Huzurevlerine kabul edilerek sıraya alınan yaşlıların sosyal hizmet ihtiyacı ile evde bakım veren yakınlarının bakım yükleri ve yaşam memnuniyetlerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, SOSYAL HİZMET ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BAHADIR DİNÇ

Danışman: EMİNE ÖZMETE

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırmada, Ankara ilindeki Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Ankara İl Müdürlüğü'ne bağlı kamuya ait huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerine başvuru yapan; ilgili huzurevinde kalmak üzere kabul edilen ve sıraya alınan yaşlıların kuruma yerleşinceye kadar geçen süredeki sosyal hizmet ihtiyacının ve yaşam memnuniyetlerinin belirlenmesi; yaşlılara bu süreçte evde bakım veren yakınlarının psikolojik, ekonomik, sosyo-kültürel durumlarının incelenmesi, bakım yüklerinin ve yaşam memnuniyetlerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı Ankara ilindeki uygun görülen huzurevlerindeki 2017-2018 yıllarında yapılmış başvuruları içeren yaşlı kabul listelerinden yaşlı bireylerin ve bakım verenlerin iletişim bilgilerine ulaşılmış ve ilgili kurumlarda görev yapan sosyal hizmet uzmanları eşliğinde çalışmaya katılmayı gönüllü olarak kabul edip etmedikleri sorulmuştur. Çalışmaya katılmayı kabul ettiğini belirten yaşlı bireyler ve bakım verenlerin yaşadığı konutlar ziyaret edilerek hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formları doğrultusunda yüz yüze derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Verilerin toplanması aşamasında çalışmaya katılmak için gönüllü olan yaşlı bireylere Babacan Yıldız ve arkadaşları tarafından geliştirilen Bilişsel Durum Değerlendirme Testi uygulandıktan sonra geçerli puanı alan yaşlı bireyler çalışmaya dahil edilerek, araştırmacı tarafından literatürün incelenmesiyle oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu ve demografik bilgi formu uygulanmıştır. Bakım verenlere ise araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Bu kapsamda çalışmada nitel araştırma yöntemi ve fenomenolojik araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, çalışmaya katılmayı kabul eden ve sağlık durumu uygun olan 9 yaşlı birey ve 36 bakım veren oluşturmaktadır. Hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formları toplamda 45 kişiye uygulanarak nitel verilere ulaşılmıştır. Katılımcılardan toplanan nitel veriler araştırmacı tarafından belirlenen temalar ve veri şemalarına göre analiz edilmiştir. Verilerin derinlemesine analizinin yapılması ve elde edilen bulguların görselleştirilmesi için Maxqda nitel veri analizi programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda yaşlı bireylerin yaşlı kabul sırasındaki bekleme sürecinde ekonomik desteğe ihtiyaç duydukları, sağlık durumlarının giderek kötüleşmesiyle tıbbi bakım ihtiyacının arttığı, evde bakım almak yerine süresiz ve yatılı bir kurum bakımı almayı tercih ettikleri görülmüştür. Yaşlı bireyler sosyal hizmet ihtiyaçlarını belirtirken ekonomik destek ve kurum bakımı desteği kavramlarını kullanmışlarıdır. Yaşlı kabul sırasında ismi bulunan bazı yaşlı bireylerin ise kabul sırası kendilerine gelemeden vefat ettiği ve bakım hizmetinden yararlanamadıkları belirlenmiştir. Bakım verenlerin yaşlı bireylere kurum bakımı almak istedikleri dönemden önce de evde bakım vermişlerdir. Bakım verenlerin güçlerinin yettiği son ana kadar yaşlı bireye bakım verdikleri, bakım vermeye devam edemeyeceklerine karar verdikleri anda kurum bakımı almak için başvuru yaptıkları öğrenilmiştir. Bakım verenler ilk defa kuruma başvuru sırasında sosyal hizmet uzmanlarından yaşlı kabul sırası hakkında bilgi alarak, bir süre daha bakım vermeleri gerektiğini öğrenmişlerdir. Bakım verenler kurum bakımı almak için başvuru yaptıklarında tükenmiş olmalarına rağmen bu süreçte bakım vermek zorunda kalmışlardır. Bakım verenler en fazla bu süreçte sosyal, duygusal, ekonomik ve psikolojik bakım yükü hissetmişlerdir. Bakım verenler uzun süre bakım yükünü taşımaları ve kendilerinin yaşlanarak bakıma ihtiyaç duymalarına rağmen bu ihtiyaçlarını karşılayamamaları sebebiyle yaşam memnuniyetleri olumsuz biçimde etkilenmiştir.