Tanzimat bürokratlarının eğitimsel dönüşüme etkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İSMAİL GÜVEN
Danışman: HAMİYET SEZER FEYZİOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın amacı Tanzimat dönemi bürokratlarının Osmanlı eğitimine etkilerini analiz etmektir. Çalışma beş ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk olarak bürokrasinin kavramsal çözümlemesi yapılmış, Tanzimat döneminden önce Osmanlı devletinde bürokrasinin işleyişi ve genel görünümü ele alınmıştır. Birinci bölümde ise Tanzimat döneminde bürokrasinin değişimi ve eğitime olan etkileri analiz edilmiştir. İkinci bölümde, Tanzimat döneminde eğitim politikasındaki değişim bürokratların katkılarıyla birlikte işlenmiştir. Üçüncü bölümde ise Tanzimat bürokratlarının eğitim sisteminin yasal temellerini dönüştürücü etkisi çözümlenmiştir. Dördüncü bölümde Tanzimat dönemi eğitiminin yönetsel temellerine ilişkin uygulamalara Tanzimat bürokrasisinin etkileri farklı başlıklar altında verilmiştir. Beşinci bölümde ise Tanzimat döneminde açılan yeni eğitim kurumları ve Tanzimat bürokratlarının katkıları incelenmiştir. Çalışma bir bütün olarak Tanzimat döneminde eğitimin politik, yasal, yönetsel temellerine ek olarak yeni eğitim uygulamalarını Tanzimat öncesinde başlayıp sonrasında süren yeniliklere Tanzimat bürokratlarının etkisini kanıtlara dayalı olarak sunmuştur. Tanzimat öncesinde başlayan eğitimle ilgili yeniliklere bürokratlar öncülük etmişlerdir. Lale devrinde biçimsel olarak başlayan değişimlere elçiler, yurt dışına öğrenim görmek üzere gönderilen subaylar ve sivil öğrenciler ile yabancı uzmanlar ivme kazandırmışlardır. Tanzimat bürokratları eğitimle ilgili yenilikleri aniden değil tedrici olarak uygulamaya koymuşlardır. İlk olarak batıdaki eğitim anlayışını yerinde incelemişler ve Osmanlı devletine tanıtmışlardır. Sefaretnameler, layihalar ve kişisel raporlar burada kaynak olarak kullanılmıştır. İkinci evrede ise Avrupa'da oluşturulmuş olan eğitim kurumlarının benzerlerini kurma, yönetim, organizasyon ve yasal temellere dayalı olarak kurmaya çalışmışlardır. Tanzimat bürokratları bu evrede bir yandan eğitim kurumlarını oluşturmuş, diğer yandan yönetmeliklerini ve programlarını oluşturmuşlardır. Böylece batılı tarzda eğitimin Osmanlı devletinde tanıtılması ve eğitim anlayışının uygulanmasına öncü olmuşlardır. Üçüncü evrede ise Osmanlı toplumuna özgü eğitim kurumları oluşturmuşlardır. Başta Fransa olmak üzere Avrupa'daki sefaretlerde görev yapan bürokratlar ve öğrenim almak üzere batıya gönderilen öğrenciler Avrupa'daki bilimsel, eğitimsel gelişmeleri yakından izlemişlerdir. Geri döndüklerinde askeri okullarda görev almış bazıları da Bâb-ı Âlî'de bürokrat olmuşlardır. Mustafa Reşid Paşa (1800-1858), Sadık Rifat Paşa (1807-1858), Mustafa Sami Efendi (öl.1851), Mehmed Emin Ali Paşa (1815-1871), Keçecizade Fuat Paşa 1828-1910), Safvet Paşa (1814-1883), Sadullah Paşa (1838-1891) gibi bürokratlar eğitim konusunda önemli görüşler ileri sürmüşlerdir. Ebubekir Râtıb Efendi'nin (1750-1799) yazmış olduğu "Viyana Sefaretnamesi" başka bir deyişle "Büyük Layiha" olarak bilinen Tuhfetü's-Sefâre fî Ahvâl-i Asâkiri'n-Nasârâ ve'l-İdâre'de eğitimle ilgili düşünceleri doğrudan aktarması bakımından büyük önem taşır. Bu görüşler daha Sadık Rifat Paşa, Mustafa Sami Efendi tarafından da dile getirilmiştir. Tanzimat bürokratlarının eğitim politikasında en önemli etkisi "dünyevi" ya da "göreceli laik" diyebileceğimiz bir eğitim politikasını oluşturmaya öncülük etmeleridir. Eğitim politikasının temel bileşeni reform yaparak devleti zor durumdan kurtarabilecekleri düşüncesini topluma yaymak biçiminde özetlenebilir. Pozitivizm'in temele dayanağı olan organik dayanışma kavramını kullanarak Avrupa'da ortaya çıkan Osmanlıyı olumsuz etkileyen milliyetçilik akımına karşı koymak için "Osmanlılık" ideolojisini kullanmışlardır. Tazimat bürokratları eğitim kurumlarının oluşturulmasını, eğitimle ilgili yasal temellerin hazırlanmasına da katkıda bulunmuşlardır. Devletin bekasını sürdürmeyi sağlayacağını düşündükleri eğitim kurumlarını hızla oluşturmuşladır. Rüşdiyeler, Sultaniler ve Mekteb-i Mülkiye gibi kurumlar buna örnek verilebilir. Eğitim sisteminin laikleşmesini sağlamak ve ulemanın etkisinden kurtarmak için eğitim kurumlarını merkezi bir birime (nezaret) bağlama çabalarıyla birlikte yönetsel alanda laik anlayışın ilk izleri belirmiştir. 1869 tarihli Maarif-i Umumiye Nizamnamesi bu ideolojinin resmî belgesi olarak kabul edilebilir. Osmanlı devletine tanıtan başta Reşid Paşa olmak üzere bütün Tanzimat bürokratları ilerleme ve gelişme (ittihat ve terakki) kavramları üzerinden ele almışlardır. Tanzimat döneminde bürokrasinin eğitime en önemli katkılarından hukuk kültürünü eğitim alanına temel alınması olmuştur.