Total tiroidektomi ameliyatı sonrası okside rejenere sellülozun ses kalitesi üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EGEMEN ÇİÇEK
Danışman: VOLKAN GENÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Tiroidektomi sonrası görülen kanama, sinir hasarı ve hipokalsemi komplikasyonlarının etkileri, cerrahi teknik ve teknolojinin gelişimi ile azalmıştır. Ancak tiroid cerrahisinde önemli morbidite ve mortalite nedenleri olarak yerlerini korumaya devam etmektedirler. Tiroid cerrahisinde kanama literatürde % 0 ile 6 oranında görülmekte olup; etkin hemostaz ve özellikle ORS (okside rejenere selüloz) gibi lokal hemostatik materyaller ile oluşumu engellenmeye çalışılmaktadır. Çalışmamızda total tiroidektomi ameliyatları sırasında sıklıkla ameliyat sonrası kanamayı önlemek amacı ile hemostatik plak olarak kullanılan ORS'nin; nervus laringeus rekürrensin (RLS) iletim hızı üzerine etki yapıp yapmadığının ve dolayısı ile ses kalitesi üzerinde nasıl bir etki yarattığının araştırılması amaçlanmıştır. Çalışma Ocak 2014 ile Ağustos 2014 tarihleri arasında yapıldı. Kliniğimize total tiroidektomi ameliyatı için yatırılan 33 hasta çalışmaya dahil edildi. Çalışma prospektif, randomize kontrollü ve tek kör olarak yapıldı. Ameliyatlar standardizasyon amacı ile tek cerrah tarafından gerçekleştirildi. Deney grubunda ORS kullanıldı. Kontrol grubunda ise kullanılmadı. Ameliyat öncesi ve 21. gün kontrollerinde AÜTF İbni Sina Hastanesi Kulak Burun Boğaz ABD Ses Analizi Laboratuvarı'nda VLS yapılarak RLS hasarı açısından kontrol yapıldı. Ameliyat öncesi ve sonrasında paralizi tespit edilen ve/veya akustik analizi etkileme ihtimali bulunan 4 hasta çalışma dışı bırakıldı. 2 hasta ise kontrollere gelmediği için çalışma dışı bırakıldı. Hastalara ameliyat öncesi ve sonrasında Dr. Speech Real Analysis programı ile 15 sn süreli konuşma sesi kaydı yapıldı. Akustik analizlerde temel frekans(Hz), jitter(%), shimmer(%), F0 Tremor(Hz), HNR(dB), SNR(dB), NNE(dB), MPT(s), s/z radio, Ratio(%) gibi parametreler ölçüldü. Grupların akustik analizlerinin ameliyat öncesi değerlendirmesinde istatistiksel olarak farklılık saptanmadı. Ameliyat sonrası istatistiksel değerlendirmede ORS kullanılan ve kullanılmayan randomize iki grup arasında temel frekans, pertubasyon parametrelerinden jitter %, shimmer %, ort F0, gürültü ile ilgili bilgi veren HNR ve NNR gibi akustik analiz parametrelerinde anlamlı istatistiksel farklılık saptanmadı. Tiroid cerrahisi gibi sinir hasarı komplikasyonun önemli olduğu cerrahi alanlarda ORS kullanımı literatürde tartışmalı bir konu olup; çalışmamızda sinir üzerine etkisi akustik analizlerde, istatistiksel olarak kullanılmayan grupla benzer olarak saptandı. Bu sonuç tiroid cerrahisi gibi sinir hasarı komplikasyonun önem arz ettiği cerrahi alanlarda ORS kullanımının sinir üzerine etkisinin minimal olduğunu göstermesi açısından anlamlıdır. Ancak ülkemizde cerrahlar tarafından geleneksel olarak yoğun olarak kullanılan bu materyalin etkili hemostaz sağlandıktan sonra kullanılmayabileceği de unutulmamalıdır. Zira ORS kullanılmayan kontrol grubunda da kanama komplikasyonu literatürle uyumlu olarak gelişmemiştir.