Hücre içine gen/ilaç taşınımına yönelik aktif hedeflendirilmiş nano ilaç taşıyıcı sistemlerin geliştirilmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, FARMASÖTİK TEKNOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: UMUT CAN ÖZ

Danışman: ASUMAN BOZKIR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kendiliğinden oluşum süreci, canlı sistemlerdeki (biyo)moleküllerin kendileri aralarında ve/veya su ile aralarındaki supramoleküler etkileşimleri yönetip, hassas ve dengeli hiyerarşik düzenlenmeleri ile sonuçlanmasına yol açan en önemli mekanizmadır. Kendiliğinden oluşum sürecinin, gelişen polimerizasyon teknikleri kullanılarak yüksek moleküler kesinlikte üretilen sentetik kopolimerler üzerinde uygulanması ile "polimerzomlar" olarak bilinen sentetik veziküller elde edilebilmektedir. Bu tez çalışması kapsamında prostat kanseri hücrelerine spesifik olarak kemoterapötik bir etkin madde olan dosetaksel (DTX)'in ve pro-apoptotik bir gen olan BikDDA'nın, P(OEG10MA)20-PDPA100 ve PEtOx37-b-PLA200 polimerzomları ile aktif hedeflendirme stratejisi kullanılarak taşınmıştır. Aktif hedeflendirme stratejisinde prostat spesifik membran antijenine (PSMA) spesifik olarak bağlanan peptit563 ile formüle edilen polimerzomlar geliştirilmiştir. Çalışma kapsamında literatürde ilk defa, P(OEG10MA)20-PDPA100 polimerzomları kullanılarak, aktif hedeflendirilmiş polimerzomlar ile gen taşınımı gerçekleştirilmiştir. P(OEG10MA)20-PDPA100 polimerzomları ile yapılan hücresel çalışmalarda, polimerzomların LNCaP hücreleri tarafından yüksek seviyede alımı gözlenirken, PNT1A hücreleri tarafından çok daha az seviyede hücresel alımın gözlenmesi, aktif hedeflendirmenin başarısını ortaya koymaktadır. Ayrıca literatürde ilk defa PEtOx-b-PLA kopolimerinden hareketle polimerzom yapıları üretilmiştir. Geliştirilen PEtOx37-b-PLA200 polimerzomlarına DTX ve BikDDA yüklenerek, peptit563 aracılığıyla hedeflendirilmiştir. Hedeflendirilmiş PEtOx37-b-PLA200 polimerzomlarının, LNCaP hücrelerinin canlılığını, PNT1A hücreleri canlılığına göre çok daha yüksek oranda azalttığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu doktora tezi ile elde edilen bilgilerin, ileride üretilebilecek yan etkisi en aza indirgenen hedeflenmiş tedavilerin hastaların kullanımına sunulacak gelişmiş tedavi ve teşhis ürünlerine yön verici kaynak olacağı düşünülmektedir.