Ortaçağ'da Merv şehrinin tarihi coğrafyası


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: RAHIMULLAH FARZAM

Danışman: CİHAT AYDOĞMUŞOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Uzun Tarihi boyunca birçok farklı isimle anılmış olan Merv, verimli Murgab Deltası'nın aşağı kısmında kurulmuştur. Herat, Belh ve Nişabur'la birlikte Horasan'ın en önemli şehirlerinden biridir. Stratejik konumu nedeniyle birden fazla uygarlığa başkentlik yapmış olan şehir, özellikle Arapların bölgeye hâkim olmalarından itibaren ilim, kültür ve medeniyet merkezi olarak tarih sahnesinde parlamıştır. Merv, ikinci parlak dönemini ise Selçuklular döneminde yaşamıştır. Sultan Sencer zamanında Selçuklu Devleti'nin en önemli şehir olan Merv, her açıdan en parlak çağını yaşamıştır. Merv'in bir medeniyet merkezine dönüşmesinde, özellikle, "İpek Yolu" etkili olmuştur. Bu yolun Merv üzerinden geçmesi, Batı kültürünün ve diğer komşu halkların kültürlerinin Merv'de tanınmasına imkân sağlamıştır. Merv'li bilim adamları kendi devirlerinde ilmin çeşitli dallarına; tarih, filoloji, coğrafya, matematik, astronomi, fizik vs. önemli katkılarda bulunmuşlardır. Bu tarihi ününden ötürü Merv Ortaçağ yazarları tarafından "Horasan'daki tüm şehirlerin anası", "Horasan'ın Kâbe'si" ve "Şahcihan"(Dünyanın Sultanı) gibi lakaplara layık görülmüştür. Zamanında dünyanın en zengin ülkelerinden biri sayılan Merv, çeşitli dini inançları bir arada bulunduran coğrafi bölge olarak da tanınmaktadır. Burada Zerdüştlük, Budist, Hıristiyan ve Manici inançlar, geniş ölçüde, tutunmuştur. Türk mimari tarihi açısından önemli sayılabilecek birçok yapı ve yapı kalıntılarını barındıran Merv, ilki 1153'te Oğuzlar, ikincisi 1221'de Moğollar tarafından olmak üzere iki kez yağmalanıp tahrip olmuştur.