Yeni ahit ışığında ilk Hristiyan toplumunun inanç ve ibadet anlayışı
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2002
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NERİMAN TURAN
Danışman: MEHMET KATAR
Özet:ÖZET Yeni Ahit ışığında ilk Hıristiyan toplumunun inanç ve ibadet anlayışını araştırdığımız bu çalışma sonucunda ilk Hıristiyanların tamamen Yahudilerden oluştuğu, bunların başlangıçta kendilerine özel dînî pratiklerinin, inanç ve ibadetlerinin olmadığı, bunların uzun bir süreç sonunda belirlenip şekillendiği tespit edilmiştir. Başlangıçta sadece Yahudi asıllılardan oluşan ilk Hıristiyanlar, Yahudi ibadetlerini yerine getirmişler, bunun yanında İsa'nın ölümünden sonra zaman zaman içlerinden birinin evinde bir araya gelerek, dua etmişler ve İsa'nın son akşam yemeği anısına basit bir ekmek şarap ayinim de gerçekleştirmişlerdir. Zamanla Yahudi asıllı olmayanların da bu dine kabul edilmesiyle birlikte ilk Hıristiyanların sayılan da gittikçe çoğalmıştır. Çoğunluğu Roma imparatorluğunun sınırlan içinde olmak üzere Kiliseler kurulmaya başlamıştır. İlk Hıristiyanların Yahudilikten getirdikleri Tanrı İnancı, Mesih'i Bekleme Düşüncesi, Kutsal Ruh, Mucize gibi inançlar geçirdikleri değişiklikler ve yüklendikleri yeni anlamlarla Hıristiyanlığın en temel inançları haline gelmişlerdir. Örneğin Yahudilikteki tek Tanrı inancı, Baba-Oğul ve Kutsal Ruh'tan oluşan bir üçlemeye dönüşmüştür. Mesih'i bekleme düşüncesi ise beklenen Mesih'in İsa olduğu, bir süre sonra tekrar gelerek görevini tamamlayacağı inancı haline gelmiştir. Mucize yoluyla hastalara şifa verilmesi konusunda ise İsa Mesih adıyla hastalara şifa dağıtılmaya başlanmıştır. 77İlk dönemlerde kendilerine özgü belirli ibadet şekilleri olmayan Hıristiyanların ibadet anlayışları da büyük oranda incelediğimiz dönem içinde (M. S. I.-IV. yüzyıllar) şekillenmiştir. Hıristiyanlar ilk dönemlerde Yahudi ibadetlerini yerine getirmeye, oruç tutmaya, dua etmeye ve sünnet gibi Yahudi geleneklerim de yerine getirmeye devam etmişlerdir. Bunun yanında bazı Kiliselerde İsa'nın hayatındaki önemli olayları ve günleri anmaya ve kutlamaya başlamışlardır. Bu kutlamalar konusunda Kiliseler arasında bir birlik ve bütünlük olmamakla birlikte ilk dönemlerden itibaren İsa'nın vaftiz olduğu ve bir kurtarıcı olarak ortaya çıktığı günü,yine İsa'nın diriliş günü olarak Pazar gününü ve bu dirilişin yıl dönümü olan Paskalya'yı kutladıkları bilinmektedir. Dînî pratikler konusunda bunlardan başka Yahudilikteki günahlardan arınma amacıyla yapılan törenlerin, Hıristiyanlığa giriş ayini olan vaftiz törenlerine, İsa'nın son akşam yemeği anısına yapılan toplantıların Evharistiya ayinine dönüşerek en temel Hıristiyan ibadetleri haline gelmesi dikkat çekmektedir. İnanç ve İbadetlerinin belirlenmesi ve şekillenmesi dört yüzyıllık bir süreç sonunda büyük oranda tamamlanan Hıristiyanlık, Milan Fermanı 'ndan sonra ayrı bir din olarak karşımıza çıkmıştır. 78