Pediatrik tırnak matriks nevüslerinde dermatoskopik izlem


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FERİDE ONGUN

Danışman: Bengü Nisa Akay

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Tırnak matriks nevüsü (TMN), pediatrik yaş grubunda longitudinal melanonişinin (LM) en sık nedeni olmakla birlikte, klinik ve dermatoskopik olarak tırnak matriks melanomunu (TMM) taklit edebilen bulgular gösterebilmesi nedeniyle tanısal güçlükler oluşturabilmektedir. Özellikle pediatrik hastalarda gereksiz biyopsilerin kalıcı tırnak distrofisine yol açabilmesi ve histopatolojik olarak da atipik görünümler izlenebilmesi, izlem odaklı yaklaşımların önemini artırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, pediatrik TMN'lerin klinik ve dermatoskopik özelliklerini ve uzun dönem doğal seyrini değerlendirmek, izlem sırasında ortaya çıkan benign dinamik paternleri tanımlayarak ayırıcı tanıya katkı sağlamak ve gereksiz biyopsilerin azaltılmasına yönelik bilimsel veri sunmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Ocak 2006–Ocak 2024 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı'na başvuran, başlangıç yaşı 0–12 yıl arasında olan 36'sı kız ve 36'sı erkek olmak üzere toplam 72 pediatrik hastanın klinik ve/veya dermatoskopik olarak TMN tanısı alan lezyonları dâhil edildi. Hastaların demografik özellikleri, lezyonların lokalizasyonu, dermatoskopik bulguları, biyopsi yapılan olguların histopatoloji sonuçları ve uzun dönem takip verileri retrospektif olarak incelenerek kaydedildi. Olgular, tanı yaşına göre konjenital, geç konjenital ve edinsel TMN olarak sınıflandırıldı. Öncelikle TMN alt gruplarının başlangıçtaki dermatoskopik özellikleri değerlendirildi; ardından takip sürecinde izlenen pigmentasyon değişiklikleri, bant genişliği değişimleri, patern fluktuasyonu ve regresyon bulguları analiz edildi. Ayrıca regresyonla ilişkili olası risk faktörleri lojistik regresyon analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 5,03±3,48 yıl olup lezyonların %88,9'u el tırnaklarında, %48,6'sı birinci parmakta yerleşmişti. Fitzpatrick tip III–IV deri tipi %84,7 oranında hakimdi. Pigment bantı genişliği olguların %58,3'ünde tırnak plağının üçte birinden azdı; longitudinal çizgiler %83,3 oranında düzensiz, pigment çoğunlukla iki renkliydi (%68,0). Multikromatik pigmentasyon (≥3 renk) %30,6 oranında, paralellik kaybı %59,7, triangular bant %27,8, globüller %26,4, ince tozumsu noktalar %56,9, Hutchinson bulgusu %12,5, psödo- Hutchinson %37,5, distal fibriller patern %6,9 ve spiral melanonişi %12,5 oranında saptandı. Ortalama takip süresi 41,4±33,1 ay (ortanca 31 ay) idi. İzlemde pigment renginde açılma 2 %51,4, koyulaşma %15,3, önce koyulaşıp sonra açılma %8,3 oranında izlendi; bant genişliğinde artış %43,1, azalma %22,2, önce artış ardından azalma %8,3 oranındaydı. Globül artışı %8,3, ince tozumsu noktalarda artış %9,7, patern fluktuasyonu %4,2 oranında gözlendi. Tüm olguların %23,6'sında tam regresyon, ek olarak 3 hastada parsiyel regresyon izlendi. Konjenital ve edinsel TMN arasında temel dermatoskopik paternler ve regresyon oranları açısından anlamlı fark yoktu. Lojistik regresyon analizinde yalnızca spiral melanonişi, regresyonla anlamlı ilişki gösterdi (p=0,001). Sonuç: Bu çalışma, pediatrik TMN'lerin doğal seyrinin statik değil, belirgin biyolojik değişkenlik gösteren dinamik bir süreç olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgularımız, prepubertal dönemde ortaya çıkan pigmente bantların büyük çoğunluğunun benign TMN ile uyumlu olduğunu ve düzenli klinik–dermatoskopik izlem ile güvenle takip edilebileceğini desteklemektedir. Erişkinlerde melanom lehine kabul edilen düzensiz çizgilenme, multikromatik pigmentasyon, globüller, paralellik kaybı ve Hutchinson bulgusu gibi dermatoskopik özelliklerin çocukluk çağında nevüslerde de sık görülebilmesi, pediatrik hastalarda bu kriterlerin tek başına biyopsi endikasyonu olarak kullanılmaması gerektiğini göstermektedir. Çalışmamızda spiral melanonişi ve patern fluktuasyonu gibi dinamik dermatoskopik özelliklerin tanımlanmış olması, TMN'nin biyolojik davranışını anlamaya yönelik yeni ve özgün bir bakış açısı sunmaktadır. Regresyonun da bu dinamik sürecin bir parçası olabileceği, melanosit kaybından ziyade fonksiyonel pigment üretimindeki değişkenliklerle ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Uzun dönem izlemde hiçbir hastada melanom gelişmemiş olması, izlem odaklı, bireyselleştirilmiş ve aileyle birlikte karar verilen yönetim stratejilerinin pediatrik hasta grubunda güvenli ve rasyonel bir yaklaşım olduğunu desteklemektedir. Anahtar kelimeler: Tırnak matrisk nevüsü, pediatrik longitudinal melanonişi, dermatoskopi