Anca-ilişkili vaskülit hastalarında tırnak dibi kapilleroskopi bulgularının hastalık aktivasyonu ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜŞRA ARSLAN KAYA

Danışman: Tahsin Murat Turgay

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ANCA-ilişkili vaskülitler (AİV), dolaşımdaki anti-nötrofil sitoplazmik antikor (ANCA) varlığı ve küçük damarların inflamasyonu ile karakterize bir vaskülit grubudur. Klinik olarak granülomatöz polianjitis (GPA), mikroskobik polianjitis (MPA) ve eozinofilik granülomatöz polianjitis (EGPA) alt gruplarından oluşan AİV'lerde multisistemik tutulum görülür. İmmünsupresif tedavilerle prognozu önemli ölçüde iyileşmiştir, mortalite ise aktif hastalık veya tedavi komplikasyonlarından kaynaklanmaktadır. Tırnak yatağındaki kapiller yapının morfolojik değerlendirilmesinde ve mikrovasküler hasarlarını tespit etmede kullanılan, invaziv olmayan, ucuz ve kolay bir görüntüleme tekniği olan kapilleroskopi; Raynaud sendromu, sistemik skleroz, dermatomiyozit ve bazı bağ doku hastalıklarının tanı ve takibinde kullanılmaktadır. AİV'de kapilleroskopik bulgular ile ilgili oldukça sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. AİV hastalık seyrindeki organ/sistem disfonksiyonun küçük damar tutulumu ile ortaya çıkmasından yola çıkarak yaptığımız bu çalışmada; AİV hastalarındaki tırnak dibi kapilleroskopi bulgularının hastalık aktivasyonu ile ilişkisini inceledik. Araştırmaya Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Romatoloji Bilim Dalı'nda takipli olan Ocak 2022- Nisan 2022 arasında polikliniğe başvuran 40 AİV tanılı hasta çalışmaya dahil edildi. Çalışmanın sonucunda hasta popülasyonunda, kapilleroskopik bulguların hastalık aktivitesi, organ/sistem tutulumu ve diğer özellikler ile ilişkisi belirlendi. AİV hastalarının verileri, benzer yaş ve cinsiyetteki 40 kişilik sağlıklı kontrol grubu ile kıyaslandı. Skleroderma, sistemik lupus eritematozus, diğer tip vaskülit, dermatomiyozit, Sjögren sendromu, mikst konnektif doku hastalığı, antifosfolipid sendromu, hipertiroidi, diyabetes mellitus, hipertansiyon, gebelik, malignite ve Raynaud fenomenine sahip olanlar dışlandı. Hastaların başvurusunda hastalığın klinik özellikleri ile sosyodemografik veriler, sigara, ilaç kullanımı, VKİ kayıt altına alındı. Birmingham Vaskülit Aktivite Skoru (BVAS) ile hastalığın aktif olup olmadığı belirlendi. Hastalardan rutin olarak gönderilen hemoglobin, trombosit, beyaz küre, crp, serum kreatinin, alt, ast, tam idrar tetkiki ve 24 saatlik idrar protein değerleri kayıt altına alındı. AİV hastalarının ve sağlıklı kontrol grubunun her iki elinin 2.-5. Parmaklarının kapilleroskopik görüntülemeleri yapıldı. Elde edilen kapilleroskopik bulguların, hastalık aktivitesini belirleyen BVAS skoru ile ilişkili olup olmadığı değerlendirildi. Çalışmamıza 40 AİV hastası ve 40 sağlıklı birey dahil edildi. Hastaların %57,5'i (23 hasta), kontrol grubunun %70'i (28 hasta) kadındı. Yaş ortalaması AİV hasta grubunda 52,1±16,2, sağlıklı kontrol grubunda 50±6,5 yıl saptandı. Yaş ve cinsiyet açısından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (sırasıyla p=0.459, p=0,245). Hastaların 33'ü (%82,5) GPA, 3 hasta EGPA (%7,5) 3 hasta MPA (%7,5), 1 hasta (%2,5) renal sınırlı vaskülit tanılıydı. Kapiller dansite, dev kapiller ve mikrohemoraji varlığı açısından yapılan kalitatif değerlendirmede gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. AİV hastalarında çalı kapiller %32,5 (13 hasta), tortioze kapiller %60 (24 hasta), geniş kapiller %42,5 (17 hasta) oranında görüldü ve sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde (p <0,001) düzeyde yüksekti. Kantitatif değerlendirme ile hasta grubunda geniş kapiller, mikrohemoraji, kapiller düzensizlik, kapiller dallanma artışı, toplam kapilleroskopi skorları sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırıldı ve bulgular anlamlı olarak yüksek görüldü (p<0,001). AİV hastalarında saptanan toplam kapilleroskopi skoru ile klinik ve laboratuvar özellikler arasında korelasyon olup olmadığına bakıldı. Toplam kapilleroskopi skoru ile yaş, hastalık süresi, CRP ve BVAS skoru karşılaştırıldı, istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. BVAS skoru ile karşılaştırıldığında CRP arasında anlamlı korelasyon saptanmadı. AİV hastalarının organ ve sistem tutulumları ile toplam kapilleroskopi skorları arasında ilişkiye bakıldı. Artrit/artralji, deri, göz, KBB, pulmoner, renal, periferik sinir tutulumları, ANCA pozitifliği ile toplam kapilleroskopi skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki görülmedi. Sonuç olarak, AİV hastalarında çalı kapiller, tortioze kapiller, geniş kapiller, mikrohemoraji, kapiller düzensizlik, dallanma artışı ve toplam kapilleroskopi skorları sağlıklı kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek saptandı. Klinik bulgular ve organ tutulumları ile kapilleroskopi skorları arasında anlamlı ilişki görülmedi. Bu veriler sonucunda, AİV hastalarında kapilleroskopik bulguların spesifik olmadığını ancak tanıda destekleyici olabileceğini düşünmekteyiz. AİV'de kapilleroskopi bulguları ve tanısal değerini daha fazla aydınlatmak için iyi planlanmış, daha geniş serilerde çalışmalara ihtiyaç vardır.