2000 ? 2005 yılları arasında Yüksek Sağlık Şurası kararlarında kadın hastalıkları ve doğum alanına giren vakaların deontolojik değerlendirilmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2011

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖNDER İLGİLİ

Danışman: BERNA ARDA

Özet:

Bu çalışma, 2000-2005 yılları arasında YSŞ'de görüşülen KHD alanına giren dosyalar bağlamında deontolojik bir değerlendirme yapmayı amaçlamaktadır. Söz konusu dosyalar YSŞ'den 18-19.12,2008 tarihli toplantıda alınan 11971 sayılı kararla alınan resmi iznin ardından, geliştirilen bir çizelge kullanılarak; 11.03.2010 ? 20.07.2010 tarihleri arasında Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğünde yürütülen bir arşiv çalışması ile analiz edilmiştir. Bu çalışma sonucunda 1153 dosya arasında KHD dosyalarının 283 adet (% 24,54) olduğu; dosyaların olayın gerçekleşmesinden itibaren ortalama 1131 gün sonra YSŞ gündeminde görüşüldüğü; en fazla sayıda dosyanın Marmara (56 dosya , % 19,8), İç Anadolu (53 dosya, % 18,73) ve Ege (50 dosya, % 17,67) bölgelerinden geldiği; olayların en fazla devlet hastanelerinde (133 dosya, % 47,5) gerçekleştiği saptanmıştır. Dava dosyaları için bilirkişilik talebi çoğunlukla (238 dosya, % 84,1) Asliye Ceza Mahkemelerinden gelmektedir. Vakaların ilgili bulundukları, o dönemin geçerli TCK maddelerine göre ayrıntılı bir dağılımı yapılmış, dosyaların 256'sında 331 tane hekimin suçlandığı, bunu 113 hemşirenin izlediği saptanmıştır.YSŞ'ye gönderilen dava dosyalarının 191'inde (% 68,2) sadece hekimler; 58'inde (% 15,4) de hekimler ile ebeler eş zamanlı olarak suçlanmışlardır. Dava konusu olan olayların 161'i (% 56,9) acil, 122'si ise (% 43,1) elektif başvurulardır. Gebelikler sırasında meydana gelen olaylar 211 (% 73,6) ile başvuru gerekçeleri arasındaki en ağırlıklı grubu oluşturmuştur.Söz konusu dosyalarda operatif hatalar, yetersiz preoperatif değerlendirme, yetersiz muayene ve değerlendirme en sık görülen sağlık hizmeti eksiklikler olarak saptanmıştır. Dosyaların % 38'inde olayda KHD dışında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Anesteziyoloji ve Genel Cerrahi alanlarından hekimlerin de müdahil olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemelere yansımış bu dosyaların % 61,8'inde ölüm olduğu saptanmıştır. % 22'sinde sadece anne ölümü; % 57'sinde sadece düşük, perinatal ve neonatal ölüm ve % 11,4'ünde ise anne yanı sıra düşük, perinatal ve neonatal ölüm birlikte gerçekleşmiştir. 103 dosyada (% 63,4) kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.Söz konusu YSŞ kararlarıyla 534 kişi ve/veya kurum hakkında bilirkişi görüşü verildiği saptanarak, bu kararların ayrıntılı analizi sağlık çalışanı türüne göre gerçekleştirilmiştir.Çalışma bağlamında KHD alanının tıpta uzmanlık alanları içerisinde yargıya ve disiplin soruşturmalarına en fazla konu olan alan olduğu, bebek ve anne kaybının ailede yarattığı durumun etkili olduğu; dosyaların bilirkişi kurumunun önüne gelinceye kadar oldukça uzun bir hukuki süreç geçirildiği, bunun hak arama motivasyonu önünde engel oluşturabildiği; alandaki hekimler ile öteki sağlık çalışanlarının acil durum bilgi ve yaklaşımının sürekli güncellenmesine; eğitimde ekip çalışması vurgusuna ihtiyaç bulunduğu anlaşılmaktadır.AbstractThe purpose of this dissertation study is to analyze the cases related to Obstetrics and Gynecology which were evaluated in Higher Council of Health between 2000 and 2005, from deontological point of view. Cases were analyzed after the official permission of Higher Council of Health numbered 11971, decided in the meeting 18-19.12.2008. Cases were studied through a study performed in the archives of the Higher Council at the Health Ministry General Directorate of Health Education, between the period 11.03.2010 and 20.07.2010. The result of this study revealed that, 283 cases (24,54%) were related to Obstetrics and Gynecology among total of 1153 cases; the average of 1131 days had taken place between the incident date and the date that the case was included in the meeting agenda of the Council; most cases originated from Marmara (56 cases-19,8%), İç Anadolu (53 cases-18,73%) and Ege (50 cases-17,67%) regions; and most of the cases had taken place in Public hospitals (133 cases-47,5%). Expertise demand often comes from Criminal Courts (238 cases- 84,1%). A detailed distribution of cases was performed according to the articles of penal code valid between 2000 and 2005. The analysis was revealed that the total of 331 physicians were accused in 256 of the cases and it was followed by the nurses (113 nurses).In cases delivered to Higher Council of Health, 191 (68,2%) of them include only accused physicians and 58 (15,4%) of them include both accused physicians and midwifes. The events of 161 (56,9%) cases were emergency and 122 of them (43,1%) were elective requests. Obstetrical requests were 211(73,6%) which was the dominant category in the events of all 283 cases.The analysis resulted that, the most common deficiencies in healthcare were operative mistakes, inadequate evaluation before operation, inadequate examination and evaluation. In 38% of the cases, physicians of Pediatrics, Anesthesiology and General Surgery were involved besides Obstetrics and Gynecology physicians. Abortions and death occurred in 175 (61,8%) of the cases. 22% of deaths were maternal mortality, 57% were abortions, perinatal and neonatal deaths, 11,4% were included maternal mortality, abortions or perinatal, and neonatal death. 103 (63,4%) of the cases were determined as public cases.It is examined that, expertise opinions were provided by the Council about 534 individuals and/or institutions. The distribution of these expertise decisions according to health personnel type was evaluated.As a conclusion of the analysis, Obstetrics and Gynecology is determined to be the most common specialty in medicine in which juridical and disciplinary procedures were issued. This predominant position of Obstetrics and Gynecology speciality could be because of the effect of mother and baby loss over the families. Moreover, it is observed that a long juridical procedure is needed until the expertise demand for the case is delivered to the Council, which may create an obstacle for the motivation of seeking justice. Additionally, the need for updating the knowledge about emergency requests and approaches and emphasize for team work between Obstetric and Gynecology physicians and other health personnel has become evident.