PREEKLAMPTİK GEBELERİN GÖBEK KORDONU MEZENKİMAL HÜCRE KAYNAKLI EKZOZOMLARININ ENDOTEL HÜCRESİ İŞLEVLERİ ÜZERİNE ETKİSİ
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İBRAHİM ALPTEKİN
Danışman: Alp Can
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Mezenkimal stroma hücreleri anjiyogenik potansiyeli gösterilmiş hücrelerdir. Farklı kaynaklardan elde edilir. Bunlar arasında göbek kordonu stroması önemli bir kaynaktır. Bu hücreler anjiyogenik etkilerini hücre dışına salgıladıkları ekzozomlar aracılığıyla yapar. Ekzozomlar taşıdıkları biyobelirteçlerle hedef hücrede etkindir. İçerikleri salgılandıkları dokuya, hücrenin metabolik durumuna ve hastalıklar gibi diğer koşullara göre değişir. Preeklampsi gebelikte ortaya çıkar, yüksek tansiyon ve proteinüri ile seyreder. Birbirinden farklı gelişen plasenta kaynaklı ve maternal kaynaklı iki alt tipi bulunur. Bu iki alt tip arasındaki ayrım henüz netlik kazanmamıştır. Preeklampsideki belirtilerin ortaya çıkışında endotel disfonksiyonu ön plandadır. Endoteli etkileyen bu durumun anjiyogenezi de etkilemesi olasıdır. Bu etkiyi gebeliğin erken döneminde damar gelişim sürecinde oluşturur. Özellikle preeklampsinin başlangıcının anjiyogenezi nasıl etkilediğiyle ilgili doku çalışması sınırlıdır. Anjiyogenik etkileri bilinen ve in vivo ve in vitro koşullarda devam eden iGK-MSH´nin dokudaki bazal anjiyogenik potansiyeli ve ekzozomlarının anjiyogenik performasının değerlendirilmesine ilişkin literatür kısıtlıdır. Amaç: Bu çalışmada farklı başlangıçlı preeklampsi olgularından elde edilen ekzozomların HUVEC üzerinde anjiyogenez performansı ve alınan göbek kordonlarındaki stromanın VEGFR-2 ifade düzeyleri karşılaştırılarak literatüre katkı yapılması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Erken başlangıçlı (24 ile 34 hafta arası) ve geç başlangıçlı (34 hafta sonrası) altışar preeklampsi olgusundan alınan göbek kordonlarından iGK-MSH ekzozomları ultrasantrifüj yöntemiyle ayrıştırıldı. P3´teki ekzozomların karakterizasyonu için SEM, Western Blot, ayarlanabilir dirençli darbe algılama sistemi, MicroBCA® analizleri yapıldı. Elde edilen ekzozomlarla HUVEC hattı tüp oluşumu deneyinde anjiyogenez test edildi. Alınan göbek kordonuna ait üç bölge subamniyotik stroma (1), intervasküler stroma (IVS), perivasküler stroma (PVS) ve yapılan hücre kültüründe üç farklı grupta (Kontrol, EPE, GPE) VEGR-2 proteiniyle immün işaretleme yapıldı. Alınan göbek kordonları H&E ve Mallory Azan boyasıyla boyanarak göbek kordonundaki yapılara ait metrik ölçümler gerçekleştirildi. Gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak değelendirildi. Bulgular: Kontrol ekzozomları, EPE ve GPE ekzozomlarından daha etkin anjiyogenez performansı gösterdi. Göbek kordonunda, gruplardan bağımsız olarak VEGFR-2 seviyesi SAS´da IVS ve PVS´ye göre zayıf izlendi. Hücre kültüründe kontrol olgularında EPE ve GPE´ye göre daha yüksek sinyal yoğunluğu ölçüldü. Histomorfometrik olarak gruplarda arter lümeni ve arter lümen indeksi EPE ve GPE gruplarında kontrollere göre yüksek ölçüldü. Sonuç: Preeklampsi anjiyogenezi olumsuz etkiler. Fakat preeklampsinin başlangıcı anjiyogenez üzerinde belirgin bir etkiye sahip değildir. Göbek kordonu stroması anjiyogenik potansiyelini korumaktadır. Preeklampsinin stroma üzerinde anlamlı etkisi bulunur. Fakat hücrelerin anjiyogenik potansiyeli üzerinde düşürücü belirgin bir etkisi bulunmaz. Anahtar kelimeler: Erken başlangıçlı preeklampsi, geç başlangıçlı preeklampsi, anjiyogenez, VEGFR-2, ekzozom