Adli Kaydı Bulunan ve Bulunmayan Şizofreni Hastalarının Sosyodemografik, Klinik ve Aleksitimi Özelliklerinin Karşılaştırılması
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Adli Bilimler Enstitüsü, Kriminalistik Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DİLEK BAYSAL
Danışman: Vesile Şentürk Cankorur
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Ruhsal hastalıklar ile suç davranışı ilişkisini inceleyen çalışmalar tarafından, bu hastalıklar içerisinde şizofreninin suç içerikli davranışlar ile en çok ilişkilendirilen hastalık olarak bulunması nedeniyle, bu alanda yapılan çalışmaların sayısı giderek artmıştır. Suç ile şizofreni arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalar incelendiğinde, şizofreni hastalarında suç işlemenin ve saldırgan davranışlar sergilemenin risk faktörlerinin neler olduğu konusu göze çarpmaktadır. Bu bağlamda sosyodemografik, çevresel, bağlamsal, bireysel, ailesel özellikler ve klinik faktörler ile olan ilişkiler üzerinde durulurken, ayrıca şizofreniye eşlik eden, başta alkol madde kullanım bozukluğu başta olmak üzere, diğer psikiyatrik hastalıkların varlığının suç davranışı sergilemedeki etkileri de incelenmiştir. Çalışmamızın temel amacı, adli kaydı bulunan şizofrenisi olan hasta grubu ile, adli kaydı bulunmayan şizofrenisi olan kontrol grubu arasındaki sosyodemografik ve klinik özellikleri, zeka ve içgörü düzeyleri, aleksitimik ve ruhsal belirtileri, saldırganlık ve dürtüsellik şiddetleri açısından farklılıklarının ortaya koyulması ve bu sayede şizofreni tanılı bireylerde bu bulguların adli nitelikli eylemlerin işlenmesinde ve öngörülmesinde yordayıcı belirtiler olup olmayacağının belirlenmesidir. Bu araştırmanın hipotezi, adli kaydı bulunan şizofreni tanılı hastaların adli kaydı bulunmayan şizofreni tanılı hastalardan aleksitimi özelliklerinin farklılık gösterdiği şeklindedir. Bu çalışma, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Adli Psikiyatri Birimi ve Genel Psikiyatri Birimi'ne Kasım 2021-Kasım 2022 tarihleri arasında başvuran, 18-65 yaşları arasındaki DSM-5 tanı ölçütlerine göre 'şizofreni' tanısı konmuş olan ve ayaktan izlem ve tedavileri yapılan hastalarla yapılmıştır. Çalışmamız, vaka-kontrol çalışması şeklinde yapılmıştır. Çalışmamızın örneklemini, ardışık olarak seçilen 50 adli kaydı bulunan, 50 adli kaydı bulunmayan şizofreni tanılı hastalar oluşturmaktadır. Çalışmanın sonuçları adli olgu ve kontrol grupları arasında cinsiyet (χ2= 4,336 p=0,037), medeni durum (χ2= 13,279 p<0,001) ve eğitim durumu (χ2=11,602 p=0,001) bakımından istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğunu gösterdi. Ayrıca iki grup arasında hastaneye yatış durumu (χ2=16,279 p<0,001) bakımından da anlamlı farklılık olduğu gözlendi. Dahası adli olgu ve kontrol grupları arasında duyguyu söze dökmede güçlük bakımından anlamlı bir fark olduğu belirlenirken (t= -2,033, p=0,045), kontrol grubunda bu alt test puanının daha yüksek olduğu görüldü. İki grup arasında BPSÖ toplam puan (t= 5,281, p<0,001), fiziksel saldırganlık alt ölçeği (t= 8,875, p<0,001) ve öfke alt ölçeği puanları (t= 3,524, p=0,001) bakımından anlamlı farklılıklar elde edilirken, BDÖ-11-KF toplam puan (t= 5,493, p<0,001), dikkat dürtüselliği (t= 5,935, p<0,001), motor dürtüsellik (t= 3,847, p<0,001) ve plan yapamama (t=2,734, p=0,007) alt ölçekleri bakımından da istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu belirlendi. Yapılan regresyon analizi sonucunda cinsiyetin, medeni durumun, eğitim durumunun, duyguyu söze dökmede güçlüğün, saldırganlık genel düzeyinin, fiziksel saldırganlığın, öfkenin, dürtüsellik genel düzeyinin, dikkat dürtüselliğinin, motor dürtüselliğinin ve plan yapamamanın şizofreni hastalarında adli olarak nitelendirilen davranışlarla ilişkili olduğu bulunmuştur. Bu bulgular alanyazındaki bazı bulgularla paralellik gösterirken, bizim sonuçlarımızdan farklı sonuçlar elde eden çalışmalar da bulunmaktadır. Bu nedenle daha büyük ve farklı bölgelerden toplanılan örneklem gruplarının ve hastaların pozitif ve negatif belirtilerini daha kapsamlı irdeleyen ölçek ve metotların yer aldığı çalışmaların yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.