Küçük hücreli dışı akciğer kanserinde tedavi yaklaşımındaki değişiklikler: 12 yıllık retrospektif inceleme


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2004

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İSMAİL GÜNER

Danışman: FİLİZ ÇAY ŞENLER

Özet:

Akciğer kanseri en sık görülen visseral maliynite olup dünyada olduğu gibi ülkemizde de kansere bağlı ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaktadır. 1995 yılında yayınlanan 52 merkezli randomize metaanaliz sonrası lokal ileri evre ve performans durumu iyi olan hastalarda kemoterapi uygulamasının destekleyici tedaviye göre sağkalımı uzattığı gösterilmiştir. Bu takvimden itibaren performans durumu uygun hastalara daha sık kemoterapi uygulanmaya başlanmıştı. Ayrıca son on yılda KHDAK'inde etkili olduğu gösterilen yeni kombinasyonlar klinik kullanıma girmiştir. Çalışmamızda AÜTF Tıbbi Onkoloji kliniğinde 1990-2002 yıllarında takip edilen 361 hasta retrospektif olarak, tedavi uygulamalarındaki değişikliklerden etkilenip etkilenmediği değerlendirildi. Hasta özellikleri, tanısal yaklaşımlar ve kemoterapi seçimindeki değişiklilker altı yıllık iki döneme ayrılarak incelendi. Ortalama tam yaşı 56, %88'i erkek, %11'i kadın hastadan oluşmaktaydı. Erkeklerde yassı hücreli (%63) kadınlarda ise adenokanser (%48,78) en sık görülen histolojik tür olmuştur. Hastaların %78'si tam sırasında cerrahi olarak inopere iken, erken evre (evre I ve II) hasta oram %12,5'te kalmıştır. İlk tedavi olarak 196 hastaya kemoterapi, 48 hastaya kemoterapiyle eşzamanlı radyoterapi, 40 hastaya radyoterapi, 72 hastaya cerrahi tedavi uygulanmıştır. İlk altı yıla göre gerek palyatif gerekse neoadjuvan kemoterapi uygulamasında ikinci altı yılda istatiksel olarak anlamlı artış olmuştur. İlk tedavi olarak kemoterapi ile eşzamanlı radyoterapi uygulamasında uygulanmasında ilk altı yıllık döneme göre ikinci dönemde anlamlı azalma olmuştur. Yeni yayınlan ve erken evre KHDAK'inde sağkalım artışı bildirilen randomize çalışma sonrası gelecekte adjuvan kemoterapi uygulamasında değişiklik beklenebilir. En sık kemoterapi nedeni palyasyon olup, tamamına yakını platin kombinasyonlu rejimlerden (%84,88) oluşmaktaydı. MVC kombinasyonu I. basamak tedavi olarak %52 ile, ü.basamak tedavi olarak %18 ile en sık uygulanan tedavi olurken ikinci altı yıllık dönemde platin bazlı yeni kombinasyonlar; sisplatin ve gemsitabin, sisplatin ve vinorelbin, taksanların monoterapi ya da platinlerle kombinasyonu olarak uygulanmaya başlanmıştır, ancak kolay uygulanabilirlik, düşük maliyet, daha az toksisite ve benzer etkinlik nedeniyle her iki dönemde de MVC en sık uygulanan kombinasyon olmuştur. Yeni tedavi 36kombinasyonlarının önceki tedavilere göre sağkalım avantajı sağlayıp sağlamadığı ölüm tarihi bilgisine ulaşılamaması nedeniyle değerlendirilememeiştir.