yıllarda özelleştirme ve taşeronlaşma uygulamalarıyla başlayan istihdamda esnekleşme hedefinin, 2000'li yıllarda da hükümetin politika belgelerinde yerini koruduğu gözlenmektedir. Esnekleşmede küresel sermaye örgütlerinin etkisi yadsınmamakla birlikte, konunun salt küresel bir dayatma değil, ulusal sermaye örgütlerinin ve devletin benimsediği politika olarak görülmesi kaçınılmazdır. Çalışmada kamu istihdamında esnekleşmenin sayısal boyutuna odaklanılarak niceliksel tablo ortaya konulmuştur. Kamu personel sayılarının nüfus ve toplam istihdam gibi parametrelerle karşılaştırılmasıyla yapılan hesaplamalarda politika belgelerinde kesintisiz biçimde yer verilen esnekleşme hedefinde, özellikle seçim dönemlerinde uygulanan popülist siyaset tarzı nedeniyle aksamalar olduğu görülmüştür. Bu nedenle sayısal incelemelerde esnekleşme politikalarına ilişkin istikrarlı bir başarı eğrisinin çizildiğini söylemek doğru değildir ancak bu hedefin personel politikalarında varılmak istenen nihai nokta olarak varlığını sürdürdüğü gözlenmektedir.