Circulus arteriosus cerebri (Willis poligonu) anatomisi; kranial bilgisayarlı tomografi anjiografi ile klinik olarak değerlendirilmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, ANATOMİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE KARATAŞ
Danışman: AYSUN UZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Circulus arteriosus cerebri, 1664 yılında Thomas Willis tarafından tanımlanmıştır. Fonksiyonu, beyni iskemiden korumak olan Willis poligonu, arteryel bir çokgendir. Bu çalışmada amaç, kadavrada ve Kranial Bilgisayarlı Tomografi Anjiografi'de erişkin Türk toplumuna ait Willis poligonunun yapısal özelliklerinin belirlenmesi, varyasyonların tespit edilmesi, bu yapıya katılan arterlerin çap ve uzunluklarının ölçülmesidir. Çalışmada 2 grup yer almıştır. Willis poligonu, Grup 1'de, otopsilerden alınan 100 erişkin taze insan beyni üzerinde, Grup 2'de 100 adet erişkin Kranial Bilgisayarlı Tomografi Anjiografi'de değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; Grup 1'de %91, Grup 2'de ise %71 oranında Willis poligonunu oluşturan arterlerin tümü anatomik olarak görülmüştür. Hipoplazik arterlerin olmadığı tipik yapı ise, Grup 1'de %8, Grup 2'de %28 olarak elde edilmiştir. Aplazi bulunan atipik Willis poligonu, Grup 1'de %9, Grup 2'de %29 örnekte bulunmuştur. Grup 1'de örneklerin %87'sinde yetişkin, %9'unda fetal ve %4'ünde transizyonel konfigürasyon tespit edilmiştir. Grup 2'de, %82 yetişkin, %17 fetal ve %1 transizyonel konfigürasyon bulunmuştur. Willis poligonu varyasyonları literatür ile uyumlu olarak her iki grupta da poligonun posterior bölümünde daha sık bulunmuştur. Hipoplazi, en fazla görülen varyasyon olarak tespit edilmiştir ve en fazla AComP'da bulunmaktadır (Grup 1'de %85, Grup 2'de %32). Hipoplaziden sonra ikinci sıklıkta görülen varyasyon olan aplazide yine en sık AComP'da bulunmuştur (Grup 1'de %5, Grup 2'de %22). AComP hipoplazisi literatüre göre yüksek, P1 hipoplazisi ise düşük olarak bulunmuştur. Çalışmamızda elde ettiğimiz bulgulara göre, Bilgisayarlı Tomografi Anjiografi'nin klinikte vasküler yapıyı göstermek için kullanılan iyi bir inceleme yöntemi olmasına rağmen bazı damarlarının görüntülenmesindeki teknik zorlulukları nedeniyle, kadavra çalışmalarının, tıkayıcı serebrovasküler hastalıkların değerlendirilmesi ile anevrizma ve bypass cerrahisi gibi girişimlerde önemini koruduğu görülmüştür.