Proksimal humerusun primer ve metastatik tümörlerinin rezeksiyon sonrası tümör protezlerinin sonuçları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2007

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERTUĞRUL ALLAHVERDİ

Danışman: HÜSEYİN YUSUF YILDIZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Proksimal Humerus 'un Primer ve Metastatik Tümörlerinin Rezeksiyon Sonrası Tumor Protezlerinin Sonuçları Primer malign tümörler üçüncü sıklıkta proksimal humerusta lokalize olurlar; ayrıca ekstraiskeletal malign tümörler oldukça sık proksimal humerusa metastaz yaparlar (meme karsinomu, akciğer, prostat, troid, nefroid karsinomlan gibi). Bu tümörlerin tedavilerinde ön planda bugün için ekstremite koruyucu rezeksiyonlar yer almaktadır. Artrodeze karşılık eklemin hareketliliğinin devamlılığım korumada ayrıca iskelet bütünlüğünün rekonstrüksiyonu için endoprotezler önerilmektedir. Bu çalışmadaki tezimin amacı; proksimal humerus tümörüyle karşılaşan ortopedistlere preoperatif dönemde malign tümör tanılan konulan hastalarda postoperatif dönemdeki hayat beklenti süreleri göz önüne alınmaksızın erken dönemde uygun cerrahi zamanlamayla omuz tümör protezlerinin uygulanabilirliğini gösterilmesidir.Aynca tümörlü hastaların psikososyal yaşam kalitesinin arttrrılabilirliği,anatomik biomekanik rekonstrüksiyonlanmn Miniklerimizde uygulanan omuz protezleriyle sağlanabilirliğini göstermek,bu yöndeki deneyimleri sentez etoektir.Ortopedinin tümör protezi uygulamalarıyla, tümör cerrahisinde çok hızlı ilerleme kaydettirecek araştırmaların olduğunu da göstermekteyiz. Bu araştırma ve çalışma içinde tümör endoprotezli hastaların fonksiyonel ve onkolojik kontrol muayeneleri yapılmıştır. Tümörden etkilenen taraftaki omuz ye kolun fonksiyonları, ağrı durumu, ağrı için ilaç tedavisi ve sübjektif bulgulara yönelik sorular araştırma protokolünde yer almaktadır. Omuz hareket kapasite ve gücü hakkında, yapılacak kontrol muayenelerinde omuz fonksiyon testlerinin uygulamaları sonuçlarının sağlam taraftaki omuz fonksiyon testleriyle karşılaştırılarak karar verilebilinmiştir. Ense arkası ve sırtta ellerin birleştirilebilinmesi, Lift-off test ile omuz hareket kabiliyeti hakkında karar verilmiştir. Pek çok rotator manşet testleriyle ki bunlar Jobe veya supraspinatus test, infraspinatus ve subskapularis testleri ve Drop-Arm-Sign (düşük kol belirtisi) olup omuz ve kol kuvveti hakkında hüküm verilmiştir. Hareket yeteneğinin değerlendirilmesinde Abduksiyon, Adduksiyon, Anteversiyon, Retroversiyon ve İç-dış rotasyonlardaki değerler Goniometreyle ölçülerek elde edilmiştir. Grup B 'deki 39 hastanın büyük bir kısmı ilk kontrol muayeneleri sırasmda hayatlarını kaybetmiş, devam eden kontrollerde de bu gruptaki diğer hastalarımızın tamamı hayatlarım kaybetmiştir. Grup B 'deki hastaların çoğu kontrol muayenelerinde hazır bulunabilecek durumda olamamışlardır. B Gruptaki hastaların dosya bulgularıyla tespitler yapılmıştır. Aynı şekilde araştırma protokolü içinde omuzun radyolojik değerlendirme sonuçlan, gevşeme belirtileri, lokal rezidiv durumlan, protezin sublukse olup olmadığı hakkında veriler ve komplikasyonlar (yeniden operasyon olanlar, infeksiyonlar, protez gevşemeleri, protez kınlması, nörolojik hasarlar) düzenli bir şekilde tespit edilmiş ve kaydedilmişlerdir. Çeşitli testlerin değerlendirilmesinde Musculoskeletal Tumor Society Skor (MSTS Score) 'laması ve Constant and Murley Skor 'laması kullanılmıştır. Postoperatif Grup A 'da tümör tutulumunun olduğu omuzlarda aktif hareket fonksiyonlanyla elde edilen sonuçların ortalama değerleri aktif Abduksiyon için 27,5°, aktif Anteversiyon için 20°, aktif İç rotasyon için 75°, aktif dış rotasyon için 30°, aktif Adduksiyon için 10° ve aktif Retroversiyon için 30° 'dir. 79Hiçbir hasta kolunu aktif olarak omuz seviyesi üzerine kaldıramamıştır. Hastalardan alman anamnezlerde ağrıları olmaksızın ve ağrılarının az olduğuna dair ifadeleri değerlendirilmiştir ve kayıtlara geçirilmiştir. Onkolojik açıdan yapılan kontrol muayenelerinde Grup A 'daki hastaların hiçbirinde bir tümör rezidivine veya metastazına rastlanılmamıştır. Grup B 'deki hastalarda ise ilk teşhisleri esnasmda çoğunda kemik ve/veya visseral/pulmonal metastazları tespit edilmiştir. Grup A ve Grup B 'deki bir hastada; röntgen filmlerinde açıkça protezin kraniale subluksasyonu görülmüş ki Grup A 'daki bu vaka postoperativ ortalama 34,4 ay sonra tespit edilmiştir. Grup A 'daki 14 hastadan onunda subluksasyon görülmüş, üçünde herhangi bir subluksasyona rastlanmamış, bir hastada da endoprotez lateralize olarak glenoidle arasında mesafelerime görülmüştür. Grup B 'deki 39 hastadan ikisinde kraniale protezin subluksasyonu görülmüş, birinde protez kranialize olmuş fakat subluksasyon görülmemiş, on hastada ise radyolojik herhangi bir subluksasyon görülmemiş ve 26 hastanın ise radyolojik bulguları tam olarak temin ve tespit edilememiştir. Postoperatif hastalarda hedeflenen jimnastik tedavilerine rağmen büyük çoğunluğunda cerrahi müdahale esnasmda rezeke edilen kas dokusundan dolayı hareket kısıtlılığı kalmıştır. Gerçi çeşitli refiksasyon imkanlarıyla kalan kas kısımlarının tekrar anatomik yapıya uygunlukları sağlanmaya çalışıldıysa da aktif abduksiyon hareketinin horizantal planda fazla başarısı genellikle elde edilememiştir. Hastaların tümör tutulumu olan ve cerrahi girişim uygulanan omuz tarafındaki ön kol, dirsek fonksiyonlarım destek almaksızın devamlılığını sağlamaları bu araştırmamızda görürmüş kayda değer bir bulgudur.implante edilen protezlerle ve jimnastik tedavileriyle hastaların psikososyal durumlarında belirgin düzelmelerin olduğu da görülmüştür. Anahtar Sözcükler: MSTS Skoru, Omuz Protezi, Proksimal Humerus, Rotator Manşet Fonksiyonu, Tümör 80