Vahşiden marjinale Peru yerli kimliğinin edebiyatta "öteki" olarak temsili


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, BATI DİLLERİ VE EDEBİYATLARI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜLŞAH PİLPİL YÖNEY

Danışman: MEHMET NECATİ KUTLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez çalışmasında Peru yerli kimliğinin İspanyolların fethinden XX. yüzyılın sonuna kadar edebiyatta "öteki" olarak nasıl işlendiği incelenmiştir. 1532'de İspanyolların İnka topraklarına ayak basmasıyla bölge halkları ilk defa yerli olarak tanımlanmıştır. Yerliler hakkındaki ilk metinleri kaleme alan İspanyol vakanüvisler onları görünüşleri, davranışları, inanç ve gelenekleriyle tasvir etmişlerdir. Ancak bu eserler Avrupa paradigmasıyla değerlendirilen yerlilere ilişkin pekçok yorum ve önyargı da içermektedir. Sömürge dönemi boyunca tekrar eden olumsuz nitelemeler kalıpyargılara dönüşmüş, melez ve yerli yazarların eserlerine dahi yansımıştır. Edebiyat bu noktada "biz" ve "öteki"leri tanımlamış, yerli kimliğinin özelliklerini belirlemiştir. Peru'nun 1821'de İspanya Krallığı'ndan bağımsızlığını kazanmasıyla toplumun tüm kesimlerini kapsayan "Perulu" ulusal kimliği inşa edilmiştir. Bu süreçte yazarlar yerliye kapsayıcı, ancak üstten bir tavırla yaklaşmış, yerlinin homojen bir topluma dâhil olabilmesini sağlayacak koşulları önermiştir. 1920'lerde ortaya çıkan yerlicilik akımı yerliyi kendi kültürel evreni içinde ele almıştır. Edebiyat, yerlinin homojen toplum ideali ile bütünleşememesi ve iki kültür arasında yaşadığı aidiyet sorununa odaklanmıştır. 1950'lerden itibaren ortaya çıkan yeni yerlicilik ise yerlinin Andlarda toprak sahipleri ve çokuluslu şirketlere karşı verdiği sessiz mücadelesini büyülü gerçekçi bir üslupla aktarmaktadır. Aynı yıllarda Andlardan Lima'ya göçen yerliler, kentsel gerçekçi eserlerde büyük kentin marjinalleri olarak ötekileştirilmişlerdir.