Fiziksel aktivite ve sağlık durumunun hastaneye yatış gerektiren KOAH akut alevlenmelerinin seyri üzerine etkileri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÖKÇEN ARKAN ERDOĞAN

Danışman: ELİF ŞEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı kronik morbidite ve mortalitenin başlıca nedenlerinden biri olan önlenebilir, tedavi edilebilir bir hastalıktır. KOAH'ın doğal seyri, tekrarlayıcı semptomlar ve alevlenmeler ile karakterizedir. KOAH'lı hastalar, günlük yaşamlarında çok daha az aktiftir. Bu nedenle, sınırlı fiziksel aktivite düzeyi hastaların kondisyonsuzluğunun ve dispne gibi semptomlarının bir yansımasıdır. Bu durum literatürde sıklıkla bahsedilen hareketsizlik, kondisyonsuzluk ve nefes darlığından meydana gelen kısır döngüyü biçimlendirir. Bozulan sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi de bu döngünün bir parçasıdır. Dolayısıyla KOAH'lı hastalarda fiziksel yaşam aktivitelerinin ve fonksiyonel durumunun tespiti, alevlenmelerin fiziksel aktivite ve yaşam kalitesi üzerine etkilerinin belirlenmesi önemlidir. Çalışmaya AÜTF Göğüs Hastalıkları AD'nda akut alevlenme sebebi ile hastaneye yatırılan 75 KOAH tanılı hasta alındı. Hastaların akut alevlenme döneminde uygulanan çeşitli yaşam kalitesi anketleri (CAT, SGRQ, SF-36, Nottingham sağlık profili, LCADL), dispne düzeyi (mMRC), BOD indeksi ve adımsayar ile ölçülen fiziksel aktivite düzeyi ile klinik özellikler arasındaki ilişkiler belirlendi. Fiziksel aktivite ve sağlık durumu ile ilişkili yaşam kalitesinin hastanede kalış süresi, bir sonraki alevlenmeye kadar geçen süre üzerine etkileri değerlendirildi. Ayrıca çalışmaya alınan hastalardan stabil dönem kontrollerine gelerek tekrar değerlendirme yapılabilen 26 hastada ise fiziksel aktivite, sağlık durumuyla ilişkili yaşam kalitesi ve solunum fonksiyonlarındaki değişimler ve ilişkileri incelendi. Sonuç olarak; adım sayısı yüksek olan hastaların FEV1, FVC, FEF25-75 değerlerinin daha yüksek olduğu gözlendi. BOD indeksi, mMRC, CAT ve SGRQ değerleri arttıkça yani dispne ve yaşam kalitesi kötüleştikçe adım sayısının azaldığı izlendi. SF-36 fiziksel kısıtlanma skorları daha iyi olan hastaların adım sayılarının arttığı, Nottingham sağlık profiline göre enerjik olmayan hastaların adım sayılarının ise azaldığı belirlendi. LCADL ile adım sayısı ilişkili değildi. Adım sayısı ile kalp yetmezliği belirteci olarak kabul edilen yüksek Pro-BNP düzeyleri arasında negatif korelasyon saptandı. Alevlenme sebebi ile tekrar hastaneye başvurana kadar geçen süre (İAGS) ile diğer klinik parametreler arasındaki ilişki değerlendirildiğinde, İAGS ile alevlenme sayısı, hastaneye yatış, sık alevlenme öyküsü ilişkiliydi. İAGS ile PaO2, SaO2, PaCO2, Pro-BNP değerleri ve SFT parametrelerinden FEV1, FVC, FEF25-75, DLCO değerlerinin ilişkili olduğu izlendi. BOD indeksi, mMRC, CAT ve SGRQ ile adım sayısındaki ilişkiye benzer şekilde İAGS arasında da negatif yönde korelasyon mevcuttu. Dispneik ve yaşam kalitesi değerleri daha düşük olan hastaların daha kısa süre sonra alevlenme ile hastaneye başvurdukları görüldü. SF-36, Nottingham sağlık profili, LCADL anketlerinin bazı alt bölümleri ile İAGS arasında korelasyon saptandı. Fiziksel fonksiyon ve fiziksel rol kısıtlılığı skorları daha iyi, fiziksel olarak daha mobil, enerjik, emosyonel ve sosyal açıdan daha iyi durumdaki hastaların İAGS süreleri de uzamaktaydı. Hastaların kişisel bakımı bozuldukça İAGS'nin kısaldığı belirlendi. Hastanede verilen tedavilerden NIMV ve steroid tedavisi alan hastaların İAGS süreleri daha kısaydı. Hastaların mMRC skorları arttıkça yatış süresinin uzadığı izlendi. SGRQ ile yatış süresi arasında ilişki bulunmadı. SF-36, Nottingham sağlık profili anketi ve LCADL bazı alt bölümleri ile yatış süresi arasında korelasyon mevcuttu. Kişisel bakımı bozuk, fiziksel fonksiyonlarında kısıtlanma olan hastaların hastanede yattığı gün sayısı artış gösteriyordu. Takibe gelen 26 hastalık stabil dönem KOAH'lı hasta verileri alevlenme dönemi ile karşılaştırıldığında adım sayılarının, FEV1, FVC, FEF25-75 değerlerinin stabil dönemde, alevlenme döneminden farklı olduğu ve daha yüksek değerlerde olduğu görüldü. CAT skoru, LCADL, SF-36, Nottingham sağlık profili anketi bazı alt skorları iki grup arasında farklı saptandı ve stabil dönemde hastaların daha iyi yaşam kalitesi gösterdiği izlendi. Alevlenme dönemi ve stabil dönem karşılaştırıldığında adım sayısındaki değişimi, bağımsız olarak etkileyen değişkenin SF-36 anketinin genel sağlık algısındaki değişim olduğu saptandı. Bu çalışmada hastaneye yatış gerektiren ağır KOAH akut alevlenmelerinde hastaların fiziksel aktivitelerinin kısıtlandığı ve sağlıkla ilişkili yaşam kalitelerinin bozulduğu belirlendi. Günlük fiziksel aktiviteleri kısıtlanan, yaşam kaliteleri bozuk olan hastaların hastanede yatış sürelerinin uzadığı ve bir sonraki alevlenmeye kadar geçen sürenin ise kısaldığı saptandı. Anahtar Kelimeler: Alevlenme, fiziksel aktivite, KOAH, pedometre, sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi