Geriatrik hasta popülasyonunda kırılganlık ile serum eser element ve inflamatuvar belirteçlerin ilişkisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, GIDA METABOLİZMA VE KLİNİK BESLENME ANABİLİM DALI (DİSİPLİNLERARASI), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CEREN ERÖZKAN
Danışman: NURAY YAZIHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İnflamasyonun kırılganlık sendromun (Frailty) ana bileşenlerinden biri olduğu düşünülmektedir. Çinko (Zn) ve bakır (Cu) gibi eser elementler, inflamatuar süreçlerde, oksidan/antioksidan dengede ve glukoz metabolizmasında yer alan enzimlerin yapısındaki varlığından dolayı fizyolojik öneme sahiptir. Serum eser element düzeyleri, tek başına veya inflamasyonla birlikte kırılganlık sendromunun bileşenlerinden biri olabilir. Bu çalışmada, pro-inflamatuar ve anti-inflamatuvar sitokin yanıtları ile serum eser elementler arasındaki potansiyel ilişki, kırılganlık sendromu olan ve sağlıklı kontroller kıyaslanarak araştırılmıştır. Frail grubunda serum Zn ve Cu düzeyleri azalmış ve serum Cu / Zn oranının arttığı saptanmıştır. IL-6 ve IL-10 düzeylerinin kırılganlık sendromunda serumda arttığı görülmektedir. Sonuçlarımız serum Zn düzeylerinin sitokin düzeyleri için önem teşkil ettiğini göstermiştir. Serumda Zn düzeyi ile ESH (p<0,05, R =-0,246) düzeyleri ve Cu ile IL-6 (p<0,05, R =0,255) ve CRP (p<0,05, R=0,404) düzeyleri ile koreledir. Frail bireylerde serum Cu / Zn oranının IL-10 sitokin düzeyleri ile korele olduğu görülmüştür (p<0,05, R =0,386). Çalışmamız ile çinko, bakır seviyeleri ve inflamasyonun kırılganlık sendromu ile ilişkileri ilk defa gösterilmiştir. Serumdaki eser element seviyelerindeki değişimin, kırılganlık sendromunda yer alan patofizyolojik mekanizmalarla ilgili olabileceği ve bu değişikliklerin, inflamatuvar süreçler ile ilişkili olabileceği sonucuna varılmıştır.