Türkiye'de kırsal alanlarda kadastro ve sürdürülebilir gelişme
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SOSYAL ÇEVRE BİLİMLERİ ANABİLİM DALI (DİSİPLİNLERARASI), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2009
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜLER YALÇIN
Danışman: AYŞEGÜL MENGİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Ülkelerin en değerli ve önemli servet kaynaklarından biri topraklarıdır. Toprak, mülkiyet konusu ile birlikte, her zaman insanları vatan topraklarına sıkı sıkıya bağlayan maddi ve manevi ilişkilerin en kuvvetlisi olmuştur. Bu nedenle, toprak ve insan ilişkileri her ülkenin sosyal, siyasal ve ekonomik sorunları ile yakından ilgili bir konudur. Toprak-insan ilişkilerinin belirlemede de kadastro temel araç olarak kullanılmaktadır. Tüm dünyada ?arazi yönetimi? kavramına doğru gidilen yolda, tapu ve kadastro bilgilerinin temel altlık olarak kullanılması konu olmaktadır. Bu noktada kırsal alanlardaki kadastro ve mülkiyetin sürdürülebilir gelişme açısından irdelenmesi ihtiyacı duyulmaktadır. Çünkü hızla artan nüfus, gelişen teknoloji, sanayi ve ticaret yatırımları, genişleyen kentleşme ile birlikte kırsal alan olarak tanımlanan tarım, orman ve mer'a alanlarına ilgi artmaktadır.Bu tez çalışmasında öncelikle tapu ve kadastro çalışmaları ile kırsal alanlardaki kadastro ve mülkiyetin yasal süreci Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren ele alınmaktadır. Sürdürülebilir gelişmedeki kadastro ve mülkiyetin yanı sıra kırsal alanlardaki mülkiyetin sürdürülebilir gelişmedeki rolü ve önemi üzerinde durulmaktadır. Ayrıca yabancılara arazi satışı, toprak ve mülkiyet unsurları üzerine yükselen ve gündemden inmeyen bir konudur. Bu nedenle tarım, orman ve mer'a alanlarının niteliklerinin kaybettirilerek amaçları dışında kullanılmasında ve satışa konu olmalarında, yabancılara satışlarının gündeme gelmesinde mülkiyetin önemi üzerinde durulmaktadır.Arazi, insan, üretim, yerleşim, bölüşüm ilişkileri bir toplumun sosyal, ekonomik ve siyasal boyutunu tanımlayabilen bir göstergedir. İnsanlar, içinde bulundukları koşullarda, gereksinimleri ve olanakları oranında arazi ile ilişkilerini belirlemek zorunda kalmışlardır. Arazi-insan ilişkilerini belirlemede yöntem olarak kadastroya başvurulmuştur, yani kadastro bir araç olarak kullanılmıştır. Öyle ki arazi yönetimi kavramına doğru gidilen çağda sürdürülebilir gelişme için kadastro olmazsa olmaz araçlardan biri konumundadır.