Diyet polikliniğine başvuran bireylerin aleksitimik özellikleri ile duygusal yeme durumları ve yeme farkındalıkları ilişkisinin incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, BESLENME VE DİYETETİK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KÜBRA HACIOĞLU KABAK
Danışman: Hülya Yardımcı
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada; 20-64 yaş arası yetişkinlerde aleksitiminin duygusal yeme ve yeme farkındalığı ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Diyet Polikliniğine başvuran 253 birey ile yürütülmüştür. Araştırma verileri anket formu ile yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak toplanmış ve antropometrik ölçümler araştırmacı tarafından alınmıştır. Anket formunda sosyodemografik özellikler, sağlık ve beslenme durumu, antropometrik ölçümler, duyguların iştaha etkisi, 10 maddeli Duygusal Yeme Ölçeği (DYÖ-10), 30 maddeli Yeme Farkındalığı Ölçeği (YFÖ-30), 20 maddeli Toronto Aleksitimi Ölçeği (TAÖ-20) ve 24 saatlik geriye dönük besin tüketim kaydı (BTK) yer almaktadır. Bireylerin ortanca yaşı 43,0 yıldır (20,0-64,0 yıl) ve %59,3'ü evli, %37,9'u lise mezunudur. Bireylerin %35,8'i aleksitimiktir. Aleksitimik bireylerin günlük enerji (kkal), yağ (g) ve omega-6 (g) alımının aleksitimik olmayan bireylere göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır (p 0,05). Aleksitimi puanı ile antropometrik ölçümler arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki yoktur (p>0,05). Aleksitimi puanı ile duygusal yeme puanı arasında anlamlı pozitif zayıf ilişki saptanmıştır (r=0,254; p<0,001). Aleksitimi puanı ile yeme farkındalığı puanı arasında ise anlamlı negatif yönlü orta derece ilişki saptanmıştır (r= -0,354; p<0,001). Aleksitimiyi etkileyebileceği düşünülen faktörler ile kurulan lojistik regresyon modelinde de yeme farkındalığı ölçek puanındaki 1 birimlik artışın aleksitimi riskini %6,1 oranında azalttığı saptanmıştır (p<0,05). İlköğretim mezunu bireylere göre, lise mezunu bireylerin aleksitimi riskinin %74,5 oranında daha az olduğu; üniversite mezunu bireylerin ise aleksitimi riskinin %84,0 oranında daha az olduğu saptanmıştır (p<0,05). Ayrıca haftada 2-3 gün fiziksel aktivite yapan bireylerin, hiç fiziksel aktivite yapmayan bireylere göre aleksitimi riskinin %76,0 oranında daha az olduğu saptanmıştır (p<0,05). Bununla birlikte, karbonhidrat (g) alımındaki 1 birimlik artışın aleksitimi riskini %0,7 oranında, doymuş yağ asidi (%) alımındaki 1 birimlik artışın aleksitimi riskini %11,1 oranında azalttığı saptanır iken yağ (g) alımındaki 1 birimlik artışın ise aleksitimi riskini %3,3 oranında artırdığı saptanmıştır (p<0,05). Ayrıca bireylerin besin tüketim durumu, antropometrik ölçümleri, yaşı, duygusal yeme puanı ve yeme farkındalığı puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı çeşitli ilişkiler saptanmıştır. Sonuç olarak bireylerin duygusal yeme durumları ve yeme farkındalıkları aleksitimik özelliklere ve cinsiyete göre değişiklik göstermektedir. Bireylere farkındalık temelli terapilerin uygulanması, bu bireylerde yeme farkındalığının artmasına, duygusal yeme davranışı ile aleksitimi durumunun ise azalmasına katkı sağlayacaktır. Anahtar Sözcükler: Aleksitimi, Duygusal Yeme, Yeme Farkındalığı