Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İŞLETME ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CİHAN HAKYEMEZ
Danışman: KADİR GÜRDAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Gerek bireysel gerekse kurumsal anlamda ihtiyaçların karşılanması, faaliyetlerin sürdürülmesi için optimum maliyetle kaynak sağlama fonksiyonu her zaman en temel belirleyici olmuştur. Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında, bireylerin ve toplumların ihtiyaçları, ekonominin gelişimine paralel olarak değişim göstermiştir. Özellikle 1970'li yıllardan sonra teknolojinin hızla değişmesi, sermaye piyasalarının gelişmesi ve küreselleşmesi sonucunda ihtiyaçlar farklılaşmış, bu ihtiyaçlar doğrultusunda finansal anlamda farklı türde araçlar ortaya çıkmıştır. Zaman zaman ekonomik krizlerin bir nedeni olarak gösterilse ve tartışılsa da; finansal kurumlara kaynak temin etmesi, bireylerin kredi talebini karşılaması ve yatırımcılara daha az riskle daha yüksek getiri sağlayan bir araç olması gibi avantajlar sağlaması nedeniyle menkul kıymetleştirme uygulamalarına halen devam edilmektedir.Menkul kıymetleştirme, en basit tanımıyla, likit olmayan ancak nakit akımı sağlayacak varlıkların alınıp satılabilir menkul kıymetlere dönüştürülmesi sürecidir. Bu süreçte şirketler yeni projeleri için fon temin ederken, yatırımcılar da tahvil veya hisse senedi gibi klasik menkul kıymetlerden farklı özelliklere sahip alternatif bir finansal araca yatırım yapmış olurlar. Süreçte varlık havuzuna sahip şirket ile bireysel ve kurumsal yatırımcıların yanı sıra kredi talebinde bulunanlar, özel amaçlı kurum, bağımsız denetim ve derecelendirme kuruluşları, sigorta şirketleri, bankalar gibi birçok aktör yer almaktadır. Uygulamada yer alan tarafların çokluğundan da anlaşılacağı üzere menkul kıymetleştirme uygulamaları, tarafların her birinin sistemde ayrı bir işleve sahip olduğu karmaşık bir süreçtir. Ayrıca sistemin işleyişi ile ilgili farklı yöntemler de mevcuttur.Finansal piyasaların küreselleşmesiyle ve yaşanan son krizle standardize edilmeye çalışılan muhasebe düzenlemelerine rağmen menkul kıymetleştirme uygulamaları ülkelerin yasal düzenlemelerine, yatırım alışkanlıklarına, sermaye piyasalarının gelişmişlik düzeyine göre farklılıklar taşımaktadır. Bu farklılıkların en önemlilerinden birisi sermaye piyasalarının gelişmişlik düzeyidir. Bunun nedeni menkul kıymetleştirme uygulamalarında yer alan tarafların ve menkul kıymetleştirilen varlıkların sermaye piyasalarının gelişmiş olduğu ekonomilerde bu gelişmişliğe paralel olarak çeşitlilik göstermesidir. Sermaye piyasalarının gelişmiş olduğu ekonomilerde menkul kıymetleştirme uygulamalarında rol oynayan tarafların sayısı artmakta ve bu doğrultuda işletmeler yeni fon yaratmak amacıyla bilanço dışı menkul kıymetleştirme uygulamalarını daha çok tercih etmektedir. Diğer taraftan sermaye piyasalarının etkin olmadığı ekonomilerde ikincil bir piyasanın bulunmaması ve bazı hukuki kısıtlamalar nedeniyle şirketler menkul kıymetleştirdikleri varlıkları bilançosundan çıkaramamaktadırlar.Farklı taraflar, yöntemler ve farklı yapıya sahip sermaye piyasalarının olduğu bir uygulamada tüm tarafların çıkarlarının korunması için doğru kararların alınması da daha karmaşık bir hal almaktadır. Bu karmaşık süreci doğru yorumlamak ve doğru karar verebilmek açısından uygulamaların finansal tablolara doğru, tutarlı ve hatta standart bir şekilde yansıması son derece önemlidir. Özellikle 2007 yılında ipotek krizi olarak başlayıp daha sonra küresel finans krizi haline dönüşen süreçte bu karmaşık uygulamaların finansal tablolara yansıması daha fazla sorgulanmaya başlanmış; uygulamadaki sorunlarla ilgili tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de düzenlemeler yapılmıştır ve yapılmaya devam edilmektedir.