Akut pulmoner tromboembolide klinik ve bilgisayarlı tomografi pulmoner anjiyografi parametrelerinin prognostik önemi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SÜMEYYE AYÖZ
Danışman: ÖMÜR AYDIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Pulmoner tromboemboli (PTE), genellikle alt ekstremite derin venlerinden kaynaklanan bir veya birçok trombüsün koparak sistemik dolaşımdan pulmoner vasküler yatağa taşınması ile ortaya çıkar. PTE kardiyovasküler mortalite sebepleri arasında üçüncü sıradadır. PTE'ye bağlı ölüm nedeni sağ kalp yetmezliği, hipotansiyon ve şoktur. PTE tanısı konulduktan sonra akut komplikasyon riskine göre bir sınıflama yapılmalıdır. Güncel risk sınıflamasında laboratuvar ve klinik parametreler üzerinden değerlendirme yapılır. Bilgisayarlı tomografi pulmoner anjiyografi (BTPA), tanının yanında prognostik değerlendirilme yapılmasına yardımcı olmaktadır. Bu çalışmada amaç; BTPA ile PTE tanısı konulan hastalarda, BTPA bulguları ile hastalık şiddeti ve mortalite arasındaki ilişkisini incelemektir. Çalışmamızda Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı kliniğine, BTPA ile PTE tanısı konulmuş 206 hasta dâhil edildi. 26 hastada (%12,6) tüm nedenlere bağlı mortalite görüldü. Bu hastaların %19,2'sinde PTE ilişkili, %80,8'inde PTE dışı mortalite görüldü. Tüm nedenlere bağlı mortalite görülen hasta grubunda sağ kalım görülen hasta grubuna göre yaş ortalaması daha yüksekti (72,15±11; p:0,003). EKO'da RVD görülen hastalarda RVD görülmeyen hastalara göre yaş ortalaması yüksekti(p<0,001). Komorbiditesi olan hastaların % 15,2'sinde tüm nedenlere bağlı mortalite görüldü (p:0,025). CKİ tüm nedenlere bağlı mortalite görülen hastalarda 4 idi ve sağ kalım sağlanan hastalara göre daha yüksekti (p:0,042). EKO'da RVD olan hastalarda CKİ daha fazla bulundu (p:0,039). D-dimer tüm nedenlere bağlı mortalite görülen hastalarda daha yüksek görüldü (p:0,003). Troponin tüm nedenlere bağlı mortalite görülen hastalarda daha yüksekti (p<0,001). BNP değeri mortalite görülen hastalar ile sağ kalım görülen hastalar arasında farksızdı (p:0,563). Akut PTE'li hastalarda ESC erken mortalite riskine göre sınıflandırıldığında düşük riskli grupta tüm nedenlere bağlı mortalite görülmemiştir. Orta-düşük riskli grupta %9,3 (n=11), orta-yüksek riskli grupta %27,3 (n=12), yüksek riskli grupta %22,2 (n=2) hastada tüm nedenlere bağlı mortalite görülmüştür. ESC risk sınıflaması ile tüm nedenlere bağlı mortalite arasında anlamlı ilişki görülmüştür (p:0,001). Tüm nedenlere bağlı mortalite görülen hastalarda sPAB, sağ kalım görülen hastalara göre daha yüksekti (p:0,001). Tüm nedenler bağlı mortalite görülen hastalar ile sağ kalım sağlanan hastalar arasında RVD görülme oranı farksızdı (p:0,260); RV hipokinezi ve RV dilatasyonu daha fazla oranda görüldü (RV hipokinezi p:0,052; RV dilatasyonu p:0,027). Tüm nedenlere bağlı mortalite görülen hastalara RA, PA, Ao boyutu artmış bulundu. RV/LV ≥ 1 olması mortalite görülen ve sağ kalım sağlanan hastaların arasında fark görülmedi (p: 0,908). Mortalite görülen hastalarda VKİ reflü daha fazla oranda görüldü (p:0,001). PTE ilişkili mortalite görülen hastaların tamamında RV/LV oranı 1'in üzerinde idi ve VKİ reflü bulunuyordu. EKO'da RVD bulunan hastalarda RV boyutu, RVD olmayan hastalara göre daha yüksekti (p:0,002). Ayrıca RV/LV oranı 1'in üzerinde idi (p:0,001), ancak VKİ reflü RVD görülen ve görülmeyen hastalar arasında fark yoktu. ESC risk sınıflamasında düşük riskli grupta %26,7, orta-düşük riskli grupta %52,5'inde, orta-yüksek riskli grupta %88,6'sında, yüksek riskli grupta %88,9'unda RV/LV oranı 1'in üzerinde bulundu (p<0,001). RV/LV oranı ≥ 1 olan hastalarda sPAB 47,5 mmHg (min-maks: 25-80) bulundu (p:0,010). RV/LV oranı ≥ 1 olan hastalarda VKİ reflü daha fazla oranda görülmüştür (p:0,025). Sonuç olarak çalışmamızda PTE hastalarında ileri yaş ve komorbiditelere bağlı olarak mortalitenin artığı bulundu. Troponin yüksekliği; akut PTE hastalarının klinik sonuçlarını, RVD ve prognozunu öngördüğü tespit edildi. BTPA'da RV/LV oranın 1' in üzerinde olması ve VKİ reflü varlığı ekokardiyografide RVD'nin saptanmasında önemli bir parametre olduğu görüldü. BTPA bulguları ile EKO'da RVD bulguları ve hastalık şiddeti arasında ilişki olduğu sonucuna varıldı. Anahtar Kelimeler: Akut Pulmoner Tromboemboli, Bilgisayarlı Tomografi Pulmoner Anjiyografi, Mortalite, Risk Sınıflaması, Sağ Ventrikül Disfonksiyonu