Parçalanmış ve tam ailelerde yaşayan 60-72 aylık çocukların bağlanma biçimleri ve bakış açısı alma becerilerinin incelenmesi: Çankırı örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, ÇOCUK GELİŞİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SAFİYYE MUTLU

Danışman: GÜLEN BARAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Her toplum, en küçük birimi olan aileden başlayarak sağlam bir sosyal temel üzerinde gelişmek ihtiyacındadır. Bu nedenle yeni nesillerin güvenli ve sağlıklı bir ailede yetişmesi toplum açısından önemlidir. İçinde yaşadığı toplumun kurallarına uyum sağlayabilen, düşünce ve davranışlarında çevresindeki bireyleri dikkate alan bir çocuk, sosyal ve duygusal açıdan destekleyici, paylaşım ve dayanışmanın hissedildiği bir aile ortamında yetişmelidir. Aile içinde kurulan bağların niteliği çocuğun diğer bireylerle kuracağı ilişkilerin temelini oluşturmaktadır. Bireylerin hayatlarında geliştirdikleri ilk bağ, bebeklik döneminde bakım veren kişi yani genellikle anne ile olan bağdır. Anne ve çocuk ilişkisini anlamak üzerine kurulmuş olan Bağlanma Kuramı, çocuğun sağlıklı bir birey olmasında anne-bebek bağlanmasının önemini vurgulamaktadır. Sosyal ve duygusal gelişimin temelini oluşturan anne çocuk ilişkisi, çocuğun diğer sosyal becerilerini şekillendirmede büyük rol oynamaktadır. Bu nedenle çocukların içinde yaşadıkları aile yapısının ve bağlanma figürleriyle olan ilişkisinin sosyal hayatta uyumlu ve sağlıklı ilişkiler kurmasında ilk adım olduğu düşünülmektedir. Çocuğun bağlanma figürüyle kurduğu ilişki diğer insanlarla kuracağı ilişkilerin temelini oluşturmakta, ona diğer insanların davranış ve düşünceleriyle ilgili bir iç görü kazandırmaktadır. Bireyin erken çocukluk döneminden kurduğu tüm ilişkiler ve toplumsallaşma süreci, başkalarının davranışlarına ilişkin farkındalığı, anlayışı ve bu davranışları tahmin etme becerisinden etkilenmektedir. Empatide ilk aşama olarak görülen bu özellik "bakış açısı alma becerisi" olarak ifade edilmektedir. Aile bütünlüğünün bozularak çocuğun sosyal-duygusal gelişimine olumsuz etki etmesi, bu çocukların gelişimsel olarak desteklenmesini gerekli kılmaktadır. Bu nedenle parçalanmış ailede yaşayan çocukların anneleriyle bağlanma biçimlerinin ve diğer sosyal ilişkilerinin temelini oluşturacak bakış açısı alma becerilerinin incelenmesinin ve etkili olabilecek etmenlerin ortaya konmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Bu araştırma, parçalanmış ve tam ailelerde yaşayan 60-72 aylık çocukların bağlanma biçimleri ve bakış açısı alma becerilerinin değerlendirilmesi, etkili olabilecek etmenlerin ortaya konması, bağlanma biçimleri ve bakış açısı alma becerileri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacıyla nicel desende betimsel bir araştırma olarak planlanmıştır. Araştırmada çocuklar ve ailelerine ilişkin sosyo-demografik verilerin toplanmasında araştırmacı tarafında oluşturulan "Bilgi Formu", çocukların bağlanma biçimlerinin belirlenmesi amacıyla Seven ve Güngör Aytar (2010) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan "Tamamlanmamış Oyuncak Bebek Ailesi Hikayeleri Ölçeği (TOBAH)" ve bakış açısı alma becerilerinin değerlendirilmesi amacıyla Aslan ve Köksal Akyol (2016) tarafından geliştirilen "Çocuklar için Bakış Açısı Alma Testi (ÇBT)" kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Çankırı il merkezindeki yirmi dört okul öncesi eğitim kurumuna devam eden, 60-72 ay aralığındaki tüm çocuklar oluşturmaktadır. Okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden parçalanmış aileye sahip çocuklar belirlendikten sonra tam aileye sahip çocukların ailelerinden de onam alınmış, böylece iki gruptan eşit sayıda olacak şekilde toplam 66 çocuk araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırma sonucunda çocukların bağlanma biçimlerinin aile durumu, anne yaşı ve ailenin parçalanma nedenine göre anlamlı farklılık gösterdiği, bakış açısı alma becerilerinin ise aile durumu ve gebelik türüne göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Çocukların bağlanma biçimleri ile bakış açısı alma becerileri arasındaki ilişkiye ait sonuçlar örneklem grubunun ve tam ailede yaşayan çocukların bağlanma biçimleri ile algısal, bilişsel ve duygusal bakış açısı alma becerileri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu, parçalanmış ailede yaşayan çocukların ise bağlanma biçimleri ile bilişsel bakış açısı alma becerileri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur.